Yüzde aniden gelişen kızarıklık, yanma hissi ve hassasiyet, çoğu zaman geçici bir cilt problemi olarak görülse de uzmanlar bunun daha ciddi bir tablonun habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Sevgi Kulaklı, halk arasında gül hastalığı olarak bilinen rozaseanın sanıldığından daha yaygın görüldüğünü söyledi. Doç. Dr. Kulaklı, özellikle sıcak hava, güneş maruziyeti ve baharatlı yiyeceklerin bu tabloyu tetikleyebildiğini belirtti.
Sıcak havayla alevlenebiliyor
Rozaseanın, yüz bölgesinde kızarıklık ve yanma ataklarıyla seyreden kronik bir deri hastalığı olduğunu ifade eden Kulaklı, gündelik hayatta sıradan kabul edilen bazı durumların hastalarda ciddi şikayetlere yol açabildiğini belirtti. Kulaklı, “Havaların ısınması, sıcak bir duş, baharatlı bir yemek veya güneşin altında geçirilen kısa bir süre. Birçok insan için sıradan olan bu durumlar, yüzünde aniden alevlenme ve yanma hissedenler için büyük bir kabusun başlangıcı olabiliyor. Tıp dilinde Rozasea, halk arasında ise Gül Hastalığı olarak bilinen bu kronik deri rahatsızlığı, sanıldığından çok daha yaygın görülüyor” ifadelerini kullandı.
Kızarıklıkla sınırlı değil
Doç. Dr. Kulaklı, rozaseanın yalnızca yüzdeki kızarıklıkla sınırlı bir hastalık olmadığını, farklı belirtilerle de ortaya çıkabildiğini vurguladı. Kulaklı, “Hastalarda yalnızca kızarıklık değil, zaman zaman sivilcelenme atakları da görülebilir. Bunun yanında gözde yanma, batma, kuruluk ve tekrarlayan arpacık gibi şikayetler de tabloya eşlik edebilir. Nadir durumlarda burun bölgesinde büyüme ve yüzde şişlik gibi belirtiler de görülebiliyor. Hastalarımız genellikle ciltte hassasiyet ve dış etkenlere karşı tolerans azalması şikayetleriyle başvuruyor” diye konuştu.
Başlıca tetikleyicilere dikkat
Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın etkili olduğunu söyleyen Kulaklı, bazı çevresel faktörlerin de rozaseayı tetiklediğini ifade etti. Kulaklı, “Bazı çevresel faktörlerde hastalığı tetikliyor. En önemli tetikleyiciler arasında güneş ışınları yer alıyor. Bunun yanı sıra sıcak ortamlar, hamam, sauna, sıcak duş, yemek ve buhar maruziyeti, acılı ve baharatlı yiyecekler ile alkol de hastalığı alevlendirebilir” dedi.
Kontrol altına alınabiliyor
Rozaseanın ömür boyu sürebilen kronik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Kulaklı, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini söyledi. Kulaklı, “Bu hastalık tamamen geçmese de doğru tedavi ve uygun yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir. Tedavi; hastalığın tipine göre krem, ağızdan ilaç ya da lazer uygulamaları şeklinde planlanabilir. Hastalığın yönetiminde en önemli nokta tetikleyici faktörlerden kaçınmak. Rozasea hastalarının yaşam boyu bu tetikleyicilere dikkat etmesi gerekiyor. Bu sayede ataklar azaltılabilir ve hastalık daha kolay kontrol edilebilir” ifadelerini kullandı.
Kalıcı hasar önlenebilir
Uzmanlara göre yüzdeki kızarıklık ve yanma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi, hastalığın erken dönemde fark edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Erken tanı sayesinde ciltte kalıcı hasar oluşmasının önüne geçilebileceği, doğru tedavi ve düzenli takip ile hastaların yaşam kalitesinin artırılabileceği belirtiliyor.
DHA