Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
22°
Ara
Damga Gündem Dilek İmamoğlu: Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz

Dilek İmamoğlu: Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz

Aile avukatlarının dahi baskı altına alındığı bir ortamda adil yargılamadan söz edilemeyeceğini vurgulayan Dr. İmamoğlu, “Bizim talebimiz çok açık: Keyfi gözaltılar ve tutuklamalar son bulsun. İnsan onuruna yakışır, adaletin evrensel ilkelerine uygun bir yargılama olsun. Biz, sadece adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi

Okunma Süresi: 3 dk

19 Mart sivil darbesinin mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), beşinci buluşmasını yine Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmaya; iktidar kumpasıyla özgürlüğü elinden alınan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu’nun kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP Parti Meclisi üyesi Berkay Gezgin, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Nesrin Nas, sanatçılar Onur Akın, Tolga Sağ, Sunay Akın ve tutuklu aileleri ile kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.

Milletin üstünde bir güç yok 

ADA’nın beşinci buluşmasında, bir kez daha Saraçhane’de bir arada olduklarını belirten Dr. İmamoğlu, açıklamasında şunları söyledi:  “Her hafta Saraçhane’de, adalet için sesimizi yükseltiyor, umudu büyütüyoruz. Katılımın giderek artması bize gösteriyor ki bu hareket, kısa sürede bir vicdan çağrısına, güçlü bir toplumsal dayanışmaya dönüştü. Mücadelemize destek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı. Bu tarih, milletimizin özgürlüğüne, bağımsızlığına ve eşitliğine olan sarsılmaz inancının en büyük kanıtıdır. Bu millet, kendi iradesi üzerinde asla bir güç tanımadı, bundan sonra da tanımayacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.”

Adalet kuşatılmış durumda 

Türkiye'de adaletin kuşatıldığını anlatan İmamoğlu, “Ama şunu hatırlatmak isterim: Bağımsızlık, yalnızca sınırların korunmasıyla sağlanmaz. Özgürlükle, adaletle, hukukun üstünlüğüyle ve eşitlikle sağlanır. Yargının bağımsız olmadığı, fikirlerin özgürce ifade edilemediği, hukukun herkese eşit işlemediği bir ülkede, gerçek bağımsızlıktan söz edilemez. Bizler, millet iradesinin yok edilmesine karşı duran bir mücadeleyi, bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ne yazık ki bugün, masumiyet karinesi hiçe sayılmış, adil ve tutuksuz yargılama hakkı yok edilmiştir. Savunma görevini üstlenen avukatlar dahi baskı altındadır. En son aile avukatımız Nusret Yılmaz’ın gözaltına alınması, ardından adli kontrolle serbest bırakılması, adaletin nasıl kuşatıldığının en somut örneğidir” dedi.

Kimse sessiz kalmamalı 

Zulme uğradıklarını anlatan İmamoğlu, bu duruma kimsenin sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi. İmamoğlu, “İddianamesiz davalar, aylarca süren tutukluluklar, cezaevinde sağlığını kaybeden insanlar… Artık bu, sadece bir hukuk meselesi değil; bir vicdan, bir insanlık meselesidir. Bizim talebimiz çok açık: Keyfi gözaltılar ve tutuklamalar son bulsun. İnsan onuruna yakışır, adaletin evrensel ilkelerine uygun bir yargılama olsun. Biz, sadece adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bugün haksız ve hukuksuz esaretin tam 161. günündeyiz. Koskoca 161 gün! Devletin bu çığlığa artık sessiz kalmamasını, ailelerin yaşadığı bu derin acıyı görmezden gelmemesini talep ediyoruz. Çünkü biz, sadece kendi yakınlarımız için değil, bu ülkenin vicdanı için de sesimizi yükseltiyoruz. Ve soruyoruz: Annelerin gözyaşları, babaların sessiz çığlıkları, çocukların yarım kalan gülüşleri ne için? Ülkesini seven, geleceğini düşünen herkesin ortak isteği bellidir: Bu acılar bitsin. Bu haksız esaret sona ersin. İnsan onuru, adalet ve vicdan yeniden ayağa kalksın” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *