Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, kamudaki çalışma barışını sağlamak adına kritik bir oylama yapıldı. 696 sayılı KHK ile kapsam dışı bırakılan ve yıllardır kadro müjdesi bekleyen yüz binlerce işçi için verilen kanun teklifi, iktidar engeline takıldı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in İçtüzük 37. madde uyarınca doğrudan Genel Kurul gündemine taşıdığı "Taşeron Sisteminin Kaldırılması ve Tüm Çalışanların Kadroya Alınması" teklifi, AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Açık bir mağduriyet
Teklifin reddedilmesinin ardından Genel Kurul’da konuşan Ömer Fethi Gürer, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı tarafından bazı taşeron çalışanlara kadro verildiğini ancak çok geniş bir kesimin bu düzenlemenin dışında bırakıldığını hatırlattı. Gürer, “Cumhurbaşkanlığı bir kısım taşerona kadro verdi ama taşeronda kadro alamayan önemli bir kesim kaldı. Bu arkadaşlarımız açık bir mağduriyet yaşıyor” dedi.
Başlı başına sorunlu
Taşeron sisteminin kamu eliyle sürdürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Gürer, “Taşeron modern bir kölelik demektir. ‘Kamu kuruluşunda taşeronda çalışan’ ifadesi başlı başına sorunludur” ifadelerini kullandı. Gürer, taşeron işçilerin düşük ücretle çalıştırıldığını, tayin ve terfi haklarının bulunmadığını, iş güvencesinden yoksun bırakıldıklarını vurgulayarak bu nedenle yasal bir düzenlemenin zorunlu olduğunu söyledi. Belediyelerde 'şirket işçisi' adı altında çalıştırılan emekçilerin de bu mağduriyetin bir parçası olduğunu ifade eden Gürer, “Belediyelerde şirket işçisi olarak tanımlanan arkadaşlarımız dâhil, tüm taşeronda olanların çalıştıkları kurumun kadrosuna alınması gerekiyor” diye konuştu.
Gürer, tek tek saydı
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, taşeron sisteminde bırakılan ve kadro verilmeden çalıştırılmaya devam edilen kesimleri tek tek sıraladı. Buna göre kamu çağrı merkezleri çalışanları, Vakıfbank güvenlik ve yemekhane çalışanları, hastanelerde bilgi işlem ve yardımcı hizmetler personeli, laboratuvar teknikerleri, PTT çalışanları, belediye şirket işçileri, şehir hastaneleri çalışanları, diş protez işçileri, İlbank çalışanları, Karayolları çalışanları, demiryolları ve hızlı tren çalışanları, müşavir firma çalışanları, sosyal tesis emekçileri, TELEKOM çalışanları ve kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışanlar taşeron sisteminin dışında bırakılan kesimler arasında yer alıyor. Gürer aile sağlığı merkezlerinde çalışan grup personelinin, Tarım, Sağlık ve Ulaştırma bakanlıklarında görev yapan taşeronların, 'yardımcı zabıta' adı altında çalıştırılıp zabıta kadrosu verilmeyen işçilerin, radyoloji çalışanlarının ve hizmet alım sözleşmesi nedeniyle 'yüzde 70 barajına takılanların' da ciddi mağduriyet yaşadığını ifade etti.
İnsanlar yok sayıldı
'4 Aralık mağdurları'na da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, 4 Aralık’ta kadro düzenlemesinin açıklanmasından bir gün önce taşeronda çalışmaya başlayanların kadro alamadığını, buna karşın düzenlemeden hemen önce işe girenlere kadro verildiğini belirterek burada da açık bir adaletsizlik oluştuğunu söyledi. Ülkede çalışma barışının ciddi biçimde zedelendiğini vurgulayan Gürer, taşeron sorununun staj ve çıraklık mağduriyeti ile kademeli emeklilik sorununa benzediğini ifade etti. Gürer, “Staj ve çıraklara SGK kartı verilmesine rağmen emekliliğe esas yaşlılık sigortaları başlatılmadı, kademeli emeklilikte insanlar yok sayıldı. Taşeronda da aynı şekilde büyük bir mağduriyet var” dedi.
YOKSULLUK DERİNLEŞTİ
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilik sistemine de değinerek 2008 yılında aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 40’a düşürülmesinin emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini söyledi. “Eğer bu düşüş yapılmasaydı bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira civarında olacaktı” diyen Gürer, hem emeklinin hem asgari ücretlinin hem de taşeron işçinin sömürü düzeni içinde bırakıldığını ifade etti. Toplumsal sorunların temelinde ekonomik güvencesizlik olduğunu belirten Gürer, artan boşanmalar, madde bağımlılığı ve toplumsal huzursuzluğun bu adaletsiz düzenin sonucu olduğunu söyledi. Gürer, “İnsanlar evlerinde mutlu değil, huzurlu değil. Hakları gasp ediliyor, emekleri sömürülüyor” diye konuştu.