UFUK ÇOBAN
Ülke tarihinin en kitlesel halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi, 13’üncü yılında yurdun birçok kentinde düzenlenen eylem ve basın açıklamalarıyla anıldı. Haziran İsyanı’nın doğduğu İstanbul’da ise yıldönümü öncesinde kenti adeta abluka altına aldı. Taksim Dayanışması’nın saat 19.00’da yapacağı açıklama öncesinde Beyoğlu ve Şişli’de çok sayıda cadde ve sokak kapatıldı, metro seferleri durduruldu, meydan polis bariyerleriyle çevrildi.
Valiliğin aldığı kararlarla Taksim ve çevresine ulaşım saatler öncesinden kısıtlandı. Taksim Meydanı’na çıkan güzergâhlar kapatılırken Galatasaray Meydanı ve İstiklal Caddesi’nin birçok noktası polis ablukasına alındı. Öte yandan polis tarafından abluka altına alınan eylem alanına yurttaşların da basın emekçilerinin de giriş çıkışları engellendi. Buna karşın yurttaşlar tüm engellemelere rağmen bir araya gelerek basın açıklamasını gerçekleştirdi. Taksim Dayanışması, Gezi Direnişi’nin 13’üncü yılında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün bir parka sahip çıkarken demokrasinin, barış çığlığının, adaletin ve ranta karşı sosyal devlet talepli kamusal anlayışın; çadırlarda, forumlarda, meydanlarda, mitinglerde ve yeryüzü sofralarında, yaratıcı zekayla, gençlerin coşkusu ve kadınların kararlılığıyla buluştuğu Gezi’nin yıldönümü” denildi.
Direnmenin ortak tarihi
Gezi Direnişi’nde katledilen Mehmet Ayvalıtaş’ın, Ethem Sarısülük’ün, Abdullah Cömert’in, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit Gedik’in, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ahmet Atakan’ın ve Berkin Elvan’ın anıldığı açıklama, şu sözlerle son buldu: “Gezi, sadece bir park değil adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz on yıllara varan hapis cezalarını veren siyasallaşmış yargının teşhiridir. Gezi, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkenden kurulmuş bir barikattır. Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır. Gezi, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesine karşı çıkışın adresidir. Gezi, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı hale gelmesidir. Gezi, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horonun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğu direnmenin ortak tarihinin adıdır. Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!”