Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomiye ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti. Kurumun yayımladığı son değerlendirme raporuna göre dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesi bekleniyor. Nisan ayında açıklanan tahmin yüzde 3,1 seviyesindeydi. IMF, revizyonun temel nedenleri arasında Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimler, küresel ticarette yaşanan belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki oynaklığı gösterdi.
Raporda, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskıladığı, bunun da enflasyon üzerinde yeni riskler oluşturduğu belirtildi. IMF, enerji fiyatlarındaki artışın başta enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere birçok ekonomide büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulundu. Buna karşın küresel ekonominin 2027 yılında yeniden ivme kazanarak yüzde 3,4 büyümesinin beklendiği ifade edildi.
ABD, Çin ve Güney Kore
Raporda ülkelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler de yer aldı. ABD ekonomisinin büyüme beklentisi büyük ölçüde korunurken, Euro Bölgesi ve Japonya için sınırlı aşağı yönlü revizyon yapıldı. Çin ve Güney Kore’nin teknoloji ve ihracat performansı sayesinde beklentilerin üzerinde bir görünüm sergilediği belirtilirken, Hindistan’ın büyüme tahmini ise hafif aşağı çekildi. Orta Doğu ve Orta Asya’nın ise savaşın ekonomik etkileri nedeniyle bu yıl en sert yavaşlamayı yaşayabilecek bölgeler arasında bulunduğu kaydedildi.
IMF ayrıca küresel enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 4,7 seviyesine yükselebileceğini öngörüyor. Kurum, merkez bankalarının para politikalarında temkinli davranmayı sürdürmesi gerektiğini vurgularken, hükümetlere de kamu maliyesini güçlendirecek yapısal reformlara öncelik vermeleri çağrısında bulundu. Raporda, yapay zekâ yatırımlarındaki olası piyasa düzeltmeleri, ticaret savaşlarının derinleşmesi ve jeopolitik çatışmaların yayılması halinde küresel büyümenin tahminlerin de altına inebileceği uyarısı yapıldı.
Ekonomistler, IMF’nin son tahminlerinin dünya ekonomisinin kırılganlığını koruduğunu gösterdiğini belirtiyor. Özellikle enerji piyasalarında yaşanabilecek yeni dalgalanmaların hem enflasyonu hem de faiz politikalarını doğrudan etkileyebileceği ifade edilirken, yatırımcıların önümüzdeki aylarda merkez bankalarının açıklamalarını ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmesi bekleniyor.