Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
15°
Ara
Damga Gündem Kamuya var sağlıkçıya yok

Kamuya var sağlıkçıya yok

2027 yılı bütçesinde kamu personel giderleri için 6,3 trilyon lirayı aşan kaynak öngörülürken, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeline ayrılan toplam 1,2 trilyon liralık ödenek dikkat çekti

Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 16 Ekim'de sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ne göre, yaklaşık 27 trilyon 276 milyar liralık merkezi yönetim bütçesinin 6 trilyon 318,5 milyar lirası personel giderlerine ayrıldı. Böylece personel giderlerinin toplam bütçe içerisindeki payı yaklaşık yüzde 23,2 olarak hesaplandı. Kurumlar bazında değerlendirildiğinde Sağlık Bakanlığı personeli için yaklaşık 1 trilyon 113 milyar 830 milyon lira, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeli için ise 107 milyar 980 milyon lira kaynak öngörüldü. İki bakanlığın personel giderleri için planlanan toplam ödenek yaklaşık 1 trilyon 222 milyar liraya ulaştı. Bu tutar, merkezi yönetim kapsamındaki toplam personel giderlerinin yaklaşık yüzde 19,3'üne karşılık geliyor.

Sağlıkçı mutsuz 

Bütçe teklifinde tedavi edici sağlık hizmetleri programı için yaklaşık 1 trilyon 539 milyar lira kaynak öngörülmesi de sağlık hizmetlerinin finansmanını yeniden gündeme taşıdı. Ancak hizmetlere ayrılan bütçe ile doğrudan çalışanların ücret ve özlük haklarına ayrılan kaynakların birbirinden farklı olması, bütçe değerlendirmelerinde personel giderlerinin ayrıca ele alınmasını önemli hale getiriyor. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, bütçede ayrılan kaynakların yalnızca rakamsal büyüklükleriyle değil, çalışanların yaşam standartlarına sağlayacağı somut katkılarla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

2027 bütçesi çok önemli 

SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 2027 yılı bütçesinin sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının uzun süredir gündeme getirdiği ekonomik ve mesleki sorunlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Sağlık ve sosyal hizmetler, insan hayatına doğrudan dokunan ve kesintisiz yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinin başında geliyor. Bu hizmetlerin arkasında gece gündüz çalışan, nöbet tutan, bayramda ve hafta sonunda görev yapan yüz binlerce emekçi bulunuyor. 2027 bütçesinde personel giderleri için önemli bir kaynak öngörülmesi elbette dikkat çekicidir. Ancak bizim üzerinde durduğumuz temel konu, bu kaynakların çalışanların ekonomik ve sosyal haklarına ne ölçüde yansıyacağıdır. Bütçenin başarısı yalnızca rakamlarla değil, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşam ve çalışma koşullarında sağlayacağı iyileşmeyle de değerlendirilmelidir.” açıklamasını yaptı.

Nöbet ücretleri gündemden düşmüyor

Sağlık çalışanlarının ekonomik beklentilerinde maaş artışlarının yanı sıra nöbet ücretleri, fazla mesai karşılıkları, teşvik ödemeleri ve emekliliğe yansıyan gelir kalemleri de önemli yer tutuyor. Özellikle farklı çalışma koşullarında görev yapan personelin ücretlendirilmesi, kamu sağlık hizmetlerinde ücret adaletine ilişkin tartışmaları gündemde tutuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Akarken, sağlık çalışanlarının gelir yapısının daha öngörülebilir ve adil hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Sağlık çalışanlarının gelirlerinin farklı ödeme kalemlerine bölünmesi, ekonomik güvenceleri ve emeklilik dönemindeki hakları açısından değerlendirilmesi gereken bir sorun. Nöbetin, fazla mesainin, mesleki sorumluluğun ve üstlenilen riskin karşılığı adil biçimde verilmelidir. Çalışanların alım gücünü koruyan, emekliliğe yansıyan ve meslekler arasındaki sorumluluk farklarını gözeten kalıcı bir ücret düzenlemesine ihtiyaç var. 2027 bütçesi görüşmelerinin bu taleplerin somut biçimde ele alınması için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *