Özellikle son yıllarda art arda yaşanan kadın cinayetleri ve şiddet haberleri, annelerin hem kendi güvenlikleri hem de çocuklarının geleceği konusunda ciddi kaygılar yaşamasına neden oluyor. Sokakların güvenli olmadığı düşüncesi, çocukların eğitim hayatı ve iş bulma endişesi ailelerin en büyük korkuları arasında yer alıyor.
Ekonomik sıkıntılar can sıkıcı
Ekonomik istikrarsızlığın günlük yaşamı doğrudan etkilediğini belirten birçok anne, artık çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamanın bile giderek zorlaştığını ifade ediyor. Gıda fiyatlarından kiralara, okul masraflarından ulaşım giderlerine kadar hemen her kalemde yaşanan artış, annelerin psikolojik yükünü de artırıyor
Stres ve tükenmişlik fazla
Eğitim sisteminde sık sık değişen politikalar da ailelerde belirsizlik hissini büyütüyor. Veliler, çocuklarının nasıl bir sınav sistemiyle karşılaşacağını, nasıl bir eğitim alacağını ve mezuniyet sonrası nasıl bir gelecek beklediğini kestiremediklerini söylüyor. Uzmanlara göre bu belirsizlik ortamı özellikle annelerde yoğun stres ve tükenmişlik hissine yol açıyor.
Anneler çocuklarını düşünüyor
Toplumun temel direği olarak görülen anneler, bugün çiçekler ve kutlama mesajlarıyla hatırlansa da, birçok anne için en büyük beklenti daha güvenli, daha adil ve çocuklarının geleceğinden korkmadıkları bir Türkiye’de yaşamak
Çocukların masrafı çok ağır
İki çocuk annesi Ayşe Türkyılmaz, eskiden çocuk büyütmenin daha kolay olduğunu düşündüğünü belirterek bugün yaşanan güvensizlik ortamının anneleri çok yorduğunu söyledi. Türkyılmaz, “Eskiden anneler çocuklarını parka gönderirken bu kadar korkmazdı. Şimdi çocuğum markete giderken bile tedirgin oluyorum. Haberleri açıyoruz, her gün bir şiddet olayı görüyoruz. Kadınlar öldürülüyor, çocuklar zarar görüyor. Böyle bir ortamda insanın içi rahat etmiyor. Anneler Günü ama birçok anne mutlu değil çünkü geleceğe güvenle bakamıyoruz” dedi. Artan yaşam maliyetlerinin de aileleri zorladığını ifade eden Türkyılmaz, “Bir çocuğun okul masrafı bile artık çok ağır. Defter, kitap, servis, yemek derken insanlar ay sonunu getiremiyor. Çocuklarımızın iyi eğitim almasını istiyoruz ama ekonomik şartlar anneleri çok zorluyor” diye konuştu
En büyük korku işsizlik
Üniversite çağında bir oğlu bulunan Su Madenci ise gençlerin gelecek kaygısının artık ailelerin en büyük sorunu haline geldiğini söyledi. Madenci, “Çocuklarımız okusun, iyi bir hayat kursun diye yıllarca emek veriyoruz ama mezun olan gençlerin büyük kısmı iş bulamıyor. Bir anne için bundan daha üzücü ne olabilir? Oğlum üniversite okuyor ama ben şimdiden ‘Acaba mezun olunca ne yapacak?’ diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Eğitim sistemindeki sürekli değişikliklerin de aileleri yorduğunu söyleyen Madenci, “Her yıl başka bir sistem geliyor. Veliler de çocuklar da neye hazırlanacağını şaşırdı. Çocukların üzerinde inanılmaz bir baskı oluşuyor. Anneler olarak biz de sürekli kaygı içinde yaşıyoruz” dedi.
Anneler yorgun
Bir kız çocuğu annesi olan Aysun Dağçiçek ise ekonomik ve sosyal sorunların annelerin ruh sağlığını da etkilediğini belirtti. Dağçiçek, “Anneler artık sadece evin yükünü taşımıyor, aynı zamanda herkesin psikoloğu olmaya çalışıyor. Çocuk üzülmesin, eş etkilenmesin diye kendi kaygılarımızı içimize atıyoruz. Ama gerçekten çok yorulduk. Pazara çıkınca moralimiz bozuluyor, faturalar geldiğinde stres oluyoruz. Bir de üstüne güvenlik kaygısı eklenince insanlar kendini mutsuz hissediyor” diye konuştu. Toplumda huzur ve güven ortamının yeniden sağlanmasını istediklerini belirten Dağçiçek, “Biz anneler çok büyük şeyler istemiyoruz. Çocuklarımızın güvenle yaşayabildiği, iyi eğitim alabildiği, mezun olunca iş bulabildiği bir ülke istiyoruz. Anneler Günü’nde en büyük dileğimiz bu” ifadelerini kullandı.