Beykoz Belediye Başkanı Özlem Gürzel, Ensonhaber Yayın Koordinatörü Çağlar Cilara'nın sorularını yanıtladı. AK Parti'ye geçiş sürecini anlatan Vural, karar alma sürecine de değinerek şunları kaydetti; “Tabii şimdi önümde iki seçenek var. Ki ben bu teklifi aslında birkaç aydır hep duyuyordum. Dışarıda bana söyleniyordu, teklif olarak geliyordu. Bak çok daha rahat edersin, çünkü aslında herkes her şeyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Sadece susuyor, konuşmuyor ve izliyor. Ve izliyorlar, benim sıkıştığımı artık görüyorlar bir meclisten. Kendi ek bütçemi geçiremedim, personel maaşı için istediğim bir ek bütçeyi. Bunu yine CHP'li meclis üyeleri yüzünden geçiremedim. Baktılar ki artık burada çalışılabilir bir durum yok. Öyle bir ortam kalmadı, çalışamıyoruz. Ya ben istifa edip evime dönecektim, vekillikten istifa edip, 'Ya ne haliniz varsa görün, ne yapıyorsanız yapın' diye. Ya da ben bu yola baş koydum, Beykoz için hizmet edeceğim, geldiğim bu makamı da hizmet üreten bir makam haline dönüştüreceğimin ikilemdeydim.
Bu arada da tabii AK Partili meclis üyesi arkadaşlardan, AK Partili başka yöneticilerden hep 'Yapamazsın, artık burada olabilecek durumda değilsin, bak gel bizim tarafa, daha rahat edersin' gibi teklifler alıyordum aslında. Böyle gülüp geçiyorduk.”
Burası pasta yenecek yer değil
Çağlar Cilara'nın belediyedeki yolsuzluk iddialarına ilişkin sorduğu soruya da yanıt veren Vural, şu ifadelere yer verdi; “Şimdi bunları duymuştum. Bir toplantıda, o zaman daha seçim öncesi, hani yerel seçim öncesi bir toplantıda bir meclis üyesi adayının, hem de çok üst sıralarda yer bulmuş listede kendine, bir meclis üyesi adayının çıkıp da şöyle ellerini kaldırıp; 'Arkadaşlar Beykoz çok büyük, bu pasta hepimize yeter' dediğini duydum. Açık açık. Yani kendince orada bizi motive ediyor çalışmaya. Ya burada dedim ki ne oluyor? Burada bir sıkıntı var. Biz pasta yemeye gelmiyoruz burada. Biz hizmet etmeye geliyoruz. Yani belediye işi, meclis üyeliği tamamen vatandaşla belediye arasında köprü olacaksınız, hizmet getireceksiniz, dert çözeceksiniz, problem çözeceksiniz... Bunun için yani yapılabilen her şeyi vatandaşa hizmet olarak götürmek için geldiğiniz ve tercih ettiğiniz bir makam olmalı. Böyle pasta yenecek bir yer değil, olmamalı yani. Gözünüz pastada olmamalı bir kere. Ve bu en üst sıralardan listede kendine yer bulan ve şu anda Büyükşehir'de meclis üyesi kendisi. Tabii ben bunun sinyallerini aldım, aldım ama yine de diyorum ki; yok o kadar değildir, sonuçta düzeltilir. Öyle değil yani bastırılır. Bu duygular parti tarafından bastırılır. Herkese 'Ne diyorsun sen?' der. Tabii bu izin vermez böyle bir şeye. 'Hayır böyle şeylere girilmez' denir. Bu kadar rahatlık olmamalı, olmazdı diye düşünüyordum ama varmış. Varmış.”
Yolsuzluğa bulaşmadım
CHP tarafından düzenlenen mitingde yuhalanması hakkında da konuşan Vural, şu ifadeleri kullandı:
“Sonra tabii bu teklifler daha ciddileşti ve Alaattin Bey'in tahliye süreci, bana tahliye olduktan sonra bütün meydanda, Paşabahçe Meydanı'nda bir miting yapıldı. O miting meydanında onlar alkışlandı, ben dik durduğum için, hiçbir şeye karışmadığım için, hiçbir yolsuzluğa bulaşmadığım için yuhalandım. Bu kadar onurumun kırıldığı bir an hiç olmamıştı. Hiç olmamıştı. Yani bir meydan dolusu insan. Beni yuhalıyorlar orada. Ben onların istediklerini yapmadım ve engel oldum. Yolsuzluğa karışmadım diye. Değil mi? Ve orada bir milletvekili var. Milletvekili, biliyorsunuz Alaattin Özel Kalemi Veli Gümüş, çok bilinen artık CHP siyasetinde adını o da yazdırdı tarihe. Onun eli kaldırılıyor, alkışlatılıyor. Kurultay kaç kere iptal olacaktı ya da olmaya doğru gidiyordu yani Veli Gümüş'ün ses kaydı yüzünden? Evet. Milletvekili olarak sen orada elini kaldırıyorsun, alkışlattırıyorsun. Ben bir taraftan yuhalanıyorum. Olacak iş mi?”
Emeklerime çok yazık oldu
Yuhalamalar konusunda ne hissettiği sorulan Vural, şunları kaydetti; “Çok onurum kırıldı. Bütün, yani sadece onurum kırılmadı, hayallerim yıkıldı, kalbim çok kırıldı. Yani bu kadar hizmet etmişim, geriye dönüyorum 17 yılıma yazık. Gerçekten yazık. Çok daha özgür günlerim olabilirdi ben mitinglere git, o çalışmayı yap, bu çalışmayı yap... Niye bunlara emek harcadım? Emeklerime acıdım. Sonra dedim ki evet, bir görüşeyim. Bu gelen teklifleri bir değerlendirmek üzere bir görüşme yaptık sadece İl Başkanımızla. Sonra tabii ben her iki tarafın da ortasındayım o ara, görebiliyorum. Yani yöneticilerin tavırlarını, karakterlerini analiz ediyorum. Yani orada Abdullah Bey'in ne kadar yardımcı, ne kadar destek, ne kadar babacan, durumun farkında, son derece profesyonel, sadece hizmet odaklı konuşmasına bir kere hayran oldum zaten. Dedim ki evet, burada bir sahiplenme var. Onu hissettirdi. Tabii döndüm eve, eşim de yok uçuşta. Ne yapacağım? Onunla konuşmaya çalışıyorum, telefonda böyle uzun uzun konuşuyoruz. Ne yapacağız ne edeceğiz, çok tedirginiz. Bizim bütün sosyal çevremiz yani sosyal demokrat, Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin olduğu bir arkadaş çevrem var.”
Okunma Süresi: 4 dk
Eğitimde önce nezaket
#Eğitim / 12 Şubat 2026
Melek Mosso kalıplara sığmıyor
#Magazin / 12 Şubat 2026
Yorumlar
Yorum yapmak için, isterseniz giriş yapabilir veya kayıt olabilirsiniz.
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *