Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Az bulutlu
18°
Ara
Damga Medya Geçen salı bir kayak merkezinden gelen çok önemli "ibrahim" istihbaratı

Geçen salı bir kayak merkezinden gelen çok önemli "ibrahim" istihbaratı

GEÇEN SALI BİR KAYAK MERKEZİNDEN GELEN ÇOK ÖNEMLİ “İBRAHİM” İSTİHBARATI

Okunma Süresi: 8 dk

Dışişleri Bakanlığının Instagram sayfasından 48 saat önce bir paylaşım yapıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 13-14 Eylül günleri Şam’a yaptığı ziyaretin görüntüleriydi.
İlk bakışta bakanlığın rutin bir ziyaret paylaşımı olarak görülüyordu.
Ancak paylaşılan görüntülere dikkatle bakınca, bakanın Şam’da ziyaret ettiği yerlerin de haritası ortaya çıkıyordu.

BAKAN EMEVİ CAMİ VE SELAHADDİN EYYUBİ TÜRBESİNİ NEDEN ZİYARET ETTİ

Anadolu Ajansı’nın haberlerinden de teyidettiğime göre bakan Şam’da şu tarihi/dini yerleri ziyaret etmiş. Emevi Camii, Muhyiddin İbnü’l-Arabi Camii ve Türbesi, Mevlana Halid-i Bağdadi Türbesi, Selahaddin Eyyubi Türbesi, Türk Hava Şehitliği ve Süleymaniye Külliyesi de vardı.

ZİYARETİN GERÇEk NEDENİ HERKESİN BİLDİĞİ BİR SIR

Bakanının resmi bir ziyaret gerekçesi vardı.
Ancak bütün Orta Doğu başkentlerinde bu ziyaretin adı konmayan gerçek gerekçesi biliniyordu:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şam ziyaretini organize etmek.
Erdoğan’ın Orta Doğu’daki yeri açısından sembolik anlamı çok yüksek bir ziyaret olacak bu.
Bir tür “Orta Doğu’da güç gösterisi” yani… 
O nedenle hem Dışişleri hem MİT bu tarihi ziyaret için kapılar ardında muazzam bir çalışma yapıyor.

ZİYARETİN TARİHİ KONUSUNDA HERKESİN VERDİĞİ TARİH: “YAKINDA”

Ancak ziyaretin tarihi hala belli değil.
Dün hem Ankara hem Şam ve Arap medyasında yaptığım araştırmada ortaya çıkan tablo şu:
Hemen hemen bütün kaynaklar ziyaretin tarihi için aynı ifadeyi kullanıyor:
“Yakında…”
Peki o “yakında” ne zaman?
Tahminim Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sonrasında olacak.

BAZI KİŞİLERE GİDEN 21 EYLÜL NEW YORK DAVETİYESİ

Bunun için biraz New York kulislerine girelim.
Bugünlerde Ankara’da ve New York’ta bazı kişilerin önünde bir davetiye var.
21 Eylül akşamı New York’ta, Cipriani’nin dev salonunda “Türk Amerikan ilişkilerinin 100’ncüyılı dolayısıyla bir davet verilecek, onun “Inviation card’ı” bu.

DAVETİYENİN ALTINDA EV SAHİBİ OLARAK KİMLER VAR

Davet ev sahipleri şunlar:
Amerikan Ticaret Odası, Türk Amerikan İş Konseyi…
Bir de New York’lu bir çift.
Louise ve Hamdi Ulukaya.

MEKKE ZİRVESİ SONRASI İLK ERDOĞAN TRUMP GÖRÜŞMESİ O DAVETTE  OLABİLİR Mİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu davete katılacak mı?
Katılıp katılmayacağı konusunda henüz resmi bir açıklama yok.
Tahminim katılacak.
Tabi Türk-Amerikan ilişkilerinin 100’ncü yılı olunca şu soru da akla geliyor.
ABD Başkanı Trump da katılacak mı Cipriani’deki bu geceye?
O konuda da açıklama yok.

TAHMİNİM KATILIRSA HER İKİSİ BİRLİKTE KATILIR

Bence tam zamanında çok iyi düşünülmüş bir davet.
Tahminim katılırsa ikisi birlikte katılır…
Yoksa çift taraflı bir kutlamaya tek Cumhurbaşkanın katılması şık bir manzara olmaz.
Katılırsa, Mekke Anlaşması sonrasında ilk buluşmaları olacak.
Hem Türkiye hem Orta Doğu hem Doğu Akdeniz hem Avrupa için çok güzel bir fotoğraf olur bu.

PROGRAMDA KİM VE NE VAR MERAK EDİYORUM

Gazeteciler açısından da  bol kulisli bir gece olacak bu.
Davetiyede önce bir kokteyl resepsiyon, sonra da yemek ve program görünüyor.
Doğrusu programda ne olacak merak ediyorum. 

BİZ BU ZİYARETİ BEKLERKEN ORTA DOĞU’DAN ÇOK ÖNEMLİ 2 İSTİHBARAT DAHA GELDİ

Konumuza dönelim. 
Dolayısıyla Cumhurbaşkanı 20 Eylül’den itibaren New York’ta olacak.
Bu durumda Şam ziyareti Ekim ayı başına kalıyor demektir.
Biz bu Şam ve New York ziyaretlerini beklerken, aynı bölgeden son 2 hafta içinde çok önemli iki istihbarat geldi.

AĞUSTOS AYI SONUNDA AKDENİZ SEMALARINDA 6 ESRARENGİZ JET

Ağustos ayının son haftasında Mısır semalarında 6 jet uçağı belirdi.
Hava kontrolu yapan askeri istihbarat kuruluşları için tam anlamıyla sürpriz bir gelişmeydi.
Çünkü Mısır hava sahasında uçan 6 jet bu bölgede ilk defa görülen savaş uçağı tipleriydi.
“J-16” adı verilen uçaklardı bunlar.
Çin Hava Kuvvetlerine ait, en yeni nesil savaş uçaklarıydı.

ALTI JET İSRAİL VE TÜRKİYE’NİN İKİ ADIM ÖTESİNDE TATBİKAT YAPIYOR

Uçakların altısı da ağır silahlarla yüklüydü.
Bu uçakların giriş nedeni de ilginçti.
Mısır’la birlikte ortak tatbikat…
Ve bu tatbikat İsrail’in bir adım ötesinde yapılıyordu.
Tabi ki bizim de iki adım ötemizde.
Çin Hava Kuvvetleri ilk defa bu kadar uzak bir bölgeye geliyordu.
Geliyorum bizim açımızdan da önemli noktaya.

BU 6 UÇAK 6000 KM MESAFEYİ NASIL GELDİ

Çin uçakları 6 bin kilometrelik mesafeyi uçarak nasıl geldiler?
İki yolla…
Yol boyunca YY-20 Çin yapımı tanker uçaklarla yakıt ikmali yaptılar.
Bir de…
Pakistan’ın Karaçi şehrine inip ikmal yaptılar.
Yani bizim “Mekke Anlaşması müttefikimizden ” birinin topraklarına…

BATILI BİR UÇAKLA İLK GERÇEK İT DALAŞI TATBİKATI

Altı Çin uçağı bu manevra sırasında kendileri açısından çok önemli bir de eğitim yaptı.
Fransız yapımı Rafale uçakları ile karşılıklı savaş tatbikatı imkanı buldular.
Yani NATO üyesi ülkelerin envanterinde olan bir uçakla karşı karşıya savaş tatbikatı yaptılar. 
Bunu da Mısır Hava Kuvvetleri’nin elindeki Rafale’lerle gerçekleştirdiler.
Kısaca 6 Çin J-16 uçağın pilotları evlerine bu gerçek “İt dalaşından” topladıkları bilgilerle dönüyor.

TATBİKAT DEVAM EDERKEN 1 EYLÜL GECESİ KAHİRE’YE İNEN DEVLET BAŞKANI

Tatbikat devam ederken 1 Eylül gecesi bir şey daha oldu.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping o gece resmi ziyaret için Kahire’ye ayak bastı.
Böylece askeri ayağından sonra bu olayın siyasi ayağı da tamamlandı.
Tanık olduğumuz bu olayın anlamı şu:
Çin artık, hem siyasi hem askeri olarak Doğu Akdeniz’e inmiştir.

AYNI GÜNLERDE İKİ VESAYET GÜCÜ HAREKETE GEÇİYOR

İşte tam bu günlerde iki beklenmedik olay daha meydana geldi.
İran bu bölgedeki iki “Vesayet gücünü” çok aktif biçimde harekete geçirdi.
Irak’taki İran yanlısı guruplar Suudi Arabistan’ın Hürmüz kıyısındaki petrolünü Kızıldeniz tarafına taşıyan petrol boru hattını füzelerle vurdu.
Aynı günlerde Yemen’deki İran yanlısı Hussi’lerde önce Kızıl Deniz’in Sonra Suudi Arabistan’ı vurmaya başladı.

SON 24 SAATTE GELEN EN VAHİM HABER: MEKKE’YE YAKIN HEDEFLER  VURULUYOR

Ancak son 24 saatte öyle bir haber geldi ki…
Bütün dengeleri değiştirebilecek güçteydi.
Hussiler Mekke’ye çok yakın hedefleri vurmaya başlamıştı.
İşte son 24 saatte bölgeden gelen en tehlikeli istihbarat buydu.
Çünkü Hussiler resmen en kutsal bölgeleri vuruyordu. 
Nitekim ilk tepki Pakistan başbakanından geldi. 

MEKKE ANLAŞMASINI İMZALAYANLARIN ÜÇÜNE BİRDEN SALDIRI MI

İran yanlısı vesayet savaşçıları u füzeleri resmen “Mekke Mutabakatının kalbine” atıyordu.
Mekke Mutabakatı ilk ciddi sınavı ile karşı karşıkarşıyadı.
Anlaşmanın şartları tam olarak açıklanmadı ama bütün başkentlerde şu bilgi yayıldı.
Müttefiklerden birine yapılacak saldırı ötekine de yapılmış sayılacaktı.
Ama şimdi bambaşka bir durum ortayla çıkmıştı.
İran Hussiler aracılığıyla üç müttefikin de ortak kutsalı sayılan Mekke çevresini saldırıyordu.
Diyeceğim durum çok kritik.
Hussilere karşı bir savaşın, aynı zamanda Irak’taki İran yanlılarına ve bizzat İran’a karşı bir savaş anlamına geleceğini söylemek herhalde yanlış olmayacak.

AYNI GÜN BİR KAYAK MERKEZİNDEN GELEN GİZLİ TOPLANTI İSTİHBARATI

İşte tam böyle bir dönemde ve aynı gün (Salı) Almanya’nın gözlerden uzak bir kayak merkezinden bomba gibi bir istihbarat daha geldi. 
Bu kayak merkezinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından kapalı bir askeri toplantı düzenlenmişti.
O da ilk bakışta normal bir askeri toplantı gibi duruyordu. 
Ama istihbarat biraz derinleşince ortaya bambaşka bir tablo çıktı. 

SUUDİ VE İSRAİL ASKERLERİ KAYAK MERKEZİNDE AYNI MASADA

Katılanlar çok ilginçti. 
Toplantıya İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Suudi Arabistan’ın askeri liderliği ve ABD CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Mısır’ın üst düzey askeri temsilcileri katılmıştı. 
Görüşmenin ana başlıkları şuydu: 
İran savaşı, bölgesel güvenlik ve Husilerin Suudi Arabistan’a saldırıları. 
Bu resmen, ABD’nin organize ettiği çok taraflı ve gizli/kapalı bir askeri toplantıydı. 

TOPLANTIDAN SIZAN  “İBRAHİM” İSTİHBARATI

En önemli yanı ise şuydu
Suudi Arabistan’la İsrail arasında diplomatik ilişkiler bulunmadığı halde Suudi Arabistan üst düzey bir askeri temsilcisini buraya göndermişti.
Toplantıdan sızan bir istihbarat daha vardı. 
ABD Suudi Arabistan’a “Bir an önce İsrail ile “İbrahim anlaşmalarına” katıl” mesajı verilyordu ve kayak merkezindeki bu toplantıda bu baskısını iyice arttırmıştı.

MEKKE ANLAŞMASININ ÜYESİNE İBRAHİM ANLAŞMASI MESAJI

Türkiye bu masada yoktu ama bizi çok ilgilendirecek konu masadaydı.
Mekke Anlaşmasına imza atan bir ülkeye “Sen İbrahim Anlaşmalarına katıl” mesajı veriliyordu.
Bu durumda; 
Hussilere karşı ortak bir güç oluşturulduğu taktirde Mekke Anlaşmasının öteki iki üyesi, Türkiye ve Pakistan ne yapacaktı…
Orta Doğu’da herkesin bildiği bir sır daha var. 

TRUMP AYNI BASKIYI EL ŞARA’YA DA YAPIYOR

Trump aynı baskıyı, yani İbrahim Anlaşmasına girmesi telkinini Suriye Devlet Başkanı El Şara’ya da yapıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce New York sonra Şam ziyareti öncesinde Orta Doğu’dan ve bir kayak merkezinden gelen hayati derecede önemli üç istihbarat bunlardı.
Üstelik herkese açık bilgilerdi.

(*) İbrahim Anlaşması, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesini amaçlayan anlaşma.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *