Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Ara
Damga Kültür Sanat Süreyya Operası'nda çifte prömiyer

Süreyya Operası'nda çifte prömiyer

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, ilk opera eseri Deli Dumrul ve Tehlikeli Oyun'un Dünya Prömiyeri’ni sahneledi. Sanatseverler, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi’nde bu güçlü dramatik kontrastla yüzleşirken, eserin de ilk sahnelenişine tanıklık etti

Okunma Süresi: 3 dk

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, gecenin başında yaptığı konuşmada “ Tarihi bir akşama tanıklık ediyoruz. Kuşaktan kuşağa opera geleneğimizin devam etmesi yeni eserlerin oluşması ile mümkün. Üzerinde yaşadığımız coğrafya, tarihi, felsefi ve edebi zenginliğimiz, bütün sanat eserlerinin toplamı niteliğindeki opera kavramının yeni eserler yaratması ile yaşıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, kültür ve sanat alanında Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri doğrultusunda en önemli ve en nitelikli işi yapıyor. Tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumu doğru ve çeşitli besleyebilen eserler de böyle ortaya çıkıyor. Bütün bunların ışığında, bu akşam, kurumumuza ve değerlerimize büyük hizmetleri olan, yakın zaman önce kaybettiğimiz, değerli bariton , sanat insanı, bize harika değerler bırakan Prof. Mesut İktu’ya bu akşamı ithaf ediyoruz. Onun bıraktığı emaneti geleceğe taşıyacağız.” dedi.

Zaman, korku ve suçluluk 

Librettosu Mehmet Ergüven tarafından kaleme alınan ve Mesruh Savaş’ın müziğiyle ilk kez sahneye taşınan Tehlikeli Oyun, iki kişi arasında geçen bir ilişkinin, kapalı bir mekânda psikolojik bir hesaplaşmaya dönüşmesini anlatan çağdaş bir operadır. Zaman, korku ve suçluluk duygusu etrafında örülen eser; gerçek ile kuruntu arasındaki ince çizgiyi, giderek artan bir gerilimle sahneye taşıdı. Tehlikeli Oyun, 1920’lerde bir hapishanenin görüş salonunda geçen, iki kişilik ve güçlü dramatik yapıya sahip. Kadın ve erkek arasındaki diyaloglar üzerine kurulu yapısı, farklı bestecilerden alıntı içeren bölümler, çiftin geçmişine ve ilişkilerine dair anıları yansıtan siyah-beyaz kısa film sahneleriyle destekleniyor. Minimal kadrosu ve yoğun dramatik yapısıyla Tehlikeli Oyun, izleyiciyi insan zihninin karanlık sınırlarında dolaştıran çarpıcı bir yüzleşme sunuyor. 

Nazlı İktu’nun sahneye koyduğu eserde, İDOB orkestrasını Murat Kodallı yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımı Nilsu Baldan, Işık tasarımı Bersan Baş imzalı. Eserde solistler Şebnem Ağrıdağ Kışlalı ve Alper Göçeri sahnedeydi.

İlk opera eseri 

Sinan Bayraktar’ın librettosunu yazdığı, ulusal müziğimizin önemli bestecilerinden Çetin Işıközlü’nün melodileriyle zenginleşen Deli Dumrul, bale ağırlıklı yapısıyla dikkat çeken ilk opera eseri olma özelliğini taşıyor. Dede Korkut’un şah eseri olan eser, Türk sineması ve tiyatrosunun dramatik anlatım geleneğinden beslenen bir sahneleme sundu. Türkiye’nin ilk tek kişilik operası olan Deli Dumrul epik (şiirsel/ destansı) olarak kurgulanmış bir anlatı olma özelliğini taşıyor.

Eser rejisinde, Deli Dumrul’u folklorik bir kahraman olarak yüceltmek yerine, eserin merkezindeki etik, varoluşsal ve iktidar temalarını günümüz izleyicisiyle buluşturmayı hedefliyor.

17 Şubat'ta özel temsil 

Geleneksel anlatılardaki cesur ya da sevimli Dumrul’un aksine, bu yorumda Dumrul sınırları zorlayan, deliliği bir maske gibi kullanan ve otoriteyi kendi kurallarıyla kurmaya çalışan bir figür olarak ele alınıyor. Cenk Bıyık’ın sahneye koyduğu eserde, İDOB Orkestrasını Murat Kodallı yönetti. Dekor ve kostüm tasarımı Tan Ergin, ışık tasarımı Gürkan Dökmetaş, koreografi Deniz Özaydın imzalı. Deli Dumrul rolünde Burak Kul’un olduğu gecede dansçılar; Tuğrul Savaşçı, Cansın Kaleci, Deniz Özaydın sahnedeydi. “Deli Dumrul” eserinin, 17 Şubat 2026 tarihindeki temsili ise, geçmiş dönem İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni, opera sanatçısı Sedat Öztoprak’ın vefatının 6. yıldönümü dolayısıyla anısına ithaf edilecek.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *