Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
16°
Ara
Damga Sağlık Duygu kontrolü önemli: Prof. Dr. Çelen "Şiddetin önlenmesi için ailede başlamalı"

Duygu kontrolü önemli: Prof. Dr. Çelen "Şiddetin önlenmesi için ailede başlamalı"

Prof. Dr. H. Nermin Çelen, şiddetle mücadelede duygusal zekanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çelen, “Duygu kontrolünde kişi karşı tarafa çok kızsa bile farklı baş etme yoluyla sorunu çözebilir. Duygu kontrolü çok önemli” diye konuştu.

Okunma Süresi: 3 dk

Prof. Dr. H. Nermin Çelen, insan yaşantısında duygu kontrolünün önemli bir yeri olduğunu söyledi.

Duygu kontrolünün çocuk, genç ve yetişkin olmak üzere her yaştaki kişi için önemli olduğunu ifade eden Çelen, “Duygu kontrolünün varlığı, duygusal zekaya bağlı bir şey. Çünkü bizim bilişsel zekâmız yani IQ’muz değişmez. Belirli bir aralıkta dünyaya geliriz, uyaranımız çoksa onu güzel kullanırız. Azsa az kullanırız ama duygusal zekâ geliştirilebiliyor. Duygusal zekanın zenginleşmesi demek, duygusal kontrolün de olması demek. Duygu kontrolünde kişi karşı tarafa çok kızsa bile farklı baş etme yoluyla sorunu çözebilir. Duygu kontrolü çok önemli. Duygu kontrolü, öfke gibi duyguların kontrol edilmesi demektir. Öfke anında şiddet davranışını yönlendirmemek gerekir” diye konuştu.

Ailede öğrenilmeli

Duygu kontrolünün küçük yaşlardan itibaren ailede öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çelen, “Duygu kontrolü denilen bir şey var. Bu önce ailede başlıyor. Ailede şiddet varsa, kapılar vurulup masalar yumruklanıyorsa, yüksek sesle bağırılıyorsa, iletişimi yüksek sesle ve bu şekilde kuran ailenin çocuğu duygu kontrolünü öğrenemeyecektir. Diyelim çocuk böyle bir aileden çıktı ve okul öncesi kuruma gitti. Evde gördüklerini burada uygularsa diğer çocuklar ondan uzaklaşıyor. Arkadaşların varlığı onun duygu kontrolüne neden olabiliyor” dedi. Öfke duygusunun devam etmesinin şiddet davranışını yönlendirdiğini, bu nedenle şiddet davranışının kaçınılmaz olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, büyük öfke patlamalarını önlemek için öfkenin biriktirilmeden çıkarılması gerektiğini ifade etti.  Çelen, “Öfke ve şiddeti sadece duygu kontrolü yetersizliği olarak da açıklayamayız” ifadelerini kullandı. 

Model olarak alınır

Prof. Dr. Çelen, “Şiddete sokakta gördüğümüz ya da arkadaşlar arasında yaşanan kavgalarda, okulda yaşanan zorbalıklarda şahit oluruz. Şiddeti sadece canlı kaynaklardan öğrenmeyiz. Gerçek hayatta gördüğümüz şiddet aynı zamanda sinema ya da televizyondaki filmlerde, video oyunlarında da karşımıza çıkabilir. Şiddeti sanal kahramanlardan da öğreniriz. Çünkü şiddet uygulayıp da ödül alan bir kahraman var ise o model alınır. Şiddet uygulayıp da ödül alınmayan bir oyun yoktur” diye konuştu. Farklı şekilde öğrenme stillerinin bulunduğunu, model alarak öğrenmenin de bunlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Herkesi model olarak almıyoruz. Prestijli ya da güçlü bir şekilde ödül alanları sanal da olsalar tercih ediyoruz ve içselleştiriyoruz. Özellikle sanal oyunlarda zarar vererek ödül kazanma kolay bir şekilde modellenebiliyor. Ayrıca oyunlar partnerli oynanıyorsa ikili ya da çok kişiyle oynanan oyunlarda farklı durumlar yaşanabilmektedir. Partnerden biri hata yapıp da skor düşerse karşı partner agresifleşebiliyor, söz düelloları başlayabiliyor. Hata yapan tarafta aşağılık duygusu ve depresyon görülebiliyor” diye konuştu.

Öfkeyi atmak gerekiyor

Büyük öfke patlamalarını önlemek için öfkenin biriktirilmeden çıkarılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Çelen, “Freud ve onun gibi psikanalistler, iki enerjiden bahseder. Biri libidal enerji yaşamımızı sürdürmeye yarayan yaşam enerjisi, diğeri ise thanatos dediğimiz yıkıcı enerji. Biriktirip biriktirip patlamamak önemli. Öfkenizi biriktirmeden ufak ufak küçük şeylerden çıkarabilirsiniz. Bir kâğıdı parçalayabilirsiniz ya da duvara yumruk atabilirsiniz bir şeye tekme atabilirsiniz. Bunlar o enerjinin yükünü azaltabiliyor ama biriktirme sonucu daha yıkıcı bir enerji meydana geldiği için zararlı olabiliyor. Bunları velilerin öğrenmesi gerekiyor” tavsiyesinde bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *