Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
19°
Ara
Damga Yaşam Bayramda rotaya Edirne'yi ekleyin

Bayramda rotaya Edirne'yi ekleyin

Edirne'de bu yıl ilki düzenlenen Edirne Bienali, tarihi mekanlarla çağdaş sanatı buluşturan yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde sanatseverlerin uğrak noktalarından biri oluyor. Edirne ayrıca, İstanbul'a yakınlığıyla da bir tatil rotası. Peki Edirne'de ne yapabilirsiniz? Cevabı haberimizde

Okunma Süresi: 10 dk

HABER:

AHMET BERKE YÜKSEL 

Kent merkezinde 21 Mayıs'ta başlayan ve 28 Haziran'a kadar sürecek bienal, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesinin destekleriyle, Resim Heykel Müzeleri Derneği ve Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Kentin farklı tarihi noktalarına yayılan etkinlikler, kenti adeta bir sanat rotasına dönüştürüyor. "Köprüler" temasıyla düzenlenen bienalde, 23 ülkeden 213 sanatçı, fotoğraf, heykel, yeni medya, yapay zeka ve performans gibi farklı disiplinlerde eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor.

Köprüler kenti Edirne

Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, bienalin temasının Edirne'nin tarihi kimliğiyle güçlü bir bağ kurduğunu söyledi. Edirne'nin tarih boyunca kültürleri ve medeniyetleri birbirine bağlayan bir şehir olduğunu belirten Soytürk, "Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan kadim bir hafızanın taşıyıcısı olan Edirne, aynı zamanda köprüleriyle de simgeleşmiş bir kent. Bienalin 'Köprüler' teması bu yönüyle şehre çok yakıştı. Tüm sanatseverlerimizi kentimize bekliyoruz. Özellikle 9 günlük bayram tatilinde yakın illerde yaşayan sanatseverlerin bienaldeki eserleri görmesini arzu ediyoruz." ifadelerini kullandı. Edirne'nin yalnızca bienale ev sahipliği yapan bir şehir değil, başlı başına bir sanat eseri olduğunu ifade eden Soytürk, kentteki tarihi yapıların da başlı başına kültürel miras niteliği taşıdığına dikkati çekti. Soytürk, bienal sayesinde tarihi mekanların çağdaş sanatla yeniden yorumlandığını belirtti. Meriç Köprüsü'nde sergilenen bazı eserlerin ziyaretçilere tarihsel çağrışımlar yaptığını anlatan Soytürk, tarihi gar binasında yer alan vagon enstalasyonunun ise Balkan göçlerini ve yolculuk hafızasını yeniden düşündürdüğünü söyledi. Bienalin kente yeni bir turizm kimliği kazandıracağını vurgulayan Soytürk, "İnanç, kültür, spor ve sağlık turizmiyle öne çıkan Edirne, şimdi sanat turizmiyle de yeni bir destinasyon haline geliyor." dedi. Soytürk, bienalin ilk günlerinden itibaren hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiğini belirterek Edirne'nin sahip olduğu tarihi miras ile çağdaş sanatın birleşiminin kente yeni bir kültürel dinamizm kazandıracağını sözlerine ekledi.

Edirne'nin güzellikleri

Türkiye’nin açık hava müzesi konumundaki tarihi kenti Edirne her adımında kültürün, sanatın, mimarinin, gastronominin inceliklerini sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik etmiş, Mimar Sinan’ın en önemli eserlerine ev sahipliği yapmış, Rumeli ve Trakya topraklarının bereketini yemeklerinden müziklerine kadar nakşetmiş Edirne’yi tarihi anlamak, estetiği yerinde görmek için mutlaka ziyaret etmelisin. Edirne’de gezilecek yerleri, görülmesi gereken tarihi durakları ve yapıları 2024’ün ocak ayında iki arkadaş olarak yaptığımız seyahatimizden aldığımız notlar ve güncel bilgiler ile hazırladım. Edirne'de yer alan birçok tarihi yapıyı ziyaret ettim, fiyat ve ziyaret saatleri gibi sana lazım olacak bilgileri yerinde öğrendim. Edirne'de yaşayan, orada esnaflık yapan birçok kişiden de öneriler aldım. Hazırsan Edirne'yi keşfetmeye başlayalım. Başlamadan önce ise Edirne’ye gideceklerin en çok sorduğu üç soruyu da kısaca yanıtlayayım.

Edirne’nin en meşhur yerleri?
Edirne’nin en meşhur gezi noktası Selimiye Camii. Bunun dışında Eski Camii, Üç Şerefeli Camii, Tunca ve Meriç Nehri, Karaağaç, Kırkpınar da popüler noktalardan.

Edirne’de ne yapılır?
Edirne’de günübirlik gezilecek yerler tarihi bir rota sunuyor. Camiler, külliyeler, köprüler, müzeler, kiliseler ile günübirlik kültür turu yapabilirsin. Yazın ise İtalyan Koyu, Mecidiye, Erikli sahillerinde denize girebilirsin.

Edirne’nin meşhur yemeği ne?
Edirne’nin meşhur yemekleri arasında yaprak ciğer, köfte, ciğer sarma, badem ezmesi, Kavala kurabiyesi, hardaliye ve boza bulunuyor.

1. Mimar Sinan Heykeli
Selimiye Camii, Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii’nin oluşturduğu ‘altın üçgen’ noktasında seni ilk Mimar Sinan heykeli karşılar. Edirne’nin dünya çapında benzersiz bir yer olmasını sağlayan ve kente paha biçilemez eserler bırakan mimari dehanın izinde bir Edirne gezisi yapacağını baştan söyleyelim. Çünkü Edirne’de Mimar Sinan’a ait birçok eser yer alıyor. Bunlar arasında Selimiye Camii, Rüstem Paşa Kervansarayı, Sokullu Hamamı, Kanuni Sultan Süleyman ile Yalnızgöz köprüsü ve Defterdar Mustafa Paşa Camii gibi önemli yerler bulunuyor.

2. Selimiye Camii
“Çıraklığımı Şehzade Camii’nde, kalfalığımı Süleymaniye Camii’nde, ustalığımı ise Selimiye Camii’nde tamamladım.” der Mimar Sinan. Sinan’ın dehasını tüm dünyaya asırlar sonra bile göstermeye devam ettiği Selimiye Camii mimari özellikleri ve kullanılan teknik bakımından eşi benzeri görülmemiş bir yapı. 43,25 metre yüksekliğinde ve 31,25 metre çapında olan caminin kubbesi 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerinde yer alıyor. Muazzam İznik çinileri ile iç mekanın alabildiğine geniş ve ferah görünüme ulaştığı Selimiye Camii’yi Edirne’nin en uzak noktasına gitsen dahi görebileceğini söyleyelim. Kanuni Sultan Süleyman tarafından ‘ser mimaran-ı cihan ve mühendisan-ı devran" (cihan mimarlarının ve devrin mühendislerinin başkanı) olarak adlandırılan Mimar Sinan’ın ustalık eserine dair birçok rivayet bulunsa da tek gerçek bu eşsiz yapının ilelebet benzersizliğini koruyacak olması. 2011 yılından UNESCO tarafından dünya mirası olarak tescillenen Selimiye Camii hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için linkteki yazımızı da okuyabilirsin.

3. Selimiye Arastası
Selimiye Camii’nin hemen altında yer alan Selimiye arastası Edirne’ye özgü hediyelikler alabileceğin bir çarşı konumunda. Ve elbette cami ile bütün bir yapı olması sebebiyle tarihi öneme sahip. Selimiye Camii’ne gelir sağlamak için III. Murat tarafından Mimar Davut Ağa'ya yaptırılan arasta Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi'nde de adı geçen özel bir yer. 73 kemerli arastanın uzunluğu ise 256 metre.
 

4. Selimiye Vakıf Müzesi
Selimiye Camii’nin hemen yanında, külliyenin içinde yer alan Selimiye Vakıf Müzesi (Dar'ül Kurra Medresesi) Mimar Sinan tarafından medrese amacıyla yapılıyor. Öğrenci ve öğretmenlerin kaldığı medrese günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Müze içinde maden eserleri odası, çini eserleri odası, saatler odası, hat eserleri odası, ahşap eserler odası ile harika bir avlu bulunuyor. 2006 yılında aslına uygun olarak restore edilen müzenin koleksiyonlarında ise Osmanlı döneminden çiniler, hat sanatı eserleri, antikalar, halılar, kilimler ve seccadeler gibi binlerce obje sergileniyor.

5. Yemiş Kapanı Hanı 

Selimiye Camii’nden çıktıktan sonra hemen karşı alanda yer alan arkeolojik alan Yemiş Kapanı Hanı olarak adlandırılan tarihi bir yer. Mimar Sinan tarafından yapılması istenen bu yapının amacı Osmanlı İmparatorluğu döneminde tek bir ürünün toptan satışı ile dağıtımının yapılacağı yer amacını güdüyor. Yemiş Kapanı Hanı, 2022 yılından bu yana Selimiye Camii Çevresi Peyzaj Düzenlemesi kapsamında konservasyon imalatları yapılarak arkeolojik gezi alanı olarak sergileniyor.

6. Eski Camii
Şehrin en eski camilerinden biri olan ve Ulu Camii olarak da bilinen Eski Camii, Yıldırım Beyazıt'ın oğlu Süleyman döneminde başlanmış ve 1414 yılında Çelebi Mehmet döneminde 10 yıllık bir sürede bitirilmiş etkileyici bir mimari eser. Kare planlı olarak inşa edilen ve 2000 metrekare gibi büyük bir iç alana sahip olan Eski Camii, dokuz kubbesiyle en güzel çok kubbeli Osmanlı camilerinden biri olarak gösteriliyor. Rumi ve geometrik desenlerle süslenmiş mihrabını mutlaka incelemeni önerdiğim tarihi yapı, aynı zamanda III. Mustafa ve II. Ahmet’in kılıç kuşandığı yer olmasıyla da ayrı bir öneme sahip.

7. Üç Şerefeli Camii
Kalem işi süslemeleri ile Edirne’nin en değerli yapılarından biri olan Üç Şerefeli Cami, celî sülüs ve celî ta’lîk yazılara ev sahipliği yapıyor. Avlu revaklarında hat sanatının eşsiz örneklerini görebileceğin caminin kalem işleri günümüze ulaşan erken Osmanlı dönemine ait en eski örnekler arasında yer alıyor. Osmanlı mimarisinde revaklı avlunun ilk kullanıldığı cami olma özelliğine de sahip olan Üç Şerefeli Cami, enine doğru gelişen tasarımıyla İstanbul camilerinin gelişimine de öncülük etmiş bir yapı.

8. Fatih Sultan Mehmet Müzesi
Üç Şerefeli Camii’nin hemen yanında yer alan Fatih Sultan Mehmet Müzesi’nde Fatih Sultan Mehmet’in hayatına dair kesitler ve balmumu heykeli yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet'in eğitim hayatının başladığı Saatli Medrese'nin restore edilmesiyle müzeye döndürülen yerde bugün İstanbul’un fethine kadarki süreçler resimlerle ve minyatürlerle aktarılıyor.

9. Bedesten Çarşısı
14 kubbesi ve dört kapısı bulunan Bedesten Çarşısı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de adı geçen bir yer. Evliya Çelebi Bedesten Çarşısı hakkında elmas takıların birkaç Mısır hazinesi değerinde olduğunu ve bunları altmış gece bekçisinin koruduğunu kaleme almıştır. Bedesten Çarşısı’nı bugün Edirne’nin alışveriş noktalarından biri olarak değerlendirebilirsin.

10. Tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı
Bir Mimar Sinan eseri olan Tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı 16. yüzyıl mimarisi örneklerinden. 1554'te inşa edilen yapı, döneminin kervansaray yapısını günümüze taşıyor. 100'e yakın dükkanın yer aldığı kervansaray taş işçilikleri ile öne çıkıyor. Bir kısmının otel olarak kullanıldığı Tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı’nı hem turistik hem de kültürel açıdan ziyaret edebilir, kahve molası için de uğrayabilirsin.

11. Edirne Büyük Sinagogu
Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ise 3. büyük sinagogu olan Edirne Büyük Sinagogu, 1492 yılında Fransız mimar France Depre tarafından inşa ediliyor. Viyana Sinagogu örnek alarak tasarlanan ve yıkılmasının ardından II. Abdülhamit'in emriyle aslına uygun olarak tekrar yapılan Edirne Büyük Sinagogu, Avrupa ve Türkiye’deki en büyük Havra kompleksine sahip olma özelliğini de taşıyor. Sinagog günümüzde restore edilerek yeniden kullanıma ve ziyarete açılmış durumda. Sarı renkli binası ve iç mekanın vitrayları ile hem dini hem de kültürel ziyaretlerin arasında mutlaka yer almalı.

Karaağaç'a doyamazsın

Tren İstasyonu, kara tren, Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Doğa Tarihi Müzesi, İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi gibi Edirne’de gezilecek birçok yeri barındıran Karaağaç, Meriç ve Tunca nehri ile köprülerine de uzanan ağaçlı yolu ile listende mutlaka yer almalı. Hem kültürel gezilerin hem de Edirne’nin en fotojenik noktalarının yer aldığı Karaağaç aynı zamanda kentin entelektüel karakterini de yansıtıyor. ‘Özel Korunaklı Destinasyon Alanı’ olan Karaağaç, Edirne’nin açık hava müzesi konumundaki özel duraklarından biri oluyor. Karaağaç Tren İstasyonu, İstanbul-Sirkeci-Pythion demiryolu üzerinde yer alan ilk istasyon olma özelliğini taşıyor. 4 Nisan 1873'te hizmete giren istasyon 2017 yılından bu yana Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak kullanılıyor. Mimar Kemaleddin tarafından neoklasik üslupta inşa edilen tren garı, Avrupa ile İstanbul'u birbirine bağlayan hattın önemli bir kısmını oluşturuyor. Tarihi tren garının önünde ise sembolik olarak kara tren yer alıyor.
 

Meriç'i mutlaka görün

Bulgaristan'dan başlayarak Edirne'de geçen ve Ege Denizi'ne dökülen Meriç Nehri, 490 kilometre boyunca uzanıyor. Türkiye'nin en büyük 10. nehri olan Meriç Nehri, Meriç Köprüsü ve doğal güzellikleri ile öne çıkıyor. Meriç Nehri’nin üstünde yer alan Meriç Köprüsü Padişah Abdülmecit tarafından 1842 yılından inşa ettiriiyor. 263 metre uzunlukta ve 7 metre genişlikteki Meriç Köprüsü, 12 sivri kemeri ile Osmanlı döneminin en güzel köprü örneklerinden biri olarak yerli ve yabancı turistler tarafından sıkça ziyaret ediliyor. Köprünün taş ayaklarına işlenmiş 12 hayvanlı takvimi, Selçuklu dönemini yansıtan süslemeleri ve sekiz köşeli yıldızları da incelemeyi unutma. Bulgaristan sınırında doğan ve 390 kilometre boyunca ilerleyerek Edirne'den geçen Tunca Nehri, çevresini saran doğal güzellikleri ve üzerinde inşa edilen tarihi köprüleriyle sevilen gezi alanları arasında. Edirne sınırında 12 kilometrelik bir güzergahta ilerleyen nehir, Meriç Nehri'nin ana kollarından biri. Tarih ve doğa gezilerinin değişmez adreslerinden biri olan, 1608 ile 1615 yılları arasında inşa edilen Tunca Köprüsü’nde özellikle kış aylarında kartpostal güzelliğinde kar manzaralarının harika fotoğraflarını çekebilirsin. 1488 yılı yapımı Sultan II. Bayezid Köprüsü ve Yalnızgöz (Tekgöz) Köprüsü’nü de yakından görebilirsin.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *