Grup adına açıklama yapan Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Sezgin Sevinç, İstanbul’un ağır yükünü omuzlayan emekçilerin “sadece sözde değil, gerçek adalet” istediklerini vurguladı. Sevinç, “32 yıl aradan sonra yetkili sendika olmanın gururuyla buradayız. Bu gururu bize yaşatan tüm emekçi kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Bugün burada yalnızca sosyal denge sözleşmesi için değil, çocuklarımızın geleceği için toplanmış bulunuyoruz” dedi.
Mazaret istemeyiz
Sendika başkanı, taleplerinin son derece makul ve gerçekçi olduğunu ancak her seferinde “zimmet” ve soruşturma gerekçeleriyle karşılaştıklarını belirtti. İlçe belediyelerinde ve diğer illerde ödenen kat kat yüksek ikramiyelere “zimmet” çıkmazken, Türkiye’nin en büyük belediyesinde bu hakkın sürekli ertelenmesini kabul etmediklerini söyledi.
Adalet istiyoruz
Sevinç, İBB emekçilerinin afet bölgelerinde gösterdiği fedakârlığa da dikkat çekti: “Depremde, selde, yangında ilk giden biziz. Enkaz altında, alevlerin içinde, çamurda uykusuz geceler geçiren biziz. Yardım için gittiğimiz illerdeki arkadaşlarımızdan daha düşük toplu iş sözleşmesiyle yetinmemiz beklenemez. İstanbul’un yükünü taşıyan emekçiler ayrıcalık değil, adalet istiyor.”
Alınteri siyasete feda edilmemeli
Konuşmasında özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı ikramiyelerine dikkat çeken Sevinç, “Ramazan’da evine iki kolı götürebilen emekçinin, Kurban Bayramı’nda dini vecibesini yerine getirmek isteyen işçinin hakkına göz dikilmesine izin vermeyeceğiz. Hiç kimse bizim alın terimizi ve çocuklarımızın rızkını siyasi tartışmaların bedeli haline getiremez” ifadelerini kullandı. Protestoda “Düşük toplu iş sözleşmesini kabul etmiyoruz”, “Haklarımızı alacağız” sloganları atıldı. İBB çalışanları, mali ve sosyal haklarının bir an önce yeniden düzenlenmesini talep ederek basın açıklamasını sonlandırdı. Bu eylem, İstanbul gibi dev bir metropolde kamu hizmetinin omurgasını oluşturan emekçilerin uzun süredir devam eden hak arayışının son halkası olarak dikkat çekiyor.