Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sabah saatlerinde Artvin'e geldi. Artvin Çoruh İlkokulu'nu ziyaret eden Bakan Tekin, öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Ardından Artvin Valiliği'ni ziyaret eden Bakan Tekin, valilik şeref defterini imzaladı. Bakan Tekin, burada gerçekleştirilen il eğitim değerlendirme programına katıldı.
'CİDDİ BİR DEVRİM YAPILDI'
Program sonrası açıklamalarda Bakan Tekin, "Bugün sabahın erken saatlerinde Artvin'e geldik. Sabah buraya varır varmaz bir ilkokulumuzda öğretmen arkadaşlarımızla sohbet ettik. Ardından Vali Bey'in başkanlığında Artvin'le ilgili bir genel sunum, bir değerlendirme yaptık. Hemen akabinde de İl Milli Eğitim Müdürümüz, ilçe milli eğitim müdürlerimiz, il milli eğitimdeki il müdür yardımcısı ve şube müdürü düzeyindeki arkadaşlarımızla oturduk ve ildeki eğitim öğretim ortamlarını değerlendirdik. Tabii 2002 itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye'de eğitim öğretim süreçlerinde ciddi bir devrim yapıldı" diye konuştu.
'ANAYASANIN KENDİ İŞLERİNE GELEN MADDELERİNE BAKIYORLAR'
Ramazan ayıyla ilgili faaliyetlere gelen eleştirilerine yönelik de konuşan Bakan Tekin, şunları söyledi: “Ramazanla ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Ben öncelikle şunu söyleyeyim; anayasamız, anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığı'na ve bütün kamu görevlilerine anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler, anayasanın kendi işlerine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı. İmzalandı ve bakanlığımızı bu anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasası’nı bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var. Biz bütün etkinliklerimizde, bütün çalışmalarımızda anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz. Biz bunları yaparken hak etmediğimiz eleştirilerle karşı karşıya kaldığımızda da doğal olarak tepkimizi gösteriyoruz.”
'MİDESİ GENİŞ BİR İNSAN DEĞİLİM'
Bakan Tekin, "Bakın ben bir Anadolu çocuğuyum. Anadolu'nun her tarafında küfür ya da hakaret olarak kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından 'Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar midesi geniş bir insan değilim, kusura bakmayın. Dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim, benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın eğitim camiasındaki bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
'BEN ANLAMAKTA ZORLANIYORUM'
Bakan Tekin, "Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim ramazan ayında yaptığımız etkinlikler; milli dayanışma, birlik beraberlik kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri, 'eğitimde Talibanlaşma süreci' olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka, başka diyor ki mesela bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump'ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkartıyorsunuz; ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. Laik-hukuk düzenini ortadan kaldırmak. Ne yapmışız? Anadolu'da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu'da toplumsal dayanışma kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız ramazan ayını çocuklarımız heyecanla karşılasınlar; 'Dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma duygularımız çocuklarımız tarafından içselleştirilsin' dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmaya yönelik çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade 'gerici azınlık' tanımlaması. Bunu, bunu söyleyen kişilere misliyle iade ediyorum" diye konuştu.
'RAHATSIZ OLMAYACAKSINIZ'
Bakan Tekin, "Suç duyurusunda bulunmamızdan da rahatsız olmayacaksınız. Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, dini inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez. Biz de zaten herkesin dini inanç ve ibadet hürriyetinin anayasamızın başlangıç kısmında tanımlandığı gibi temel hak ve hürriyetler, 'Bütün Türk vatandaşları için eşit düzeyde sağlanmalı' mantığından hareketle yürüdüğümüz için bunu savunmayı suç olarak değil, tam tersine bir erdem olarak kabul ediyoruz. Temel hak ve hürriyetleri amasız ve fakatsız olarak bütün vatandaşlarımız için savunan bir Cumhurbaşkanımız ve onunla birlikte çalışan Cumhur İttifakı ortağımız var. Biz de liderlerimizin talimatları doğrultusunda onların bize çizdiği perspektif doğrultusunda anayasada tanımlanan çerçevede hareket etmeye çalışan yürütme organlarıyız. Dolayısıyla yaptığımız şeylere yönelik bu tür ifadeler, bu ifadeleri kullandıktan sonra suç duyurusunda bulunmamızdan da rahatsız olmayacaksınız. Nasıl siz demokratik hakkınızı kullandığınızı iddia ediyorsanız; demokratik hukuk devletlerinde yargı ve hukuk üzerinden mücadele, hak aramak da bir demokratik haktır. Rahatsız olmayacaksınız. Suçunuz yoksa yoktur zaten ama ben de rahatsızlığımı ifade etmek için suç duyurusunda bulunmayı tercih ettim." dedi.
ÖĞRENCİLERLE İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, program sonrası Kitap Kafe’de öğrencilerle bir araya geldi. Bakan Tekin, daha sonra öğrencilerle iftar sofrasında buluştu. Bakan Tekin, iftar sonrası konuşmasında, "Türk vatandaşı çocukların, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sadakatle bağlı, milli ve manevi değerlerini özümseyen, milli kültüre sahip çıkan, bu milletin ferdi olmaktan gurur duyan, bu ülkenin değerleriyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten bizi biz yapan, binlerce yıllık devlet geleneğimize kadar her noktada, her değerimize sahip çıkan bireyler olarak yetişmeniz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim anayasal ve yasal sorumluluğumuzdur. Türk milletinin sorumluluklarının bilincinde olan bir mensubu olarak yetişmenizi, bu toplumun sağlıklı ve huzurlu bir toplum olması için üstünüze düşen sorumlulukları hatırlatan bireyler olarak yetişmenizi istiyoruz. Hem de dünyada sizin yaşıtlarınızla, en iyi şekilde rekabet edebilecek teknolojik ve pedagojik donanımlara sahip olarak yetişmeniz bizim vazifemiz “dedi.
‘TÜRKİYE AVRUPA'NIN EN İYİ ÜLKELERİNDEN BİR TANESİ OLDU’
Türkiye’nin zorunlu eğitim düzeyinde Avrupa’nın en iyi ülkelerinden olduğunu söyleyen Bakan Tekin, “Dünyada çocukların zorunlu eğitim çağındaki düzeylerini ölçen uluslararası ölçme değerlendirme mekanizmaları var. Dünyada bu anlamda en geçerli iki tane değerlendirme mekanizması var. Birisi PISA, diğeri de TIMSS dediğimiz sınavlar. 2024'te en son açıklanan TIMSS sınavında Türkiye, matematik ve fen bilimlerinde Avrupa'nın en iyi ülkelerinden bir tanesi oldu. İlk üç içerisindeyiz Avrupa ülkeleri arasında. Bunlar önemli şeyler, pedagojik anlamda önemli göstergeler, akademik başarılarımız anlamında. Türkiye'de sağlıkta, savunma sanayinde devasa adımlar atılıyorsa eğer, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen arkadaşlarımızın size kazandırdıkları bu akademik beceri ve millet olmanın şuurunu size vermeleriyle sağlanıyor. İşte bu anlamda bugün Ramazan ayı vesilesiyle Türkiye'de bütün okullarımızda bizi bir arada tutan milli birliğimizin, beraberliğimizin toplumda yardımlaşma, dayanışma şuurumuzu artıran en önemli dönemlerden bir tanesi olan Ramazan ayında biz okullarımızda bu bilinçle, bu şuurla yetişecek çocukların farkındalık oluşturabileceklerini bir dönem olsun istedik. Bu kapsamda da başlattığımız etkinliklerden bir tanesi 'İftarda Konuşalım' etkinliğiydi" diye konuştu.
DHA