HABER:
OSMAN KÖSE
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi şehir plancılarının tutuklanmalarına tepki gösterdi. Odadan yapılan açıklamada, "Meslektaşlarımızın ve kamusal sorumluluğu nedeniyle haksızca hedef alınan tüm bireylerin yürüttüğü hizmetlerin meşruluğuna olan inancımızı yineliyoruz. Hukuki dayanaktan yoksun, yargı eliyle yürütülen bu cezalandırma düzenine derhal son verilmeli ve haksızca tutuklanan tüm isimler ivedilikle serbest bırakılmalıdır" denildi. Bir dönem Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi'nde yönetici olarak görev yapan Tayfun Kahraman'ın Gezi eylemleri gerekçe gösterilerek tutuklanmasının ardından 19 Mart operasyonları sürecinde Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve İPA Başkanı Buğra Gökce, Nuri Cem Ceylan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda şehir plancısı tutuklandı. Son olarak cuma akşamı, Üsküdar Belediyesi iştiraki Kent. A. Ş Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci tutuklandı.
Özgürlükler kısıtlanıyor
Birbirini izleyen tutuklamalar rant projeleriyle ilişkilendirilirken son tutuklamaya ilk tepki Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi'nden tutuklamanın gerçekleştiği saatlerde geldi. Oda'dan yapılan açıklamada "Tutuklu meslektaşlarımız arasına bugün iki meslektaşımız; Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı ve 34. Dönem Onur Kurulu Üyemiz Filiz Deveci eklenmiştir. Ayrıca 34. Dönem Denetleme Kurulu Üyemiz Teoman Tekkökoğlu ile üyemiz Hülya Tekkökoğlu’nun oğlu Mimar Barkın Ege Tekkökoğlu da tutuklananlar arasında yer almaktadır. Yaklaşık bir yıldır sistematik hale getirilen, her sabah bir başka arkadaşımızın özgürlüğünün kısıtlandığı bu sürece alışmıyoruz" denildi.
Siyasi bir cezalandırma pratiği
Dün ise TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi tarafından yeni bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "İstanbul'da son dönemde yerel yönetimler ve kamu kurumları üzerinden yürütülen yargı süreçleri, hukuki bir denetim mekanizması olmaktan çıkmış; doğrudan kamu hizmetini ve bu hizmeti sarsılmaz bir sorumlulukla icra eden meslektaşlarımızı hedef alan bir baskı aracına dönüşmüştür. Son olarak Üsküdar Belediyesi bünyesinde yürütülen rutin idari ve teknik faaliyetler gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen tutuklamalar, kamu görevinin ve toplumsal sorumluluğun ifasının siyasi bir cezalandırma pratiğine dönüştürüldüğünü açıkça göstermektedir." denildi.