Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şiddetin çoğu zaman sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışlarıyla önceden kendini gösterdiğini belirten Tarhan, erken uyarı işaretlerinin dikkate alınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Tarhan, okul şiddetinin tamamen ortadan kaldırılamasa da büyük ölçüde önlenebilir bir sorun olduğunu ifade etti.
Okul şiddeti ani patlama değil
Okul şiddetinin aniden ortaya çıkan bir durum olmadığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sürecin önceden geliştiğine dikkat çekti. Tarhan, “Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir. Çünkü okul şiddeti ‘ani patlama’ değil, önceden gelişen bir süreçtir bu yüzden erken fark edilirse önlenebilir. Çünkü araştırmalar şunu gösteriyor: Saldırganların yüzde 70–80’i önceden sinyal verir. Çoğunda: sosyal geri çekilme, tehdit dili,yoğun öfke ve planlama davranışı vardır şiddet görünmez değil, erken evrede fark edilebilir. Sadece güvenlik önlemleri (metal dedektör vs.), sadece disiplin cezaları veya sadece kamera sistemi sonucu azaltabilir ama nedeni çözmediği için geçici olur.” dedi.
ABD örneği dikkat çekti
ABD’deki okul şiddeti verilerine de değinen Tarhan, psikolojik sağlamlık çalışmalarının önemine işaret etti. Prof. Dr. Tarhan, “2013–2023 arasında bin 468 okul silah olayı (önceki on yıla göre yüzde 324 artış) olur. Bunun üzerine hızlı bir şekilde okullarda Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) ile empati, anlam, amaç paylaşımcılık, minnettarlık, dürtü kontrolu modülleri ile psikolojik sağlamlık çalışmalar başladı. Okullarda SEL (Sosyal ve Duygusal Beceri eğitimleri) verildi. 2024 yılında yaklaşık 336 okul silah olayı raporlanmış iken 2025 okul yılında bu sayı 254’e düştü (yaklaşık yüzde 22 azalma). Buna rağmen, bu düzey, 25 yıl öncesinin 2 katından fazladır.” diye konuştu.
Üç aşamalı önleme modeli
Okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Tarhan, birincil önlemenin tüm öğrencilere yönelik olması gerektiğini belirtti.
Birincil önleme: Her öğrenci için
Birincil önlemenin okul iklimini dönüştürmeyi hedeflediğini ifade eden Tarhan, bu kapsamda sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerilerinin kazandırılmasının önemli olduğunu söyledi. Ayrıca Üsküdar Üniversitesi tarafından 5 yıllık çalışmayla hazırlanan “Mutluluk Bilimi ve Değerler” isimli yardımcı ders kitabının rehberlik programlarında kullanılabileceğini de belirtti.
İkincil önleme: Riskli öğrenciler için
İkincil önlemenin risk grubundaki öğrencileri hedef aldığını dile getiren Tarhan, erken müdahalenin kritik olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının mutlaka sorulması gerektiğini belirterek, yalnız öğrencilerin tespit edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi ve okul psikolojik danışmanlığının etkin biçimde kullanılması gerektiğini söyledi.
Üçüncül önleme: Kriz durumlarında müdahale
Üçüncül önlemenin ise yüksek risk durumlarında kriz müdahalesini kapsadığını ifade eden Tarhan, tehdit değerlendirme ekiplerinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Aile, okul ve uzman iş birliğinin sağlanması gerektiğini belirten Tarhan, gerekli durumlarda güvenlik önlemlerinin de devreye alınmasının önem taşıdığını kaydetti.
Psikolojik ihtiyaçların karşılanması belirleyici
Araştırmaların, bir öğrencinin hayatında en az bir güvenilir yetişkinin bulunmasının şiddet riskini ciddi şekilde azalttığını gösterdiğini vurgulayan Tarhan, güvenli ilişkinin koruyucu bir unsur olduğunu söyledi. Tarhan, “Öğretmen, rehberlik uzmanı, ebeveyn ya da akran mentörüile güvenli ilişki kuran çocuk hayatı güvenilir bulur ve şiddete başvurmaz.” dedi.
Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin çoğunlukla temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmamasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Tarhan, aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilme gibi temel ihtiyaçlarda eksiklik yaşandığında yalnızlık, öfke ve umutsuzluğun ortaya çıktığını belirterek, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” uyarısında bulundu.
Dijital yaşam da risk alanı oluşturuyor
Aşırı dijitalleşmenin de önemli bir risk faktörü olduğunu söyleyen Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyona ve yüzeysel ilişkilere yol açtığını kaydetti. Bazı rol modellerin şiddeti estetikleştirdiğine dikkat çeken Tarhan, “Bu nedenle modern önleme çalışmaları sadece okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsamalı.” diye konuştu.
Erken farkındalık ve güven ilişkisi öne çıkıyor
Uzmanlara göre okul şiddetinin önlenmesinde yalnızca güvenlik tedbirleri değil; öğrencilerin duygusal ihtiyaçlarının fark edilmesi, güven ilişkilerinin güçlendirilmesi ve erken müdahale mekanizmalarının işletilmesi büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın değerlendirmeleri de okul şiddetinin ancak çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla önlenebileceğine işaret ediyor.