HABER:
MURAT PALAVAR
Sendika temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, özellikle sendikal faaliyet yürüten öğretmenlerin hedef alındığı, çalışanların öğrenciler ve veliler önünde itibarsızlaştırıldığı ve okul içerisinde güvensizlik ortamı oluşturulduğu öne sürüldü. Eğitim kurumlarının kişisel iktidar alanları olmadığını vurgulayan sendika temsilcileri, okulların özgürlük, güven ve dayanışmanın merkezi olması gerektiğini ifade etti.
Öğretmenler güvende değil
Basın açıklamasında, okulda yaşanan sorunlara ilişkin yapılan başvuru ve şikâyetlere rağmen somut bir adım atılmadığı savunuldu. Öğretmenlerin beyanlarına göre özellikle kadın eğitim çalışanlarının yoğun baskıya maruz kaldığı, çalışanlar arasında huzursuzluk ve tedirginliğin arttığı belirtildi.
Sendikalar, okulda kurum barışının ciddi şekilde zarar gördüğünü, çok sayıda öğretmenin tayin talebinde bulunduğunu ve bazı yöneticilerin görevlerinden ayrıldığını ileri sürdü. Açıklamada, eğitimcilerin sürekli soruşturma ve baskı kaygısıyla görev yapmasının eğitim ortamına zarar verdiği vurgulandı.
İnsan onuruna saldırı
Eğitim emekçileri, mobbingin yalnızca iş yeri anlaşmazlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek bunun insan onuruna yönelik ciddi bir saldırı ve psikolojik şiddet biçimi olduğunu ifade etti. Hiçbir yöneticinin makamını baskı aracı olarak kullanamayacağını vurgulayan sendikalar, eğitim çalışanlarının çalışma hakkını, mesleki itibarını ve insan onurunu savunmaya devam edeceklerini açıkladı. Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunan öğretmenler; mobbing iddialarının titizlikle araştırılmasını, kurum barışını bozan uygulamalara son verilmesini ve eğitim emekçilerinin haklarının korunmasını talep etti. Açıklamanın sonunda eğitim emekçileri, Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer baskı ve yıldırma politikalarına maruz kaldığını düşündükleri tüm kamu çalışanlarıyla dayanışma içerisinde olduklarını belirterek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.