ÖZEL HABER:
MEHMET MERT
Damga Tv'de yayınlanan Damga Business programının bu haftaki konuğu Eski Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu oldu. Gazeteci Mehmet Mert'in sorularını yanıtlayan Kadıoğlu; belediyecilik tecrübelerinden iş dünyasına, şehirleşmeden yatırım süreçlerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Esenyurt'ta başkanlık yaptığı dönem boyunca her zaman halkın içinde olduğunu anlatan Kadıoğlu, “Ben hiçbir zaman koltukta oturarak belediye yönetmedim. Makamda oturmadım. Her zaman meydanlarda, sokaklarda halkın içindeydim, bugün de öyleyim” dedi.
Esenyurt'ta olanlar tesadüf değil
Esenyurt'un bugün kayyum tarafından yönetilmesinin nedenlerini de anlatan Kadıoğlu, ilçede gelinen bu noktanın asla tesadüf olmadığını belirtti. Kadıoğlu, “Türkiye dünyanın en önemli güçlerinden birisi. Bir imparatorluk devamı. Ve kuralları olan bir devlet. Her devlet ayakta kalmayı becerebilmeli. Türkiye'de yıkılmamak üzere bazı kıstasları uyguluyor. Ülkemizde bu ülkeyi kuran kitle; Türkler ve Kürtler, diğer azınlıklar. Dış güçler bunu bilerek bazı şeyleri kaşıyor. İsrail mesela; Avrupalı güçler, ABD'liler. Bütün bunlar Ortadoğu'daki Kürtleri ayrı bir yerde konumlandırmak istiyor. Türkiye ise buna rıza göstermiyor sadece Türkiye değil. Türkiye'deki Kürt halkının da buna rızası yok. Devlet de bu manzarayı görüyor. Devlet bu ortamda siyaset yapanları da takip ediyor. Acaba halk için faydalı bir iş mi yapıyor yoksa yanlış bir iş mi yapıyor? Devlet bunu denetliyor. Bu da doğaldır. Esenyurt'ta olup bitenlerde şu an bu anlattıklarımın bir yansıması. Kent sosyolojisi başka bir şeydir. Bunlara dikkat etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
44 gün hapis yattım
Devletin her şeyi kayda aldığını anlatan Necmi Kadıoğlu, kendisinin de geçmişte hapis yattığını söyledi. Kadıoğlu, “Geçmişte ben de 44 gün hapis yattım. İşkence gördüm. Türlü zorluklar yaşadım. Devlet kimseye imtiyaz tanımıyor” hatırlatmasında bulundu. Bugün sadece CHP'lilerin değil kendisi dahil birçok AK Parti mensubunun da yargıdan muaf olmadığını kaydeden Kadıoğlu, “Mesela eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. Kendisi benim hakkımda 4 tane soruşturma açtırmış. Maalesef bunlar olağan şeyler” diye konuştu.
Belediyede ne işin var dediler
Esenyurt Belediyesi'nde kayyum Can Aksoy yönetimini ziyaret ettiği gün başına gelenleri de anlatann Necmi Kadıoğlu, “Esenyurt'ta Belediye Başkanvekili Can Aksoy'u ziyaret ettim. Ziyaret esnasında bir CHP'li arkadaş benim fotoğrafımı çekip, Halk Tv'ye gönderdi. Sonra beni Halk Tv'den birisi aradı. “Siz belediyede geziyormuşsunuz...” dedi. Ben de espri yaptım; “Burada oturan herkesin koltuğunu ben satın aldım” dedim. Yani ben orada hayırlı olsun ziyaretine gitmişim. Soruşturmalarımız da var. Soruyoruz, konuşuyoruz. Bundan tabii ne olabilir?” dedi.
Esenyurt'ta kentli insan yok
Esenyurt'un sık sık gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine konu olmasının nedenlerini de değerlendiren Kadıoğlu, Esenyurt halkının büyük çoğunluğunun kentli olmadığını ifade etti. Kadıoğlu, “Esenyurt'ta olay olur. Niye olur? Esenyurt'ta yaşayan insanların profiline bak. Anadolu'dan göç etmiş bir nesil yaşıyor ağırlıkla. Bunların şehir hayatına alışmaları kültür açısından zaman ister. Bugün Esenyurt'taki Karslı ile Beykoz'daki farklıdır. Esenyurt'taki hala şehir hayatına alışmamış. Gençler alışıyor ama eski kuşak maalesef. Yazın bakın hepsi köye gidiyor” diye konuştu.
Esenyurt bölünmez
Esenyurt'un ilerleyen dönemde bölünebileceği yönündeki iddiaları da cevaplayan Kadıoğlu, “Esenyurt'un üçe, beşe, ikiye bölünme durumu olmaz. Bunlar boş iddialar. Hep bir nüfus çok, nüfus çok deniyor. Esenyurt'ta ben geldiğimde 250 bin nüfusu vardı. Ama herkes 400 bin diyordu. Bugün de benzer bir algı var” dedi.
Esenyurt'ta nerede yeşil vardı?
Esenyurt'u çok ciddi yapılaşmaya açtığı eleştirilerine de yanıt veren Necmi Kadıoğlu, “Esenyurt'u betona gömdünüz diyorlar. Esenyurt'ta yeşil vardı da biz mi katlettik. Nerede yeşil vardı Esenyurt'ta. Büyükçekmece'de de gökdelenler, yüksek katlı binalar yapılamaz mıydı? Yapılırdı. Ama orası heyelan bölgesi. Her taraf kayıyor. Yapmadılar değil yapamadılar. Esenyurt'ta imkan vardı yapıldı” diye konuştu.
Kadıköy'e asla gitmem
Esenyurt'ta yaşadığını ve yaşamaya devam edeceğini de anlatan Kadıoğlu, “Esenyurt'u seviyorum. Kadıköy'e gitmem. Esenyurt'ta yaşarım. Esenyurt'ta sokağa çıktığım zaman hep sevgi, saygı görüyorum. İnsanlar geliyor, derdini ve sıkıntısını da anlatıyor. Esenyurt'ta yaşamaktan çok memnunum” dedi.
Kayyumlara karşıyım
Kayyum uygulamasına karşı olduğunu da vurgulayan Necmi Kadıoğlu, “Halk Ahmet Özer'i seçti. Seçildi ama Ahmet Özer'i kim tanıyordu? Yüzde 55 oy aldı. Ben 3 dönem Esenyurt'ta kendimi yırttım yüzde 48'den çok oy alamadım. Şimdi bu ne diyeceğiz. Orada bir ittifak yapıldı ve öyle kazanıldı. Kazandı iyi güzel. Ama dedim ki meydanlarda kışkırtmalar yapma. Devlet bunları bırakmaz. Bırakmadı da. Ama şunu söyleyeyim ben kayyum uygulamasına karşıyım. Sadece Esenyurt değil Türkiye genelindeki tüm kayyumlara karşıyım. Benim oğlum Samsun'da doktor. Devlet dedi ki seni Suriye'ye gönderiyorum. 1 aylığına. Devlet gönderiyor. Kayyum uygulamasında da kayyum olarak atanan kişi görevini yapmak zorunda. Ona yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.
Politikayı bıraktım siyasete devam
Siyasete devam edip etmeyeceği sorusuna da yanıt veren Kadıoğlu, “Necmi Kadıoğlu ölünceye kadar siyaset yapar ama politikayı bırakmıştır. Siyaset ayrı şey politika ayrı şey. Siyaset devam ediyor. O bir yaşam tarzı. Ben şimdi hala insanlara bir şeyler anlatıyorum. Ama siyasette insanlara şu partiye oy verin vs demiyorum” dedi.
Ülkede bir CHP cenazesi var
Türkiye siyasetinin yarınlarında neler olacağını da anlatan Kadıoğlu, “Siyasette henüz vakit erken. Genel seçimlere daha var. Ne olacağı belli değil. Ülkede bir cenaze var. CHP cenazesi var. Bak bizi masa başında, televizyon başında 6 yıldır yoruyor. Her akşam onları dinliyoruz; değişim, masa kurulması, ayrılık şu bu diye. 6 yıldır CHP dinliyoruz. Sonuç ortada. Ama bugünden sonra CHP'de ne olacak? Ayrılık mı olacak yeni parti mi olacak ne olacaksa bu tablo Türkiye'yi çok etkileyecek.
Türkiye'nin henüz savaşı bitmedi. Türkiye güçlü olmak istiyor. Üçüncü Dünya Savaşı kapıda. Türkiye'nin savrulmaması lazım. O yüzden Türkiye'nin başında Recep Tayyip Erdoğan gibi çok güçlü bir isme ihtiyaç var. Şunu söyleyeyim; Türkiye'deki olaylara hiç kimse moralini bozmasın. Sular akar durulur. Türkiye'de de siyasi yapılanmalarda bir takım parazitler, sıkıntılar var. Bunlar iyice karışmayınca durulmaz. Bırakın karışsın. En kolay şey şu; bunu falanca yaptı. Hiçbir alakası yok. Devlet çok büyük. Hakimi var, savcısı var, polisi var, askeri var. Devlet yapılanması çok güçlü. Bu Osmanlı Devleti'nden bugüne değin böyle” dedi.
Kılıçdaroğlu'nu ciddiye almam
CHP'nin başına mutlak butlan ile gelen Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da konuşan Necmi Kadıoğlu, “Kılıçdaroğlu'nun gelmesi hata. Kılıçdaroğlu'nu hiç ciddiye almam. Bu ülkeye tüm pislikleri getiren adam bu adam. EYT'yi o çıkardı, taşeron yasasını o getirdi, sürekli yalanlar üzerine yalan kurdu. Çok kötü bir yönetim sergiledi. Şimdi Özgür Özel kötü ama Kılıçdaroğlu ondan da kötü” diye konuştu.