Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
7°
Ara
Damga Zeytinburnu Haberleri Mecliste operasyon gerilimi

Mecliste operasyon gerilimi

Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonların yıl dönümünde sürecin hukuki değil siyasi olduğunu savundu. Adalet ve Kalkınma Partisi grubu ise yargı sürecine dikkat çekerek, “Ortada iddianame ve 143 eylem var. Bu gün bunu savunanların bir tanesi iddianamenin tamamını okumamıştır” açıklamasında bulundu

Okunma Süresi: 2 dk

Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin mart ayı toplantısında, 19 Mart 2015’te başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonlarının yıl dönümü ve son olarak Tanju Özcan’ın gözaltına alınması gündeme taşındı. Tartışmalar, mecliste karşılıklı açıklamalara sahne oldu. CHP’li Meclis Üyesi Özdenur Şentürk, sürecin yalnızca bir partiye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahale olduğunu savundu. Şentürk, yürütülen yargılamaların adalet ilkesinden uzak olduğunu ileri sürerek, dosyaların somut kanıtlar yerine “şaibeli itiraflar ve gizli tanık beyanlarıyla” oluşturulduğunu söyledi.

Eşitlik ayaklar altında 

Şentürk, “Herkese eşit muamele ilkesi ayaklar altına alınmaktadır. Hukuk bir kesimin koruma kalkanı, diğer kesimin ise cezalandırma aracına dönüşmemelidir” ifadelerini kullandı. Yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini belirten Şentürk, sürecin canlı yayınlanması çağrısında bulundu. CHP Grubu adına konuşan Hüseyin Üsküdar da, CHP’li belediyelere yönelik uygulamaların seçme ve seçilme hakkına müdahale anlamı taşıdığını öne sürdü. Üsküdar, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Belediyelerle uğraşmak yerine ülkenin dış politika ve güvenlik meselelerine odaklanılması gerekir” dedi. Üsküdar ayrıca geçmiş dönem belediye başkanlarıyla ilgili örnekler vererek, yargı süreçlerinde çifte standart uygulandığını iddia etti.

Süreç adli karar yargının

AK Parti Grup Başkanvekili ve İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar ise tartışmaların siyasi zemine çekilmemesi gerektiğini söyledi. Sürecin adli bir soruşturma olduğunu vurgulayan Kaynar, “Yargı görevini yapıyor. İddialara karşı savunmalar yapılır, süreç sonunda karar verilir” dedi. Avukat kimliğine de dikkat çeken Kaynar, Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianamede “çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme” suçlaması bulunduğunu ve dosyada 143 ayrı eylem yer aldığını belirtti. Kaynar, “İddianamenin tamamını okuyanların bu konuları değerlendirmesi gerekir. Sloganlarla bu süreç yönetilemez” ifadelerini kullandı.

Karşılıklı suçlamalar

Mecliste yapılan konuşmalar, iktidar ve muhalefet arasında hukukun işleyişi ve yargı süreçlerinin niteliği konusunda derin görüş ayrılıklarını bir kez daha ortaya koydu. CHP grubu sürecin siyasi olduğunu savunurken, AK Parti grubu ise soruşturmanın tamamen yargının yetki alanında bulunduğunu dile getirdi.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *