Psikolog Ahmet Öztürk, çocukların bir evcil hayvanla birlikte büyümesinin empati ve sorumluluk gelişimine katkı sağlayabileceğini belirterek, “En doğru seçimlerden bir tanesi çocukların mutlaka bir kedi veya köpekle büyümesidir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre evcil hayvanlar, çocukların yalnızca oyun arkadaşı değil, aynı zamanda duygusal gelişim süreçlerinde önemli birer eşlikçi olabiliyor. Bir canlının ihtiyaçlarını gözlemlemek, beslenmesini takip etmek ve onunla güven ilişkisi kurmak, çocukların başkalarının duygularını anlamalarına yardımcı oluyor. Bu süreç, özellikle empati kurma becerisinin gelişiminde etkili rol oynayabiliyor.
Sosyal ve duygusal beceriler
Uzmanlar, evcil hayvanlarla kurulan ilişkinin çocukların duygularını ifade etme becerilerini geliştirdiğini, stres ve kaygı düzeylerini azaltabildiğini belirtiyor. Hayvanların koşulsuz kabul sunan yapısı sayesinde çocuklar kendilerini daha güvende hissedebiliyor ve sosyal ilişkilerde daha güçlü bağlar kurabiliyor.
Eğitim ve psikoloji alanındaki çalışmalarda da evcil hayvanlarla büyüyen çocukların paylaşma, sorumluluk alma ve şefkat gösterme becerilerinin güçlenebildiği belirtiliyor. Uzmanlar, hayvan bakımına yaşına uygun şekilde dahil edilen çocukların özgüven kazanabildiğini, stresle baş etme becerilerinin desteklenebildiğini ve sosyal ilişkilerinde daha duyarlı davranışlar geliştirebildiğini ifade ediyor.
Çocuk hakları ve gelişimi alanında çalışan uzmanlar da çocukların hayvanlarla kurduğu bağın gelişim hakları açısından değerli olduğuna dikkat çekiyor. Hayvanlarla temas eden çocukların canlı yaşamına karşı daha saygılı yaklaşabildiği, farklı ihtiyaçları fark etme ve bakım verme konusunda deneyim kazandığı belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, evcil hayvan sahipliğinin tek başına yeterli olmadığını da hatırlatıyor. Çocuğun hayvana karşı tutumunda ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynuyor. Hayvanın bir oyuncak değil, ihtiyaçları ve duyguları olan canlı bir birey olarak görülmesinin öğretilmesi, çocukta gelişen empati ve sorumluluk duygularının kalıcı hale gelmesine katkı sağlıyor.
“Hayvanın dili eğlencedir”
Psikolog Ahmet Öztürk, “En doğru seçimlerden bir tanesi. Bir çocuğun doğduğu andan itibaren canlı bir hayvanla büyümesi çocuk için ebeveynlerin dışında diğer canlılarla beraber alternatif bir yaşam şeklini görmesi harika bir şeydir. Çünkü hayvanın dili eğlencedir. Yani çocuk çocuk için çok doğru bir seçim. Mutlaka kedi veya köpekle büyümesi çok çok iyi olur.” ifadelerini kullandı.
Ahmet Öztürk, ailelerin çocuklara yaşlarına uygun sorumluluklar vermesinin önemli olduğunu belirterek, evcil hayvan sahipliğinin yalnızca eğlenceli bir deneyim değil, aynı zamanda yaşam boyu sürecek sosyal ve duygusal becerilerin gelişimine katkı sağlayan bir öğrenme süreci olduğunu ifade etti. Çocuğun mama vermesi, su kabını doldurması veya kısa yürüyüşlere eşlik etmesi gibi görevler, sorumluluk duygusunun doğal şekilde gelişmesine yardımcı olabiliyor.