Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Ara
Damga Genel İstanbul'da çatı krizi!

İstanbul'da çatı krizi!

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin çatı katlarının ayrı ve bağımsız bölüm olarak kullanılabilmesine imkân tanıyan plan notu düzenlemesi, İstanbul 14. İdare Mahkemesi tarafından yürütmesi durdurularak askıya alındı. İBB düzenlemeyi “Şehrin estetiğine uygun” olarak tanımlarken AK Parti kanadı “İhtiyaç meşru, yöntem hatalı' yorumu yaptı

Okunma Süresi: 3 dk

İstanbul’da kentsel dönüşüm süreçlerinde yeni bir kriz patlak verdi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Başkanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı açtığı dava sonucunda, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına eklenen “çatı plan notu” mahkeme kararıyla iptal edildi.

Mahkemeden tehlikeli kararı

Mahkeme, 13 Mart 2025 tarihli ve 414 sayılı İBB Meclisi kararıyla İstanbul genelindeki çatı katlarına bağımsız bölüm oluşturulmasına olanak tanıyan düzenlemenin hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Kararda, yapı yoğunluğunun artacağı, nüfusun çoğalacağı, altyapı, ulaşım ve sosyal donatı alanlarının bu yükü kaldıramayacağı ifade edildi. Ayrıca, mevcut yapı stokunun önemli bir kısmının depreme dayanıklılık açısından riskli durumda olduğu ve çatı eklentilerinin bu riski artıracağı vurgulandı. Mimarlar Odası, dava dilekçesinde söz konusu plan notuyla “fiilen emsal artışı” yaratıldığını, plansız ve ruhsata aykırı yapıların dolaylı olarak yasallaştırıldığını belirtti. Odaya göre bu düzenleme, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu gibi, tarihi ve kültürel dokunun korunmasını da tehlikeye atıyor. İBB cephesi ise iptal edilen plan notunun şehir estetiğini güçlendiren, mevcut yapı stokunun yenilenmesini kolaylaştıran bir düzenleme olduğunu savundu.

İlçe belediyelerinde belirsizlik

İptal kararı, ilçe belediyelerinin yürüttüğü 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarını da doğrudan etkiledi. Üst ölçek planın ortadan kalkmasıyla, söz konusu planların hukuki dayanağı zayıfladı ve yeni ruhsat işlemleri askıya alınma noktasına geldi. Birçok belediye, mevcut dönüşüm projelerinin durma riskiyle karşı karşıya. Plan iptali, binlerce konutun yapım sürecinde gecikmelere neden olurken, müteahhit firmalar ve hak sahipleri arasında da ciddi anlaşmazlıklar yaşanmaya başladı.

Bilinçli bir sabotaj

Kararın ardından siyasi tartışmalar da alevlendi. Bazı çevreler, CHP’li İBB yönetimini “plansızlık ve beceriksizlikle” suçlarken, İBB yönetimi Mimarlar Odası’nın açtığı davayı “kentsel dönüşüm sürecine bilinçli bir sabotaj” olarak değerlendiriyor. Konuyla ilgili yeni bir plan hazırlığı olup olmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak. Ancak uzmanlar, mevcut durumun kısa vadede çözülmemesi halinde İstanbul’da kentsel dönüşümün tam anlamıyla durma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

İhtiyaç meşru yöntem hatalı 

AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi İlker Gürbüz, kararı 'geçiçi çözüm' diyerek değerlendirdi. Gürbüz; Plan notlarıyla geçiçi çözümler üretmek, vatandaşta beklenti oluşturup mahkeme kararlarıyla geri almak; ne sosyal adalete ne de sağlıklı şehir anlayışına uygundur. Çatı alanlarının kullanımı, şehir şehir değişen kararla değil; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği kapsamında, teknik, güvenli ve ülke genelinde eşit uygulanacak bir düzenleme ile ele alınmalıdır. Şehircilik günü kurtarma işi değildir” dedi.

Şehircilik günü kurtarmak değil!

Silivri Belediyesi önceki dönem Belediye Başkanı, aynı zamanda AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İnşaat Mühendisi Hüseyin Turan ise karara 'Sorun gerçek yöntem yanlış' yorumu yaptı. Turan, İstanbul'da çatı dairesi ihtiyacının bir gerçek olduğunu fakat bunun plan notlarıyla değil denetlenebilir yönetmelik düzenlemeleri ile çözülmesi gerektiğini söyleyerek “ İBB Meclisi’nin 13.03.2025 tarihli plan notu düzenlemesi hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararı, bu yaklaşımın hukuki risklerini doğrulamıştır. Ortaya çıkan tablo nettir: İhtiyaç meşru, yöntem hatalıdır. Plan notlarıyla geçici çözümler üretmek, vatandaşta beklenti oluşturup mahkeme kararlarıyla geri almak; ne sosyal adalete ne de sağlıklı şehircilik anlayışına uygundur. Çözüm adresi bellidir: Çatı alanlarının kullanımı, şehir şehir değişen kararlarla değil; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği kapsamında, teknik, güvenli ve ülke genelinde eşit uygulanacak bir düzenleme ile ele alınmalıdır. Şehircilik, günü kurtarma değil; geleceği kurma sorumluluğudur.”dedi.




 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *