Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
25°
Ara
Damga Dünya Kazakistan’ın gizemli jeoglifleri

Kazakistan’ın gizemli jeoglifleri

Kazakistan bozkırlarında yıllarca fark edilmeden kalan dev geometrik şekiller, arkeologların dikkatini çekti. Uydu görüntüleriyle ortaya çıkarılan jeoglifler araştırmaların en büyük bilinmezlerinden biri

Okunma Süresi: 2 dk

Kazakistan’ın geniş bozkırlarında bulunan jeoglifler, ilk olarak modern uydu görüntülerinin incelenmesi sırasında dikkat çekti. Kareler, haçlar, halkalar ve başka geometrik şekillerden oluşan yapıların bazıları o kadar büyük ki, yerdeyken bütün şekli görmek mümkün değil.
 

Araştırmacılar, bugün Torgay jeoglifleri olarak bilinen bu yapıların bir bölümünün yüzlerce metre genişliğe ulaştığını belirtiyor. Bazı şekillerin çevresindeki toprak ve taş düzenlemelerinin de bilinçli şekilde oluşturulduğu düşünülüyor.
 

Arkeolojik araştırmalar, bazı yapıların yaklaşık 2 bin 800 ila 8 bin yıl öncesine kadar uzanabileceğini gösteriyor. Bu tarih aralığı doğruysa, söz konusu jeoglifler Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’in büyük bölümünden çok daha eski olabilir.

Araştırmacılar, yapıların oluşturulması için taşların ve toprağın belirli geometrik düzenlerde bir araya getirildiğini düşünüyor. Ancak bunların tek bir dönemde mi, yoksa farklı topluluklar tarafından yüzyıllar boyunca mı yapıldığı kesin olarak bilinmiyor.
 

Bazı bilim insanları bu yapıların ritüel veya dini törenlerle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Başka bir teori, şekillerin gökyüzü olaylarını takip etmek veya mevsimlerin değişimini belirlemek amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürüyor.
 

Bir başka ihtimal ise yapıların belirli toplulukların buluşma noktaları ya da bölgesel işaretleri olması. Ancak mevcut arkeolojik bulgular, bu teorilerden herhangi birini kesin biçimde doğrulamaya yetmiyor. Jeogliflerin en şaşırtıcı yönlerinden biri geometrik hassasiyetleri. Bazı şekillerde çizgiler ve noktalar belirli yönlerde uzanırken, bazıları birbirine oldukça yakın geometrik oranlar sergiliyor.

 

Bu durum, yapıların rastgele taş yığınları olmadığını ve onları oluşturan insanların önceden planlama yaptığını gösteriyor. Üstelik binlerce yıl boyunca sert bozkır iklimine maruz kalmalarına rağmen şekillerin önemli bölümleri günümüze ulaşmış durumda.
 

Yeni teknolojiler sayesinde daha önce bilinmeyen jeogliflerin bulunması da mümkün hale geliyor. Lazer tarama, üç boyutlu haritalama ve yapay zekâ destekli görüntü analizlerinin kullanılmasıyla bölgedeki antik yapıların kapsamının daha iyi anlaşılması bekleniyor.
 

Kazakistan bozkırları bu nedenle yalnızca doğal güzellikleriyle değil, toprağın altında ve yüzeyinde sakladığı binlerce yıllık geometrik sırlarla da arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor.


 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *