Bursa İBB'yi gölgede bırakır
Bursa'da yürütülen soruşturma kapsamında Mustafa Bozbey'in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından, Büyükşehir Belediye Meclisi 9 Nisan'da yeni başkan vekilini seçmek için olağanüstü toplanacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin AK Parti'ye geçeceği ile ilgili yorum yapan Mert, “Meclis çoğunluğu AK Parti’nin elinde. Bu konuda birkaç noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle, 2024 seçimlerinde Bursa’da aday çıkaracak başka kimse yok muydu da Cumhuriyet Halk Partisi adına Mustafa Bozbey aday oldu? Bozbey, Bursa’da tanınan ancak siyasi manevraları ve yaptıklarıyla ilginç, CHP kimliğini pek yansıtmayan bir karakter. Eğer gerçekten CHP’li olsaydı, zaten bu usulsüzlükleri yapmazdı ve başına bunlar gelmezdi. Bakın, kendisi eski belediye başkanlarına makam araçları, şoförler ve çeşitli imkanlar sağlıyor. Eski siyasilere bu tarz jestler yapmasının sebebi, kendi usulsüzlüklerine göz yumulmasını sağlamaktır. Bir belediye başkanı Bursa halkına hizmet etmelidir, görevi bitmiş eski başkanlara değil. Mustafa Bozbey'in Bursa’da sağlıklı işler yapmadığı zaten biliniyordu. Edindiğim istihbarata göre, dokunulmazlık karşılığında iki kez AK Parti’ye geçmek için hamle yapmış ancak kabul görmemiş.Son yıllardaki belediye operasyonlarını yanlış bulmuyorum; yeter ki adil olsun ve parti gözetilmeksizin herkese eşit uygulansın. Mustafa Bozbey, Bursa halkı tarafından düzensizlikleriyle bilinen bir isimdir. Hatta bazıları, Bursa’daki bu olayların İBB davasını bile gölgede bırakacağını söylüyor. Bekleyip göreceğiz, Bursalılara geçmiş olsun.

Sorunlu tipleri aday yaptılar
Aydın Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler'in belediye personeliyle yaşadığı ilişki sonrası istifa etmesini değerlendiren Mert şunları söyledi:”Aslında istifa etmiyor, istifa ettiriliyor. Aydın Köşk Belediyesi AK Partili bir belediye. Böyle bir olay ortaya çıkınca parti yetkilileri hemen müdahale edip bu durumun değerlerine uygun olmadığını belirterek istifasını istiyorlar; orada hiyerarşik bir düzen var. CHP’ye baktığımızda ise Özgür Özel’in "Belediye başkanlarımıza iyi davranalım, elimizde başkan kalmayacak" dediğini duyuyoruz. Sorun şu ki; aday belirlerken doğru isimleri seçmediler. Nerede sorunlu tip varsa aday yaptılar, şimdi de bedelini ödüyorlar. Örneğin Bolu Belediye Başkanı, eski genel başkanına saygısızlık yapıp koltuk fırlatıyor ama tekrar aday gösteriliyor. Siyasi Partiler Yasası değişmediği sürece bu düzen düzelmez. Bir belediye başkanı uygunsuz bir iş yapmışsa, partisi ona sahip çıkmamalıdır. CHP, hakkında pek çok iddia olan Uşak Belediye Başkanı'nı hala partide tutuyor. Cesaretleri mi yok yoksa başka bir çekinceleri mi var, anlamak güç. Benim bildiğim CHP, vatanı ve milleti için gerekirse maaşsız çalışan insanların partisidir. Ancak bugünkü tabloda milyon dolarlar, rüşvet iddiaları ve özel hayat skandalları havada uçuşuyor. Mevcut iktidardan memnun olmayabilirim ama bu yönetimin de Türkiye için doğru çalıştığına inanmıyorum.
İnsanlar uyanık olsun
2000 yılında Büyükçekmece'de yayınlanan Hürbakış Gazetesi'nin satın alınarak kara para aklama iddialarına konu olması ve Mert'in de o dönemde söz konusu gazeteden ayrılarak n kendi gazetesini kurması dikkat çekmişti. Yayında Mert'e yeniden hatırlatılan bu konuya yorumu şöyle oldu: 2001 yılında Hürbakış gazetesinin genel müdürüydüm. Patronum bir gün gelip gazeteyi Ahmet Hamdi Pınarcık’a sattığını söyledi. Araştırdığımda bu kişinin Ali Müfit Gürtuna döneminde İBB’yi dolandırıp yurt dışına kaçan bir yapıyla bağlantılı olduğunu ve kara para akladığını gördüm. Bana yöneticilik ve ortaklık teklif etmelerine rağmen "Ben bu işte yokum" diyerek ayrıldım ve Haberdar Gazetesini kurdum. O dönemde İGDAŞ yolsuzluğu gibi büyük olaylar yaşanıyordu; insanların yatak altlarından milyon dolarlar çıkıyordu. Gürtuna dönemi bu açılardan çok tartışmalıdır. Gürtuna bugün çıkıp iktidarı eleştiriyor ama geçmişte neler olduğunu biliyoruz. Ayrıca o dönem bu işlere adı karışan bazı isimler bugün hala ünlü gazeteciler olarak ekranlarda boy gösteriyor. İnsanların bu geçmişi araştırmasını ve olup bitene karşı uyanık olmasını öneririm.”
Sosyal medya kararını destekliyorum
Sosyal medyaya kimlikle giriş sisteminin yeniden gündeme gelmesini değerlendiren Mert kararı doğru bulduğunu söyledi: Bu özgürlüğe müdahale değildir. Gerçek kimliğinle girip fikrini makul bir şekilde ifade edebilirsin. Bugün sahte hesaplar üzerinden insanlara küfredip kaçan binlerce trol var. Cem Yılmaz gibi isimler bile bu tacizler yüzünden sosyal medyayı bıraktı. Eğer bir şey söyleyeceksen kimliğini gizlemeden söylemelisin. Bu proje hayata geçerse büyük bir başarı olur; hakaret eden ve ne konuştuğunu bilmeyenler bu cesareti bulamaz.
Suçsuzlar özgürlüğüne kavuşsun
İBB davasında 18 kişinin tahliyesini yorumlayan Mert “Karar vermek yargının işidir ancak insani açıdan bakarsak; aralarında sadece şoförlük veya sekreterlik yaptığı için yargılanan, suçsuz insanlar varsa bir an önce ailelerine kavuşmaları gerekir. Ortada 4.000 sayfalık bir iddianame var, dava siyasi olarak yorumlanabilir ama yargı sürecine de güvenmek zorundayız. Umarım suçsuz olan herkes özgürlüğüne kavuşur.
Büyükçekmece’deki kentsel dönüşüm sorunu
Büyükçekmece'deki MK sitesi sakinlerinin "rantsal değil kentsel dönüşüm" diyerek tepki gösterdikleri dönüşüm hakkında konuşan Mert, bu konuda çok fazla şikayet aldığını söyleyerek “ MK sitesinde 312 bağımsız bölüm var. Site sakinleri farklı şirketlerden teklif alırken, bir grup insanları tehdit ederek imzaya zorlamaya çalışmış. Henüz resmi bir anlaşma yokken şantiye binası kurup psikolojik baskı yapmışlar. Site sakinleri CİMER’e, adliyeye ve belediyeye başvurmuş ama sonuç alamamışlar. Devletin kurumları bu tarz zorbalıklara izin vermemeli. Bakan Murat Kurum her fırsatta kentsel dönüşümü desteklediklerini söylüyor, o halde bu tarz mağduriyetlere müdahale edilmeli. İnsanlar sadece daha şeffaf ve güvenli bir süreç istiyorlar. Yetkilileri bu sesleri duymaya davet ediyorum.
Balcıoğlu ile mahkemede görüşeceğiz
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun hakkında açtığı davaları memnuniyetle karşıladığını ifade eden Mert “ Mahkemede görüşecek olmamız harika. Şikayetçi olan esnaflar, işe girmek veya kaçak yapısını kurtarmak için para verenler mahkemeye gelecek ya da belgelerimizi sunacağız. Villalar, tapular ve paranın kaynağına dair her şey yargı önünde konuşulacak. Fakat bugün başka bir konuyu da gündeme getireceğim. Kişisel olarak da hayret içindeyim; Bora Bey Belediye Başkanı olduktan sonra kendi ailesiyle bile arasına mesafe koydu. Kız kardeşinin düğününe eşini götürmemesi gibi garip durumlar var. Ayrıca çocuklarının okulda "Benim babam belediye başkanı, istediğiniz sanatçıyı getiririm" dediği, diğer çocukların ise "Senin babanın Dubai parasını benim babam verdi" diye karşılık verdiği konuşuluyor. Bunlar trajikomik olaylar. Silivri halkı adına üzülüyorum ama mahkemede hesaplaşacağız.
Futbolda iyi bir ivme yakaladık
24 yıl aradan sonra Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılma hakkı elde etmesinin gurur verici olduğunu söyleyen Mert, futbolcuları şöyle yorumladı: 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’nda olmak gurur verici. Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız gibi dünya çapında oyuncularımız var. Kalecimiz Uğurcan'ın performansı bizi buraya taşıdı. Federasyonun ve sistemin eksikleri olsa da futbolda iyi bir ivme yakaladık. Ayrıca ligdeki şampiyonluk yarışının son haftaya kadar sürmesini ve hak edenin kazanmasını diliyorum.”
Erbil'in trajik travmaları var
Mert, Mehmet Ali Erbil'in 91 yaşında hayatını kaybeden annesi Yurdagül Eken'in cenazeye katılmamasını şu sözlerle yorumladı: Mehmet Ali Erbil'in annesine büyük bir kırgınlığı vardı. Çocukluğunda üvey babasından şiddet görmüş, annesi ise eşinin baskısıyla oğlunun kıyafetlerini bile yıkamamış. Erbil bu acıları atlatamamış belli ki. Onun bugün "çılgın" olarak nitelendirilen davranışlarının ve absürt hayat tarzının altında aslında çocuklukta yaşadığı bu trajik travmalar yatıyor. Bu yüzden kendisine artık sadece üzülüyorum ve Allah yardımcısı olsun diyorum.