Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Ara

Cinayetin “ama”sı olmaz kurumlar da dokunulmaz değildir

YAYINLAMA:
Cinayetin “ama”sı olmaz kurumlar da dokunulmaz değildir

Bir ülkede neyin normalleştiğini anlamak istiyorsanız, bir cinayetin ardından kurulan ilk cümleye bakın. “Evet ama…” diye başlıyorsa, orada büyük bir çürüme vardır.

Bir polisin öldürülmesi karşısında hâlâ “ama” diyebilen bir dil dolaşıyorsa ortalıkta, mesele artık sadece bir adli vaka değildir; bu, toplumsal vicdanın alarm vermesidir. Üniforma üzerinden tartışma açmak, kurumu hedef göstererek cinayeti gölgelemek, tetiği çeken eli geri plana itmek… Bunların hiçbiri masum değildir.

Ancak şunu da açıkça söylemek gerekir: Kurumları eleştirmek suç değildir; hatta zorunluluktur.
TÜVTÜRK, yıllardır vatandaşın öfkesini biriktiren uygulamalarıyla gündemde. Şeffaf olmayan süreçler, keyfî algısı yaratan kararlar, muhatap bulamayan insanlar, “vatandaşa rağmen işleyen” bir sistem hissi… Bunlar görmezden gelinecek şeyler değil. Devlet adına hizmet veren her yapı gibi

TÜVTÜRK de eleştirilir, sorgulanır, denetlenir.

Ama tam da burada çizgi nettir: Bu eleştiriler bir cinayetin gerekçesi olamaz.
Bir kuruma duyulan öfke, bir insanın hayatını almaya dönüşüyorsa, orada sorun artık sadece kurumda değil; öfkeyi yönetecek hukuk düzeninin zayıflığında, denetimsizlikte ve cezasızlık algısındadır. Eleştirinin şiddete evrildiği noktada hepimiz kaybederiz.

Bir polis öldürüldü. Nokta.

Bu gerçeği sulandıran her cümle, suçu sıradanlaştırır. Bugün “bunu hak ettiler” diliyle konuşanlar, yarın aynı hoyratlığı kendilerine yönelmiş bulduklarında şaşırmamalı.
Asıl konuşulması gerekenler bellidir:
Neden vatandaş kendini dinlenmiyor hissediyor?
Neden kamu hizmeti veren kurumlar hesap vermekten bu kadar uzak?
Neden bireysel silahlanma bu kadar kontrolsüz?
Ve neden her olaydan sonra birkaç gün bağırıp sonra unutuyoruz?

TÜVTÜRK’ü eleştirmek meşrudur. Devleti eleştirmek meşrudur. Sistemi eleştirmek meşrudur. Ama cinayeti “biriken öfke” ile açıklamak, faili değil, suçu aklamaktır.
Bu ülkenin daha fazla suskunluğa değil, daha fazla hesap verebilirliğe ihtiyacı var. Daha fazla öfkeye değil, daha fazla hukuka ihtiyacı var.
Cinayetin “ama”sı olmaz.
Kurumlar da eleştiriden muaf değildir.

İkisini birbirine karıştırdığımızda, geriye sadece karanlık kalır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *