HABER:
UFUK ÇOBAN
Tüm Emeklilerin Sendikası, Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesi A Salonu’nda "Türkiye’de Emeklilik ve Emekli Örgütlenmesi” paneli düzenledi. Cumhuriyet Halk Partisi Sivas Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, Birgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Aydın’ın konuşmacı olduğu panelin moderatörlüğünü Hasan Kıvırcık yaptı. Yoğun bir katılımın olduğu panelin açılış konuşmasını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı yaptı.
Bizim için değerlisiniz
“Tüm Emeklilerin Sendikası'nın hazırladığı bu güzel programı Kadıköy'de ev sahipliği yapmaktan çok mutluyuz .Hepiniz eviniz olan Kadıköy'e hoşgeldiniz.” diyen Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Türkiye'de bu dönem siyasetçi olmak, siyaset yapmak ve avukat olmak çok zor. Ama özellikle bu dönem Türkiye'de emekli olmak da çok zor. Çünkü artan maliyetler, yaşam koşulları ve maalesef artmayan maaşlar var hayatımızda. Bunun için yerel yönetimler olarak sizlerin daha çok sosyalleşmesini sağlamak, sizleri evden çıkaracak sebepler üretmek anlamında Cumhuriyet Halk Partili yerel belediyeler ve belediye başkanlıkları olarak çok çalışıyoruz. Biz sizi asla unutmuyoruz, aklımızdan çıkmıyorsunuz. Bizler için çok değerlisiniz. Umarım ileriki yıllarda, hayat kaygınızın olmadığı, bayramlara daha mutlu gireceğimiz, torun ve harçlık kaygısı yaşamayacağımız daha güzel günlerde buluşacağız. Bunun için çabalıyor ve üretmeye çalışıyoruz. Hepinizi çok sevdiğimizi ve bizim için çok değerli olduğunuzu bilin." diye konuştu.
Onlar kapatıyor biz açıyoruz
Panelde ilk sözü alan Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, halka hiçbir katkısı olmayan bir yönetim anlayışının var olduğunu söyledi “Emeklilerin yıllarca iktidarı desteklediğine dair bir algı vardı. Bizimle birlikte bu algı değişti. Emeklilerde bir uyanış yaşandı.” dedi. Sosyal güvenlik yasasının değişmediği sürece emekli aylıklarında yüzdelik artışlarla bir yere varılamayacağını, gerçeği yansıtmayan enflasyon oranları ile aylıklarda bir değişim beklemenin hayal olduğunu ve emeklilere refah payı da verilmediğini ifade eden Zeynel Abidin Ergen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Demokrasinin olmadığı bir ülkede sağlıklı bir sendikalaşma olamaz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin bileşeni olmalıyız. Birleşik mücadele vermeliyiz. O zaman emeklilerin çıkışı olabilir. İktidar bizi devre dışı bırakmaya çalışıyor. Sendika kurmak anayasal bir haktır. Anayasa’nın 90.Maddesi’nden hareket ederek sendikalarımızı açıyoruz. Onlar kapatıyor biz açıyoruz. Mücadele devam ediyor. Bu mücadeleyi ileri taşımalıyız. Yeni bir mücadele hattını önümüze koymalıyız.” 1999 ve 2008 yıllarında gerçekleştirilen yasal düzenlemeler ile emekli aylıklarının bilinçli bir şekilde yoksullaştırıldığını dile getiren Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, emekli maaşlarının geçim kaynağı olmaktan çıkıp birer sosyal yardıma ve harçlığa dönüştüğününe dikkat çekti.
Sosyal güvenlik olmazsa olmaz
“Hepimiz er geç yaşlanacağız ve emekli olacağımız gerçeği var.” diyen Prof. Dr. Aziz Çelik, “Emekli olduğumuzda, yaşlandığımızda karşılaşacağımız toplumsal, iktisadi risklere karşı nasıl korunacağız? Sosyal güvenlik bunun cevaplarından birisidir ya da sosyal güvenlik hakları onun cevaplarından birisidir. Kamusal dayanışma sistemiyle buna karşı koyabiliriz. Emeklilik hakları da sosyal güvenlik haklarının önemli bir parçasıdır. Dolayısıyla bir kamusal dayanışma sistemi olarak ifade edilir. Genellikle sosyal güvenlikte reform kavramı kullanılır. Reform yapacağız, reform ihtiyacı var gibi. Aslında yapılan reform karşı devrimdir. Türkiye'de sosyal güvenlik alanında bugün yaşadığımız sorunların temelinde, çok değil yarım asırdan daha az bir sürede, 90'ların ortalarında başlayan ve daha sonra iki temel yasal düzenlemeye dönüşen iki büyük karşı devrim dalgası var. Bugün yaşadığımız sıkıntıların temelinde bunlar yatıyor.” şeklinde konuştu.
Ciddi bir gelir adaletsizliği var
Prof. Dr. Çelik, “Baştan aşağıya adaletsiz bir sosyal güvenlik ve emeklilik sistemiyle karşı karşıyayız. Birincisi yaş ayrımcılığı. Emeklilik yaşı konusunda Türkiye'de değişken ve adaletsiz bir sistem söz konusu. Emekliliğe kimin hangi yaşta erişeceği ve kaç yıllık çalışma sonucunda erişeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Sık sık değişmiştir. Emekli aylıkları arasında dengesizlik var. Başlangıçta emekli olduğunuzda 'bu emekli aylığı fena değil' diye düşünüyorsunuz aradan geçiyor 10 sene emekli aylığınız dibe vuruyor. Çalışan memurla emekli olmuş memur arasında korkunç fark var. O özellikle son dönemlerde eski memurlar bir parça korunuyordu ama 2023 Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle eski memurlar da battı. Dolayısıyla bir memurlar arasında ve sayamayacağımız kadar başka adaletsizlikler söz konusu." ifadelerini kullandı.
Kaynak yok demek bir hikaye
Emekli aylıklarındaki artış ile ilgili hükümetin “kaynak yok” söylemine de değinen Aziz Çelik, şunları söyledi: “Bize ‘Kaynak yok. Kaynak olsa dükkan sizin’ diyorlar. Ama ekonomik olarak büyüdük deniliyor. Buradaki sorun pastayı nasıl paylaştığınızla ilgili. O yüzden kaynak yok meselesi hikayedir. Bütçeden sosyal güvenliğe ayrıldığınız pay önemlidir. Bir bölüşüm meselesi ile karşı karşıyayız.” Cumhuriyet Halk Partisi Sivas Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu da konuşmasına katılımcıları selamlayarak, Genel Başkan Özgür Özel’in selamlarını ileterek ve Silivri'de tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, belediye başkanlarına, bürokratlara ve gazetecilere selam göndererek başladı.
Emekli torununa harçlık veremiyor
Asıl meselenin sadece rakamlar veya emekli maaşı olmadığını, bunun bir hayat ve onur meselesi olduğunu vurgulayan Ulaş Karasu, “Milyonlarca emekli 20 bin TL gibi açlık sınırının çok altında bir maaşla yaşamaya mahkum ediliyor. Emekliler alın teriyle bu ülkenin yollarını ve fabrikalarını inşa etti ancak hak ettikleri huzurlu hayatı yaşayamıyor. Bütçeden aslan payını faiz lobileri ve kamu-özel işbirliği projeleriyle "yandaş firmaların" alıyor, emekli ve işçilerin ise en az payı. Ekonomik durum nedeniyle emekliler ikinci bir işte çalışmak zorunda kalıyor. Bu durumun acı bir sonucu olarak son 2 yılda 50 yaş üzeri bin 242 kişinin iş kazalarında hayatını kaybetti.” dedi. Emeklilerin torunun yanına gelmesini bile istemez duruma geldiğini söyleyen Ulaş Karasu, “Torununa harçlık veremiyor. Torunun bir isteğini yerine getiremiyor.” diyerek emeklinin içinde bulunduğu acı tabloya dikkat çekiyor. Karasu, Cumhuriyet Halk Partisi döneminde emeklinin hak ettiği değeri göreceğine vurgu yaptı.