Rant mı, modernleşme mi: Terminal Kadıköy
Geçtiğimiz yıl Söğütlüçeşme’de hizmete açılan; Marmaray ve YHT gibi toplu taşıma hatlarının bağlantı noktasında yer alan Terminal Kadıköy çok sayıda tartışmanın konusu oldu. Gündeme geldiği ilk andan beri kamuoyunu ikiye bölen proje, kimileri için kamusal alanı ranta açan bir kent suçu niteliği taşırken kimileri için de kaotik bir alana düzen getiren başarılı bir dönüşüm örneği.
Söğütlüçeşme; Fenerbahçe stadına yakınlığı ve Marmaray, metrobüs ile yüksek hızlı trenin kesişim noktasında yer almasıyla şehrin en yoğun noktalarından biri. Projeden önce alanın bakımsızlığı, çamurlu yolları ve tekinsiz yapısı haklı olarak tepki çekiyordu.
Alanın dönüştürülmesi gündeme geldiğinde bir kesim düzen umuduyla projeyi destekledi. Ancak alanın ‘yap işlet devret’ modeliyle ihaleye açılması, bölgenin sermayeye teslim edilerek ranta açıldığını söyleyerek itiraz eden bir karşı cephe de yarattı. Projeye itiraz edenler, Söğütlüçeşme’nin bir kamusal alan olduğunu, yeşil dokusunun, deprem toplanma noktası vasfının ve Kadıköy ruhunun korunması gerektiğini savundu.
2025 Nisan ayından beri hizmet veren Terminal Kadıköy, aslında yıllardır Kadıköylülerin gündeminde yer alıyor. 2020 yılında TCDD tarafından açıklanan ‘AVM Gar’ projesi kamuoyunda yoğun tepki gördü. Buna rağmen proje, 2022’de yiyecek içecek merkezi olarak revize edilip tekrar sahneye çıktı. Kadıköy halkı yeşil alanların tahrip edilmesini, deprem riskinin göz ardı edilmesini protesto etti. Yargıya taşınan itirazlara, yoğun tepkilere rağmen proje hayata geçti.
Terminal Kadıköy her gün binlerce İstanbulluya ev sahipliği yaparken tartışmalar hala sürüyor. Alanın bir metropole uygun dönüştürüldüğünü, bölgede hareket etmenin kolaylaştığını savunanların yanında alanın üstü açık bir AVM’den farksız olduğunu, tuvaletlerin bile ücretli olmasını ve fahiş fiyatları eleştiren önemli bir kesim de var.
Terminal Kadıköy’ün açılışından bu yana çizdiği tablo, projeye kaygılı yaklaşanların ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Gerçekten de Terminal Kadıköy ile Söğütlüçeşme, kamusal alan vasfını yitirerek belli bir gelir grubuna hitap eden bir üstü açık AVM’ye dönüştü. Bireyi sadece para harcamaya itecek şekilde dekore edilmiş alan, doğallığını yitirmiş yapay bir kamusal alan taklidinden öteye gidemiyor.
Söğütlüçeşme’den trene binecek bir yolcunun para harcamadan oturabileceği alanlar yok denecek kadar az, bir kafeye oturup içecek almadan beklemek neredeyse imkânsız. Alandaki lavabolar bile ücretli veya sadece müşterilere özel şifrelerle kilitlenmiş durumda. Eskiden birini karşılamak veya tren beklemek için ayrılan bekleme alanlarının yerinde artık sadece vitrinler ve bir şeyler satın almaya çağıran dükkanlar var. Ayrıca, olası bir afet anında Kadıköy için bir toplanma noktası işlevi görmesi gereken bu alan, inşa edilen yapılarla birlikte bu kritik vasfını da yitirdi.
Terminal Kadıköy yarattığı ticari kar ile muhtemelen bir örnek teşkil edecek ülke genelinde farklı suretlerde karşımıza çıkmaya devam edecektir. Ne yazık ki Türkiye’de kamusal alanların birer birer ticari alanlara dönüşmesi yabancısı olduğumuz bir senaryo değil. Ancak kentler yalnızca tüketime çağıran vitrinlerden ibaret değildir; her yurttaşın eşitçe var olabildiği kamusal alan işlevini yitirmiş bir şehir, hiçbirimizin yararına olamaz.