İBB'ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın üçüncü haftasında hakim karşısına çıkıyor. Dünkü dokuzuncu duruşma da saat 10.40'ta başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Üçüncü haftaya girildi
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Cuma günü duruşma yapılmazken, haftanın 4 günü devam eden duruşmalarda üçüncü hafta 23 Mart Pazartesi günü başladı.
Geç saatlere kadar sürüyor
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti. Duruşma dün saat 10.40 itibarıyla başladı. Duruşma öncesi 5 milletvekilinin salona alınmaması üzerine Ali Sukas’ın avukatı, mahkeme başkanına bu yönde bir talimatı olup olmadığını sordu. Mahkeme Başkanı ise, “Bu uygulama Başsavcılığın takdirindedir, konuyu onlara bıraktık” dedi.
Asla iş takipçiliği yapmadım
Şişli Belediyesiyle çalışan organizator Altan Ertürk savunmasında, iddiaların hepsinin asılsız olduğunu söyledi. Ertürk, “Hayatımın hiçbir döneminde iş takipçiliği yapmadım. Bu tarz işlere girmedim. 23 Eylül’de şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Sayın savcı belediyeye 3,5 milyon para verildiği ve paranın benim tarafımdan teslim edildiğini söyledi. Bu iddiayı duyunca şok oldum. Bana bu yönde ifade olduğu söylendi. Bu iddiayı reddettim. Bana isnat edilen bu suça dair hiçbir delil gösterilmeden bir ifadeyle tutuklandım. Tam 6 aydır bu gerçek dışı kurguyu anlatabilecek bir merci bulamadım. Bir inşaat firmasının Şişli’de yaptığı bir inşaat var. Bu inşaatın iskanları alınırken belediyeye para teklif edildiği iddia ediliyor. İnşaat firmasının üst düzey yönetici ortakları var; hiç görmedim konuşmadım. Eskiden dervişler çilehaneye girer, çile çekerek olgunlaşırmış. Ben de buradan çok şey öğrenmiş ve biraz daha 'Olmuş' olarak çıkıyorum; ama bu, 6 ayı hiçbir suçum olmadan burada geçirdiğim gerçeğini de değiştirmiyor. Burada tam 1 saat sizlere; onlarca ifade arasında 'O ifadesinde onu demiş, bu ifadesinde bunu demiş' şeklinde bir kurguyu, saptırılmış bir gerçeği gözler önüne sermeye çalıştım.Sanki asıl sormamız gereken soru şu. Ben sadece bir kişiye randevu almaktan başka birşey yapmamışken nasıl oluyor da 6 aydır tutuklu olabiliyorum. Tek bir delil bile olmadan beni tutuklayan ve 6 aydır hapis yattıran hukuk sisteminde; suçsuz olduğumu 'O şunu demiş, bu bunu demiş' diyerek ifadelerdeki çelişkileri, tutarsızlıkları ortaya koymaya çalışarak savunma yapmak gerçekten insanın gücüne gidiyor. Normalde delillerin konuşması gerekmiyor mu. Evet, bir kişinin ifadesiyle, üstelik gözüyle şahitlik etmediğini söylediği bir kişinin ifadesiyle tutuklanmıştım. 6 aydır da tutukluyum” şeklinde konuştu. Duruşmaya 12.50 itibariyle1 saat ara verildi.