Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Ara
Damga Eğitim Üniversite giriş yaşı düşecek mi?

Üniversite giriş yaşı düşecek mi?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin üniversiteye giriş yaşının düşeceğine yönelik çalışma olup olmadığına ilişkin sorulan soruya yanıt verdi. Tekin, “Önergede iddia edilen erken mezuniyet vurgusu, resmî terminolojide bir hedef olarak belirlenmemiş olup eğitim politikalarımız genellikle verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenmiştir” dedi

Okunma Süresi: 2 dk

HABER MERKEZİ

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce kendisinin dile getirdiği üniversite başlama yaşının düşürülme çalışmalarına ilişkin verilen soru önergesine yanıt verdi. Tekin verdiği yanıtta “Eğitim politikalarımız genellikle verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenmiştir” dedi.

Çocuk hakları ihlal edilir

Konuyu Yusuf Tekin’e soran DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez şunları ifade etti: “Üniversiteye başlama yaşının 15’e düşürülebileceğine ilişkin açıklamanız sonrasında, Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan tartışmalar; Bakanlığınızın, çocukların fiziksel, bilişsel ve psiko-sosyal gelişim evrelerini göz ardı eden, "erken mezuniyet" ve "hızlandırılmış eğitim" odaklı bir yapıya yöneldiğini göstermektedir. 15 yaşında bir çocuğun üniversiteye başlatılmasına dair yaklaşımlar, çocuğun oyun, akran etkileşimi ve gelişimsel olgunluk haklarını ihlal etme riski taşımaktadır.”

Esnek eğitim modeli
Tekin önergeye verdiği yanıtta şunları aktardı: “Bakanlığımızın güncel politika metinleri ve stratejik yaklaşımları göz önüne alındığında, soru önergesinde iddia edilen "erken mezuniyet" vurgusu, resmî terminolojide bir hedef olarak belirlenmemiş olup eğitim politikalarımız genellikle verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenmiştir. "Önergedeki "hız" vurgusu, ancak ve ancak Bakanlık nezdinde öğrencinin kapasitesine uygun bir hızda ilerlemesine (öğrenme hızı) olanak tanıyan bir sistem verimliliği olarak tanımlanabilir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde eğitimin "tek tip" olmaktan çıkarılıp öğrencinin ilgi ve ihtiyacına göre esnetilmesi temel alınmaktadır. Uygulamada açık öğretim sistemleri veya sınıf atlama gibi mekanizmalar, öğrenciler için gerektiğinde bir "esneklik" olarak değerlendirilmelidir. Bu durum, öğrencinin hızlandırılmasından ziyade bireysel farklılıklara alan açan esnek bir yapılandırmayı yansıtmaktadır.
Öte yandan Bakanlığımız Stratejik Planlarında yer alan "özel yetenekli bireylerin potansiyellerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak" hedefi, üstün yetenekli bireylerin kendi yaş grubunun ilerisinde bir akademik başarı göstermesi durumunda, bu potansiyelin değerlendirilmesi için sunulan bir "fırsat eşitliği" olarak değerlendirilmelidir. Bakanlığımız, ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü (yazılım, yapay zeka, temel bilimler vb.) daha erken evrelerde tespit edip yönlendirmeyi stratejik bir öncelik olarak kabul etmektedir.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *