Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirten Uzman Jeoloji Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Murat İnanoğlu, yaşanan can kayıplarının temel nedenlerinden birinin zemin ihmali olduğuna dikkat çekti. İnanoğlu, “Depremde yıkımın asıl sebebi çoğu zaman yapının kendisi değil, üzerine oturduğu zemindir” dedi. Zemin ve temel etütlerinin bilimsel yöntemlerle yapılmasının hayati önemde olduğunu ifade eden İnanoğlu, yapılaşma öncesinde zemin güçlendirme sistemlerinin mutlaka devreye alınması gerektiğini belirtti. Fore kazık ve Deep Soil Mixing (DSM) gibi tekniklerin doğru projelendirme ve sıkı denetimle uygulandığında yapı güvenliğini önemli ölçüde artırdığını söyleyen İnanoğlu, bu süreçlerin sahada iş güvenliği perspektifiyle yönetilmesinin can kayıplarını önlemede kritik rol oynadığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl dört ay boyunca Hollanda’da incelemelerde bulunduğunu aktaran İnanoğlu, zemin verilerinin merkezi bir sistemde toplandığını ve şehir planlamasına doğrudan entegre edildiğini belirtti. Türkiye için de benzer bir sistemin şart olduğunu ifade eden İnanoğlu, “Ulusal bir Zemin Bilgi Bankası kurulmalı. Yerel yönetimlerin elindeki zemin verileri bu sisteme aktarılmalı ve tapu kayıtlarıyla entegre edilerek vatandaşın satın aldığı taşınmazın zemin durumu şeffaf şekilde görülebilmelidir” dedi.
DEPREM KADER DEĞİLDİR
Depremle mücadelenin yalnızca teknik önlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan İnanoğlu, toplumsal farkındalığın da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Çocuklar ve gençlere yönelik ödüllü deprem sloganı yarışmaları gibi projelerin, deprem bilincinin erken yaşlarda oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. “Deprem kader değildir” diyen İnanoğlu, bilimsel zemin çalışmaları, doğru planlama, etkin zemin güçlendirme yöntemleri ve güçlü bir iş güvenliği anlayışıyla kayıpların önemli ölçüde azaltılabileceğini sözlerine ekledi.
