Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Ara
Damga Gündem Hatimoğulları: "Seçime hazırız"

Hatimoğulları: "Seçime hazırız"

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, süreç komisyonunda kabul edilen ortak rapordan, erken seçim tartışmalarına “Halk isterse hazırız” yanıtını verdi

Okunma Süresi: 2 dk

HABER MERKEZİ 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, kabine değişimiyle beraber yeniden gündeme gelen 'erken seçim' tartışmalarını değerlendirdi. Hatimoğulları, muhalefet partilerinin erken seçim talebinin siyasetin doğasında olduğunu söyledi. Partisinin önceliğinin "Kürt meselesinin kalıcı çözümü ve Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi" olduğunu belirten Hatimoğulları, "Erken seçim şu an yetkili kurullarımızın masasında olmasa da Türkiye halkları erken seçim isterse, o karar alınırsa, biz hazırız. Çünkü tabanı en güçlü, mobilizasyon kapasitesi en yüksek parti biziz" dedi.

Yeni eşiğe geçmeliyiz

Şerh düşerek kabul ettikleri raporu değerlendiren Hatimoğulları, "Bundan sonra olacak olan şey raporun işaret ettiği adımların atılmasıdır. Raporda da ifade edildiği üzere, aslolan Türkiye için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumlulukların hayata geçirilmesidir. Adalet Bakanlığı daha önce "Komisyon söyler biz de gerekeni yaparız" demişti. İşte o aşamaya gelindi. Sözler söylendi. Artık icraat zamanı. Aslında her şey yeni başlıyor. Tüm toplumun gözü yapılacak olan düzenlemelerdedir. Ülke olarak yeni bir eşiğe geçmek gerekir. Bu şansı değerlendirmemiz gerekiyor.” diye konuştu. 

Kırmızı çizgiler yarışmamalı 

Süreçle ilgili temel itirazları hakkında değerlendirmelerini sürdüren Hatimoğulları; “Temel itirazımız şu: Devlet yıllarca yanlış pusulayı doğru sanarak yol almaya çalıştı. Bu meseleyi bugünkü noktaya getiren de o pusulaydı. Şimdi aynı pusulayı eline alıp "bu sefer farklı bir yere varacağız" demek, bizi yine aynı çıkmaza götürür. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine taşıma iddiasındaki bir komisyon, güvenlikçi perspektifin dilini ve ezberlerini terk etmeden hangi rotayı çizecek? Bu soruyu sormak zorundayız. Şunu da açıkça kabul ediyoruz: Her partinin bu meseleye bakışı, kullandığı kavram seti, benimsediği tarih okuması birbirinden farklı. Herkesi aynı tanıma, aynı çerçeveye sıkıştırmaya çalışmak çözümü kolaylaştırmaz, aksine tıkar. Ayrıca devletin güvenlik kaygısı da anlaşılırdır. Fakat barışın dili de zehirli olamaz. "Ortak" diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı. Hassasiyetler doğru temelde, ortak yol bulunarak dile gelmeli. Ortak rapor, bir "terörle mücadele strateji belgesi" değildir, "toplumsal barış ve demokratik inşa belgesi" olmalıdır. Biz bunu böyle okuyoruz” dedi.

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *