Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, toplantıda, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesi hazırlıklarını, dış politikada son günlerde yaşanan hadiseleri, İran krizinde varılan mutabakatı ve bölge için sonuçlarını, dış ticaret cephesindeki güncel gelişmeleri etraflıca değerlendirdiklerini kaydetti. Erdoğan, "Dünyamız ve bölgemiz tarihi bir dönemden geçerken bizim ufkumuzda sadece 'Büyük Türkiye' var. Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye'nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz. Kimi zaman içeriden kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz ama bunlara aldırmadan ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz" dedi.
Türkiye provokasyonlara gelmedi
Erdoğan, yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışına son veren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu sancılı dönemde Türkiye'nin en büyük avantajına dönüştüğünü kaydederek, “Ülkemizin yumuşak karnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde, bugün devletimizin tüm kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye'yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor. En son İran'ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi Türkiye, en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor. İsrail'in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat'ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu. Biliyorsunuz Türkiye olarak, İran'a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik. Hakkaniyeti elden bırakmadık. Komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik. Müttefiklerimiz ve Körfez'deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk. Kardeş ülkemiz Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan'la birlikte çok güçlü destek verdik” diye konuştu.
DHA