CHP'nin 39. Olağan Kurultayı ikinci gününde devam ediyor. Kurultayda ikinci gün, Genel Başkan Özgür Özel'in konuşması, çalışma ve hesap raporları ile kurultay sonuç bildirgesi raporunun görüşülerek oylanması ve genel başkan seçimiyle devam edecek. CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nın ikinci gün maratonu saat 10.00'da başladı. Bugün "genel başkanlık" seçimi yapılacak. CHP içinde bir yılda üçüncü kez genel başkan seçilmiş olacak.
CHP lideri Özgür Özel, saat 10.15'te Ankara Spor Salonu'na geldi. Özel, kurultay salonunda eşi Didem Özel, ve CHP eski genel başkanlarından Murat Karayalçın ile yan yana oturuyor. CHP liderinin yanında Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve Muharrem İnce gibi isimler de yer alıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'İN KONUŞMASI:
"Birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk? İşte teslim olmayanlar burada. İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım. Merhaba. İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız.
İki yılda kara kışlardan dar yollardan geçtik. Bize ömür biçenler oldu. Dayanamazlar dağılırlar dediler. Vazgeçerler dediler. Teslim olacaklar dediler. Ama yine buradayız. Ayaktayız. Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte. Yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte. Yine sevinçteyiz. Hepiniz, hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi'nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz, şeref verdiniz. 81 ilde 973 ilçede Baba ocağının Baba ocağının bacasını tüttürenler burada.

"ATATÜRK'ÜN ASKERLERİ BURADA"
Sabahın seherinde kapıyı açanlar, çayı koyanlar o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk'ün askerleri, Cumhuriyetin muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuyu ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye'deki siyasi partilerin değerli temsilcilerini, onların şahıslarında değerli genel başkanlarını, tüm üyelerini salonumuzu şereflendiren değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal'den, Avrupa Sosyalist Partisi'nden ve dünyadaki kardeş partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.
Değerli yol arkadaşlarım. Bugün kim olduğumuzu hatırlama unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri'nden yani Kuva-yi Milliye'den doğmuştur. İlk kurultayımız 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi'dir. İlk delegelerimiz Sivas Kongresi'nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi önce kurtuluşu sonra kuruluşu örgütleyen Türkiye'ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokratik sisteme taşıyan yani Türkiye'ye sandığı getiren partidir.
70'lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş, partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konmuştur. Genel başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir Anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır.

KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ
Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir. Bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken mahallelerden başlayarak mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile il kongrelerinden bu salona görevlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz. İyi ki sizlerle yol arkadaşıyız. İyi ki birlikteyiz."
GÜN HESAP VERME GÜNÜDÜR
2 yıldır her günümüz birlikte mücadeleyle geçti geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz 2 yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardından 4 ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik. Özgüvenli siyaset yaptık. Ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye'nin 1. partisi yaptık. %25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan %38'e çıkardık. Milletimizin desteğiyle alınamaz denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis'i, Adıyaman'ı, Kütahya'yı, Afyon'u, Uşak'ı, Kastamonu'yu, canım Manisa'mı, Denizli'yi, Bursa'yı, Balıkesir'i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun %85'ine hizmet etme imkanını yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil. Her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 Halk buluşması gerçekleştirdik. Yetmedi. Partimizi yeniden sokağa, meydanlara ısındırdık.
Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar 9 ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok çalıştık. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik. 19 Mart'tan sonra darbeye karşı direniş evresine geçtik. 255 günde 72 eylemde toplamda 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve 2 yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk. Meydanlara dolmadık, meydanlardan hep birlikte taştık. Ankara'da oturmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize istikamet çizenlere de teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık. Milleti de bu siyasete kattık, bu siyaseti ortak ettik. Baba ocağına katılımları arttıracağımızın sözünü vermiştim. 2 sene önce 1.2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleriyle büyük bir mutabakatla yeni tüzüğümüzü yaptık. Neredeyse oy birliği ile oy birliği ile kabul ederek yürürlüğe koyduk. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklardaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik.
Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı arttırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokuduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde sonra 923 ilçede sonra tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla yerelde ilçeden ilden başlayarak sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara'ya yolladık. Dünyaya doğru zeminden, doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı sosyal demokrat programları sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik. Onların bize uygun kısımlarından yararlandık. 600 akademisyenle 600 örgüt temsilcisi ile gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da duyan, gören ve hepsini birden aynı metnin içinde buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık. 4-9 Eylül'ü genel başkanlarımızın Allah gani gani rahmet eylesin. Altan abi oradan hepimize gurur duyan, özlem duyan gözlerle bakıyor.
Bir önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane'de otobüsün üstünde birlikteydik. Bu tüzüğü yaparken örneğin delegelerden imza toplamak imza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek. Başkası aday olabilecek mi? Genel Merkez ne kadar hakim tartışmalarının partiyi boşu boşuna, mevcut genel başkanı da partiyi de boşu boşuna yıprattığı tespitiyle Altan abimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızın biraz önce telefonda konuştuk. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağının sözünü, müjdesini buradan vererek sevgili Hikmet Çetin'i selamlıyorum Genel Başkanımızı. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın'la birlikte örneğin tüzüğün mevcut genel başkan imza toplamaz. Talebi halinde adaydır. 70 imza toplamıyorsa zaten aday olmaz.
Ama imzaları mevcut genel başkan hiç toplamaz. Aday olanlar da %5'i ile aday olabilirler diyerek o bu sefer kullandığımızda ne kadar işe yarayan, tartışmaların önünü kesen gerçek konuşulacak gündem yerine gündeme sis etkisi yapacak uygulamayı genel başkanlarımızın önerisiyle örneğin tüzüğümüze derç ettik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4-9 Eylül'ü 4 Eylül Sivas Kongresi'nden 9 Eylül hem ülkenin düşman işgalinden kurtulduğu sembol güne, hem partimizin kurulduğu güne, kapatılan partimizin yeniden kurulduğu güne atfen 4-9 Eylül Kurtuluş Haftamızı bu sene yine coşkuyla kutladık.
HER TÜRLÜ PROVOKASYONA İNAT
Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda ortaya çıkan programımızı hep birlikte konuştuk tartıştık. Varsın olsun. Ekranı ortadan ikiye böldüler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul'daki Baba ocağına kayyım atadılar, 5.000 polisle saldırdılar. Bunu tam da bu bunu tam da programımızı hep birlikte bu kurultaya yollayacak son halini verdiğimiz 8 Eylül gününde yaptılar.
Bize yapılan her provokasyona her türlü saldırıya bizi pozitif gündemden başka gündemlere çekmeye çalışanlara inat sesi yükselttiğimiz gün de oldu ama sözü yükseltmenin içeriye önem vermenin ve bu ülkeyi yönetecek kadrolarında bu ülkeyi yönetecek programında hazır olduğuna inancımızla milletimizin hep karşısında kararlılıkla, hem cesaretle hem metanetle durduk.
Size söz veriyorum. Bu muhalefetteki son kurultayımız. Şimdi iktidar zamanı."