CHP AVCILAR'DA BÜYÜK ÇATLAK
Yıllardır CHP'nin iktidarda olduğu Avcılar'da parti içi siyasette sular durulmuyor. Geçtiğimiz günlerde Ekrem İmamoğlu'na yakınlığıyla bilinen CHP Avcılar Meclis Başkanvekili Ufuk İnan'ın yeniden bu göreve aday gösterilmemesi sonrası önceki gün de yine İmamoğlu'na yakın isimlerden partinin Grup Sözcüsü Deniz Bekiroğlu'nun görevden alınması ortalığı karıştırdı. Eleştirilerin hedefindeki isim İlçe Başkanı Ahmet Selçuk Gök; “Değişimcileri tasfiye mi ediyor?” sorusuyla gündeme geldi.
Parti içinde ayrışma mı var?
Avcılar'da ortaya çıkan tabloda Ekrem İmamoğlu'na yakın isimler Belediye Meclisi'nden uzaklaştırıldı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun en yakınındaki isimlerden biri olan Meclis Grup Başkanvekili Ufuk İnan'ın yerine İlçe Başkanı Ahmet Selçuk Gök'ün de desteğiyle Muharrem Çam seçildi. Partinin Meclis'teki sözcüsü Deniz Bekiroğlu da önceki gün yine İlçe Başkanı Gök'ün talebi doğrultusunda bu göreviden alındı, Bekiroğlu'nun yerine de Sinan Gümüş görevlendirildi. Yine İmamoğlu'na yakın bir başka isim olan Ferdi Kamberoğlu'nun da mevcut komisyonlardaki görevinden uzaklaştırılması tartışmaların fitilini iyice ateşledi. Avcılar'da ortaya çıkan bu tablo sonrası Ekrem İmamoğlu'na yakın isimler tasfiye mi ediliyor veya parti içinde bir ayrışma mı var soruları en çok konuşulan konular haline geldi.

Özgür Çelik'e rağmen değişim!
Ufuk İnan'ın yerine Meclis Başkanvekili seçilen Muharrem Çam'ın, CHP İl Başkanı Özgür Çelik'in ismini veto etmesine rağmen bu göreve seçildiği alınan kulis bilgileri arasında. Çam'ın Meclis başkanvekilliği görevi için tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'ya bir mektup yazdığı Çaykara'nın ise kendisine “Hayırlı olsun” diyerek yanıt verdiği iddia edilirken; CHP İl Başkanı Özgür Çelik'in ise; Ufuk İnan isminde devam edilmesi yönünde görüş bildirdiği vurgulandı. Buna rağmen Ufuk İnan'ın haksızlığa uğradığını düşünerek yeniden aday olmaması sonucu bu göreve Muharrem Çam'ın seçildiği ve söz konusu tercihte CHP Avcılar İlçe Başkanı Ahmet Selçuk Gök ve beraberindekilerin etkisi olduğunun altı çizildi.
Değişimci delegenin de üstü çizildi
CHP'nin Avcılar'daki Kurultay Delegesi de olan Deniz Bekiroğlu da partisinin grup sözcülüğü görevinden uzaklaştırıldı. Ahmet Selçuk Gök'ün tercihi sonucu bu görevden uzaklaştırıldığı düşünülen Bekiroğlu, kendisine hiçbir şekilde görev değişikliği olacağı yönünde bir bilgi verilmediğini ve son güne kadar aranmadığını ifade etti.
İntikam duygusuyla hareket ettiler
Yaşananları değerlendiren 'değişimciler' CHP Avcılar İlçe Başkanı Gök ve ekibinin partiye olası bir 'butlan' ihtimalini düşünerek hareket ettikleri yönündeki eleştirilere; tam olarak destek vermese de haksızlığa uğradıkları konusunda hemfikir. Damga'ya konuşan isimler Gök ve ekibinin; “İntikam duygusuyla hareket eden insanlar...” olduğunu ifade etti. Kendilerine hiçbir beyanda bulunulmadığını, kendileriyle görüşmekten kaçınan bir ilçe başkanlığı odluğunu anlatan CHP'li isimler, “Ortada anlamsız bir şekilde bizleri itibarsızlaştırma ve uzaklaştırma girişimi olduğu gün gibi ortadadır” ifadelerini kullandı.
İlçe yönetimi iddiaları yalanladı
Yaşanan gelişmeleri Damga'ya değerlendiren ilçe yöneticileri ise Ufuk İnan, Deniz Bekiroğlu ve Ferdi Kamberoğlu gibi isimlerin tasfiye edilmelerinin söz konusu bile olmadığını söyledi. Damga'ya konuşan isimler; “Bir algı operasyonu yapılıyor, ortada haksız eleştiriler var. Bizim kimseyi tasfiye etmek ya da uzaklaştırmak gibi bir maksadımız olamaz” değerlendirmesinde bulundu. Ufuk İnan'ın kendi isteğiyle Meclis Başkanvekilliği görevine yeniden aday olmadığını kendilerinin herhangi bir yönlendirme yapmadığını vurgulayan yetkili isimler, Deniz Bekiroğlu isminin de temaül gereği görev değişikliği ile tercih edilmediğini söyledi.
Ayrışma hikayesi güdülemez!
Yaşanan gelişmelere sosyal medya hesabından dahil olan CHP Avcılar Belediye Meclis Üyesi Ahmet Selli ise İlçe Başkanı Gök ve ekibine sahip çıktı. Selli, “Kapalı toplantıyı sızdıranlar, siyaset yapamazlar” başlığıyla yayınladığı yazısında şu ifadelere yer verdi; “Avcılar Belediye Meclisi’nde yalnızca grup üyelerine açık olarak yapılan kapalı toplantının içeriğini çarpıtarak dışarı servis edenler, önce siyasi ahlaktan, sonra da gerçeklerden uzaklaşmıştır. Kapalı toplantı; güven demektir, samimiyet demektir. Orada konuşulanı dışarıya eğip bükerek servis etmek ise açıkça siyasi kifayetsizliğin ve çaresizliğin göstergesidir. Ortaya atılan “operasyon”, “tasfiye” gibi ifadeler ise gerçekle hiçbir bağı olmayan, masa başında kurgulanmış ucuz bir algı metninden ibarettir. Grupta alınan kararlar nettir, meşrudur, usulüne uygundur. Bunu başka türlü göstermeye çalışanlar, kendi siyasi yetersizliklerini örtme derdindedir. Daha da ileri gidip Ekrem İmamoğlu üzerinden bir ayrışma hikâyesi yazmaya kalkmak ise ayrı bir ciddiyetsizliktir. 25 milyon vatandaşın oyunu almış Cumhurbaşkanı adayımızın adını bu tür küçük hesaplara alet etmeye kimsenin hakkı yoktur. Açık ve net söylüyorum: Kapalı toplantılardan sızdırılan yarım bilgilerle, çarpıtılmış cümlelerle siyaset yapılmaz. Bu, ne etik bir tutumdur ne de cesur bir duruştur. Biz o toplantıdaydık. Gerçeği biliyoruz. Yazılanlar değil, yaşananlar esastır. Ve herkes şunu iyi bilsin: Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Algı yapanlar ise o gerçeklerin altında kalır.”