Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, ilçede bulunan anıtın yıkılmasına ilişkin açıklama yaptı. Yeğin, “Basın açıklamasının konusu son 3-4 gündür Sancaktep’de ortaya çıkan bir görüntü. Toplumun hemen hemen bütün kesimini ilgilendiren bir durum. Çünkü Sancaktepe Belediyesi halka ait olan bir kurum. Bu anıt projesi 2014 yılında belediye tarafından yapılmıştı. Ben o dönem de fikrimi söylemiştim. Bu anıtın buraya yakışmadığını söylemiştim. Anıt meselesini doğru anlamak lazım, anıt burada yapılmaz. İnsanların önünde fotoğraf çekebileceği, dolaşabileceği, toplanma alanı olabilecek alanda anıt yapılır” diye konuştu.
Hesabını halka vereceğiz
Yeğin, “Neden bu hale geldi, dinliyoruz, niye böyle yaptınız soruyoruz. Size verilen talimat bu değildi. Anıt oradan sökülecek ama sökülmesi başka yıkılması başka bir şey. ‘Efendim biz üzerindeki tuğraları, Selçuklu yıldızını aldık boyumuz yetmedi, makine yoktu sökemedik ondan dolayı devirdik’ diyorlar. Bunları bize anlatacaksınız. Bu kadar profesyonel çekim niye yapıldı? O çekim nerelere, niye servis edildi? Bunlarına hepsine bakacağız, konuşacağız. Bilinmesi gereken bir tane gerçek var. Biz bu kentte yaptığımız her şeyin hesabını halka vereceğiz. Beni buraya halk getirdi, buradan gitmeme de halk karar verecek” dedi.
Edebemizle işimizi yapıyoruz
Başkan Yeğin, “Bu süreç en çok beni üzmüştür. Ben buralara tırnaklarımla geldim. Emek vererek, mücadele ederek geldim. Biz haksız bir saldırıya maruz kalmış durumdayız, adaletsiz bir sürecin içerisinde kalmış durumdayız. Edebimizle, ahlakımızla işimizi yapmaya çalışıyoruz. Hiç kimseye bulaşmadan, geçmişle uğraşmadan, geçmişim bütün rezilliklerini bilip kapatarak, unutarak çalışıyoruz. Sancaktepeliler nasıl hizmet alır, Sancaktepe nasıl kalkınır derdimiz bu. Sadece işimize bakıyoruz. Biz bu vatana, topraklara işgal kuvvetleri olarak gelmedik. Sonradan göç etmedik. Biz buranın insanlarıyız, burada yaşıyoruz. Burada doğdum, büyüdüm. Sanki geçmiş bunların geçmişi, bunlar bir avuç azınlık. Bir avuç rant çetesi, bu memlekette dini eline geçirmeye çalışıyor, milli değerleri eline geçirmeye çalışıyor. Her şey bunların himayesinde, kontrolünde. Devletin sahibi bu millettir. Herkes aynı hassasiyetle bu geçmişe sahip çıkar. Biz devletlerarası bir ayrıma gitmiyoruz. Din hepimizin arkadaşlar. Din Allah’la kul arasında olan bir şeydir. Bunlar dini, milli değerleri siyasallaştırarak toplumu bölüp parçalayarak buradan kendilerine yol aramaya çalışıyorlar” diye konuştu.
Hepsini sorgulayacağız
Yeğin, “İnsan işin muhatabından bir dinler. Ne yapmaya çalıştınız arkadaş. Hangi belediye başkanı böyle yapılmasıyla ilgili talimat verir? Ben sökün demişim arkadaşlar yıkmış. Ben bakım yapın demişim, arkadaşlar kullanılamaz hale getirmiş. Ben gece sökün demişim arkadaşlar sabahın 09.00’unda sökmüş. Bunları biz sorgulayacağız, vatandaş bilsin. Sanki bu İstanbul fethedildiğinde yapılmış bir eser, sanki bu Ayasofya’nın küçük bir parçası, sanki burası bize Alpaslan’dan, gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet. 10 yıl önce yapılmış, yapılırken onda bile hırsızlık yaptıkları, onu bile kötü yaptıkları bir işle karşı karşıyayız. Madem o kadar değer veriyorsunuz 10 yıldır neden bakımını yaptırmadınız? Çürümüş” ifadelerini kullandı.
Türk bayrağı fırında satılmıyor
Yeğin, bu süreçte memleketinden inancına kadar her şeye laf söylendiğini ifade ederek “Biz ne yaptık? Biz ömrünü tamamlamış, olması gereken yerde olmayan eseri çıkardık yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin sembolü olan 36 metre yüksekliğinde bir Türk bayrağı koyacağız. ‘Biz tepki gösterdik diye Türk bayrağı koyacaklar’ diyorlar. Türk bayrağı fırında, bakkalda satılmıyor, 36 metre, üretimi 3,5 aydır yapılıyor. Bugün sipariş versen 6 ay sonrasına gün veriyor. Biz 19 Mayıs’a yetiştirmek için 10 kişiyi araya soktuk, 3,5 aya düşürdük” dedi.