Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı az bulutlu
13°
Ara
Damga Gündem İlk düğme yanlış iliklendi!

İlk düğme yanlış iliklendi!

Silivri’de görülen 407 sanıklı İBB davasını takip eden eski Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP Parti Meclisi (PM) üyesi İlhan Cihaner, yargılama sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Damga'ya konuşan Cihaner, soruşturmanın başlangıcından itibaren hukuki sorunlar bulunduğunu belirterek, “İlk düğme yanlış iliklenince gerisi de yanlış devam ediyor” dedi

Okunma Süresi: 3 dk

Silivri Cezaevi kampüsünde görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 407 sanıklı davayı izleyen eski Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP PM Üyesi İlhan Cihaner, yargılama sürecine ilişkin gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Cihaner, soruşturmanın başlangıcından itibaren hukuki sorunlar bulunduğunu belirterek, soruşturmanın ana motivasyonunun hukuki değil siyasi olduğunu savundu. Cihaner, “Bu soruşturmaların ana motivasyonunun temiz toplum olmadığı, asıl belirleyenin siyasi iktidar ve onun siyasi gündemi olduğu açık. Böyle başlayan bir soruşturmanın adil yargılama koşullarını karşılaması mümkün değil” dedi.

Açık yargılama ilkesi ihlal edildi

Yargılamanın Silivri Cezaevi kampüsünde yapılmasını ve duruşmalara getirilen kısıtlamaları da eleştiren Cihaner, açık yargılama ilkesinin ihlal edildiğini söyledi. Gazetecilere, izleyicilere ve avukatlara yönelik kısıtlamaların savunma hakkını da sınırladığını belirten Cihaner, şunları söyledi:
“Duruşmanın açık olması evrensel bir kuraldır. Bu aynı zamanda adil yargılama yapıldığının güvencesidir. Gazetecilere getirilen kısıtlamalar, seyircilerin seçilerek alınması, milletvekillerine ve avukatlara getirilen sınırlamalar açık yargılama ilkesine aykırıdır. Cezaevi kampüsünde duruşma yapılması da doğru bir yöntem değildir.” Cihaner, geçmişte çok sanıklı davalar için spor salonlarının duruşma salonuna dönüştürüldüğünü hatırlatarak, davaların kent merkezinde yapılmasının kamuoyu denetimi açısından önemli olduğunu söyledi.

Yargılama yöntemi hatalı 

Yargılama yöntemine ilişkin de eleştirilerde bulunan Cihaner, sanıkların hangi sıraya göre dinlendiğinin belli olmadığını ve aynı eylemle ilgili sanıkların birlikte dinlenmesi gerektiğini ifade etti. Cihaner, çapraz sorgu yapılabilmesi için aynı dosya kapsamındaki sanıkların birlikte duruşmada bulunması gerektiğini belirterek, mevcut uygulamanın savunma hakkını zayıflattığını söyledi. “Bir eylemden yargılanan kişi, o eyleme ilişkin tüm deliller tartışılırken duruşmada olmalı. Çapraz sorgu yapılmalı. Savunma hakkının etkin kullanılabilmesi için bu şarttır” dedi.

Tartışma olmadan karar olmaz 

Davada temel tartışma konularından biri olan örgüt iddiasının yeterince tartışılmadığını belirten Cihaner, delillerin duruşmada tartışılmadan karar verilemeyeceğini söyledi. Cihaner, “Hakim duruşmada tartışılmayan bir delile dayanamaz. Duruşmaya getirilmeyen, tartışılmayan bir delille karar verilemez. İfadeler değişebilir, yeni deliller ortaya çıkabilir. Bunlar yargılamanın doğal sürecidir” diye konuştu.

Bu dava siyasi bir dava

Cihaner, İBB davasının sadece bir yargılama olmadığını, siyasi sonuçları olan bir dava olduğunu da savundu. “Bu dava Türkiye açısından siyaset kurucu bir soruşturmadır. Hem iddia edenler açısından hem yargılananlar açısından öyle. Sadece bazı isimlerin siyasetten düşürülmesi değil, aynı zamanda bir siyasi hikâye oluşturulmak isteniyor” ifadelerini kullandı.

Canlı yayın olsa çok şey değişirdi 

Davanın canlı yayınlanması tartışmalarına da değinen Cihaner, bu davanın kamuoyu tarafından doğrudan izlenmesinin önemli olacağını söyledi. Cihaner, “Genel olarak duruşmaların televizyondan yayınlanmasına mesafeli dururum ama bu dava özelinde yayınlanması önemli olabilirdi. Bu dava sadece bireysel bir dava değil, ülke açısından önemli bir dava” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *