Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Ara
Damga Gündem Dervişoğlu: Gençlerimizi torpil ağlarına teslim etmeyeceğiz

Dervişoğlu: Gençlerimizi torpil ağlarına teslim etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Gençlerimizi sahte hayatlara, karanlık ilişkilere, torpil ağlarına, çaresizlik düzenine teslim etmeyeceğiz. 19 Mayıs’ı gerçekten kutlamak istiyorsak, gençlerin önündeki bu duvarları yıkmak zorundayız" dedi.

Okunma Süresi: 7 dk

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na az bir zaman kaldığını söyleyerek, “Türkiye’nin en ağır gerçeklerinden biriyle yüzleşmek zorundayız. 18-34 yaş arası gençlerimizin yaklaşık 3’te 2’si kendi yaşam standardının anne-babasından daha kötü olduğunu söylüyor. Bunu ben söylemiyorum. Hayatlarından memnun değiller, mutlu değiller. Nasıl iş bulacaklar, nasıl geçinecekler? Emekli olabilecekler mi? Endişeliler ve son derece haklılar. ‘Yurt dışına mı gidelim?’ ‘Ne yapalım?’ diye soruyorlar. O sebeple vize kuyruklarında bekliyorlar. Yabancı ülkelere hayran olup, bayıldıkları için değil, kendi vatanlarında bunaldıkları, bunaltıldıkları için. Gözlerimizin önünde, bir kuşak kırılıyor" dedi.

‘KAMU KAYNAĞI BOŞA HARCANIYOR’

Türkiye’nin eğitimde irtifa kaybettiğini söyleyen Dervişoğlu, “Bu iktidar döneminde okul sayısı artmıştır. Üniversite sayısı artmıştır. Kampüsler yapılmıştır. Bütçeler ayrılmıştır. O halde sorulması gereken soru çok nettir. Bu kadar bina yapıp, bu kadar tabela asıp, bu kadar kaynak harcayıp, nasıl bu kadar niteliksiz bir eğitim düzeni kurmayı başardınız? Cevabını ben vereyim. Çünkü bu iktidar eğitimi bir nitelik meselesi olarak görmedi. Eğitimi; fikri hür, vicdanı hür bireyler yetiştirecek, meslek kazandıracak, bilimsel düşünceyi güçlendirecek, gençleri hayata hazırlayacak bir kamusal sorumluluk olarak ele almadı. Eğitimi bazen ideolojik takıntıların, bazen popülist hesapların, bazen de siyasi kadrolaşmanın aracı haline getirdi. Planlama yapılmadan açılan üniversiteler, yerel dinamikler gözetilmeden kurulan fakülteler, akademik niteliği zayıflatılmış kurumlar bugün gençlere umut değil, hayal kırıklığı veriyor. Bizzat Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan raporlarda gençlerimizin mezun olduktan sonra ortalama 3 yıl işsiz kaldığı, daha sonra da çoğu zaman mezun olduğu bölümle ilgisiz işlerde çalıştığı belirtiliyor. Bu ne demektir? Kamu kaynağı boşa harcanıyor. Gençlerin yılları boşa gidiyor. Ailelerin emeği boşa çıkıyor. Ülkenin insan kaynağı heba ediliyor. Ama gençlerimize yapılan asıl kötülük, Cumhuriyet’in her yurttaşına verdiği ‘Emeğinle, bilginle, zekanla, ahlakınla yükselirsin’ sözünün iktidar eliyle bozulmasıdır. Kamuya alımlarda mülakat düzeni, gençlerimizin önüne bir liyakat kapısı değil, bir sadakat duvarı örmüştür" diye konuştu.

‘GENÇLERİN ÖNÜNDEKİ DUVARLARI YIKACAĞIZ’

Dervişoğlu, liyakat meselesinin sadece gençlerin iş aradığı zaman değil, devletin en kritik makamlarında olduğunu savunarak, “Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla, 33 yaşında bir kaymakam, Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne atandı. Kamuoyunda bu atama, ‘33 yaşında tümgeneral’ tartışmasıyla gündeme geldi. Aslında düşününce, içinde bulunduğumuz sistemde, hayli liyakatli atama da diyebiliriz. Atananın memleketi Güneysu, soy ismi de Erdoğan. Ne olacaktı? Ne bekliyorsunuz? İçinizden birini ya da Oğulcan Başkanı atayacak değildi ya. Savunma tedariki sıradan bir idari görev değildir. Bu alan, askeri modernizasyon süreçlerini, mühimmat ve ekipman alımlarını, lojistik planlamayı, stratejik satın alma kararlarını, milyarlarca liralık kamu kaynağını ve en önemlisi ülke güvenliğini ilgilendirir. İhale yapacak kurumlarda Erdoğan ailesinden başka kimse aklınıza gelmiyor mu? Mesele, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal kültürünü, hiyerarşisini ve motivasyonunu ne kadar önemsediğiniz meselesidir. Milletin evladı sınav kapısında beklerken, birilerinin önüne devletin en kritik kapıları açılıyorsa orada adalet yoktur. Adaletin olmadığı yerde de gençlerin devlete güven duymasını bekleyemezsiniz. Sokak çetelerinin, uyuşturucu ağlarının, bahis ve kumar sitelerinin, gösteriş üzerine kurulu internet düzeninin gençler arasında bu kadar yayılmasının sebebi de budur. Çünkü meşru refah yolları daraldıkça, gayrimeşru vaatler büyür. Biz bu tabloyu kabullenmiyoruz. Gençlerimizi sahte hayatlara, karanlık ilişkilere, torpil ağlarına, çaresizlik düzenine teslim etmeyeceğiz. 19 Mayıs’ı gerçekten kutlamak istiyorsak, gençlerin önündeki bu duvarları yıkmak zorundayız" dedi.

‘DEVLET ÇİFTÇİYE BORÇLUDUR’

Dervişoğlu, "Devletin son 20 yılda tarıma en az 177 milyar dolar aktarmış olması gerekirdi. Oysa Hazine’nin tarımsal destekleme ödemeleri kalemi altında yaptığı cari transferlerin toplamı yaklaşık 71 milyar dolar oldu. Aradaki fark 106 milyar dolar. Bugün tarım sektörünün bankalara olan güncel toplam borcu yaklaşık 31 milyar dolar. Yani çiftçinin bankalara 1 birim borcu varsa, devletin çiftçiye ödemediği destekler üzerinden yaklaşık 4 birim borcu var. Bu ülkede çiftçinin devlete borcu yoktur, devlet, çiftçiye borçludur. Çiftçi fazlasını istemiyor. Çiftçi ayrıcalık istemiyor. Çiftçi, kanunun kendisine verdiği hakkı istiyor” diye konuştu.

'ENGELLİLLER AĞIR ENGELLERLE KARŞILAŞIYOR'

Bu haftanın Engelliler Haftası olduğunu da hatırlatan Dervişoğlu, “Engelli vatandaşlarımızın, ailelerinin, bakım verenlerin ve hak mücadelesi veren bütün sivil toplum kuruluşlarının sesini buradan duyurmak istiyorum. Engelli yurttaşlarımızın meselesi bir yardım meselesi değildir. Bu mesele bir hak meselesidir. Bugün engelli vatandaşlarımız; eğitimde, istihdamda, ulaşımda, kamu hizmetlerinde, dijital erişimde ve bakım hizmetlerinde hala ağır engellerle karşılaşıyor. Kaldırımı erişilebilir yapmayan devlet, engelli yurttaşına ‘sokağa çıkma’ demiş olur. Toplu taşımayı erişilebilir hale getirmeyen yönetim, ‘Hayata katılma’ demiş olur. Okulları, hastaneleri, kamu binalarını, dijital hizmetleri engelli yurttaşların kullanımına uygun hale getirmeyen bir anlayış, eşitliği sadece kağıt üzerinde bırakmış olur” ifadelerini kullandı 

'GÖRÜŞÜRSEM KAMUOYUNUN HABERİ OLUR'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme yaptığı şeklindeki iddialara ilişkin, "Ben biriyle görüşürsem kamuoyunun haberi olur. Görüşürsem ‘görüştüm’, görüşmediysem ‘görüşmedim’ derim. Ben doğruları tartışamaya açılan bir adam değilim. Bunları kimin yaptığını, hangi amaçla yapıldığını da biliyorum. Sizin mesleğinizi sosyal medya üzerinden kirleten bazı isimlerin, gazeteci kisvesi altında bu işlere aparat olduklarını da biliyorum. Bütün bunları sizler de biliyorsunuz. Siyaset sahnesine çıktığım andan itibaren ki siyasetin içine doğmuş biriyim, milletten gizli hiçbir şey yapmadım. Ayrıca bu ülkede herkesle de görüşürüm. Bunu kamuoyunun gözü önünde yaparım. Dışarıya çıktığımda da açıklama yaparım. Sanki bir sır zemini oluşturmaya yönelik adımların atılmasını da hem Türk siyasetinin üzerindeki gölgeyi artırdığına hem de demokrasiyi zedelediğine inanırım. O sebeple, Müsavat Dervişoğlu'nun ismini orada burada zikredenler, kafalarındaki küçük senaryoya ve stratejilere alet etmeye kalkışanlar bilinsin ki sukutuhayale uğrarlar. Bunları kimin yaptığını biliyorum. Kimin senarist aklıyla sanki büyük bir işmiş gibi yaşama geçirdiğini de biliyorum. Bunu yapanların siyaset sahnesinde elde ettikleri bir başarı olmadığına da hepimiz şahitlik ettik. Böyle devam etsinler ama bu yaptıkları şeyi bilsinler ki önümüzdeki dönemler için kendileri açısından bir nakısa oluşturacaktır. Bu edepsizliği yapanlar, yaptıranlar ve yapılmasına çanak tutanlarla gelecekte bir masada oturursam aramızda derin mesafeler olur" dedi.

'UYARILARIMI KİMSE CİDDİYE ALMADI'

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye katılması ile ilgili konuşan Dervişoğlu, "Siyasi partilerin belediye başkanlarının ve milletvekillerinin başka partilere transferiyle ilgili geride bıraktığımız dönemlerde çok ciddi açıklamalarda bulundum. Türkiye'nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı vardır. Oy veren seçmenin iradesini zedeleyen işlerin yapılmamasının gerekli olduğuna inanıyorum. Ancak bu ilk bize yapıldı. İYİ Parti'ye yapılırken bugünkü tehlikeye işaret etmiştim. O zaman uyarılarımı hiç kimse ciddiye almadı. Bugün o uyarılarımızı ciddiye alamayanların bu dertlerle boğuştuklarına şahitlik ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu ayrıca, "Gidenler kadar bütün bunları planlayan ve transfer stratejisi oluşturup demokrasinin ve millet iradesinin üzerine gölge düşürenlerin bu soruyu cevaplamasını istiyorum. Böyle bir şey yapılmasına taraftar değilim ama sanki başka bir partiden belediye başkanı transfer ettiklerinde ya da milletvekili transfer ettiklerinde büyük bir siyasi zafer kazanmış edasıyla dolaşan siyasetçiler var. Bu her zaman söylediğimiz gibi demokrasinin erdemine yakışmayan davranışların bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı. 

DHA

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *