TBMM’de emekli maaşlarının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi amacıyla CHP grubunun başlattığı Genel Kurul’u terk etmeme nöbetine katılan Ömer Fethi Gürer, destek için Meclis’e gelen emekli sendika ve dernek temsilcileriyle de görüştü. Gürer, bu görüşmelerde emeklilerin sorunlarına çözüm amacıyla verdiği kanun tekliflerini anlattı. İntibak yasasının çıkarılması, ilaç katkı paylarının kaldırılması, evi olmayan emeklilere kira yardımı sağlanması, emekli maaşlarının asgari ücret düzeyine çıkarılması, bayram ikramiyelerinin asgari ücret tutarında ödenmesi ve aylık bağlama oranlarının 2008 öncesi seviyeye getirilmesi yönündeki düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Gürer, “16 milyon emekli hakkını ararsa alır; açlık sınırının altında değil, insanca yaşayacağı bir ücrete kavuşur” dedi.
Artışlar yetersiz
Emekli maaşlarının belirlenmesinde Cumhurbaşkanının yetkili olduğunu hatırlatan Gürer, açıklanan maaş artışlarının yetersiz kaldığını ve mutlaka artırılması gerektiğini söyledi. Enflasyon karşısında ücretlerin hızla eridiğine dikkat çeken Gürer, emekli maaşlarının yalnızca enflasyon karşısında değil, asgari ücret karşısında da ciddi kayba uğradığını belirtti. Gürer, “2015 yılında en düşük emekli maaşı asgari ücretle eşitlenmişti. Ancak 2026 yılına gelindiğinde emekli maaşları asgari ücretin yaklaşık yüzde 30 gerisine düşürüldü ve emekli toplumun en yoksul gelir grubuna itildi” diye konuştu. Türkiye’de milyonlarca emeklinin geçim mücadelesi verdiğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, iktidarın ekonomi politikalarının yoksulluğu artırdığını belirtti. Devletin kendi belirlediği ‘asgari yaşam standardının’ altında emekli maaşı verilmesini de düşündürücü olarak nitelendiren Gürer, bu durumun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi.
Eşitlikten sefalete
Gürer, “Açıklanan verilere göre, 2015 yılı temmuz ayında net asgari ücret 1.000 TL iken, yapılan düzenlemelerle en düşük emekli maaşı da 1.000 TL’ye eşitlenmişti. O dönemde emekli maaşının asgari ücrete oranı yüzde 100 seviyesindeyken, 2026 yılı ocak ayı itibarıyla bu tablo tamamen tersine döndü” dedi. Gürer, “2026 yılında net asgari ücret 28.075 TL olarak uygulanırken, en düşük emekli maaşının 20.000 TL’de kalması, aradaki makasın emekli aleyhine 8 bin 75 TL açıldığını gösteriyor. Bu durum, emeklinin asgari ücretli bir çalışana göre tam yüzde 30 daha az gelirle yaşamak zorunda bırakıldığı anlamına geliyor” açıklamasını yapttı. Gürer, asgari ücretin yasal tanımına dikkat çekerek AK Parti iktidarını eleştirdi. Asgari ücretin; gıda, konut, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçları karşılamak için gereken "en alt sınır" olduğunu hatırlatan Gürer, “Eğer devlet, bir insanın insanca yaşayabilmesi için gereken sınırı 28.075 TL olarak belirlediyse, emekliye 20 bin TL vermek; nasıl anlatılır. Devlet, emeklisini kendi belirlediği insani yaşam sınırının altında bırakarak emekliyi yok saymaktadır” dedi.