Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Ara
Damga Gündem Damga Tv'de gündemin izi

Damga Tv'de gündemin izi

Gazeteci Mehmet Mert Damga Tv'de yine gündemi sarsacak yorumlarıyla izleyicinin karşısına geçti. Mert, CHP'de son kurultay için alınan mutlak butlan kararı sonrası parti içinde yaşanan gelişmeleri, Özgür Özel ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yeni parti kuracağı söylentilerini yorumladı

Okunma Süresi: 9 dk

HABER MERKEZİ 

Tencere dibin kara seninki benden kara 

Gazeteci Mehmet Mert'in Lider Haber TV'ye konuk olan ve orada Kemal Kılıçdaroğlu'nun hırsızlıklara göz yumduğunu ve kendisinin de ak kaşık olmadığını söylemesi dikkat çekti. Bu konuda kamuoyunun bilmesi gereken detayları anlatan Mert “Bizler gazeteciyiz, televizyoncuyuz. Bizler bilgi veririz. Bizler toplumun duyması gerekenleri değil bilmesi gerekenleri vermek zorundayız. Kemal Kılıçdaroğlu bugün son konuşmasında Özgür Özel ve ekibini veya kendisini kurultayda kaybettirenleri FETÖculukla suçladı. Oysa Sayın Kılıçdaroğlu FETÖ'nun yaptığı bir kaset kumpasıyla Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığına oturdu. Bunu herkes biliyor. O kaset operasyonu olmasaydı Kemal Kılıçdaroğlu ağzında kuş tutsa o koltuğa oturmayacaktı. Tencere dibin kara, seninki benden kara. Kemal Bey 15 seneye yakın genel başkanlık yaptı. Ben gazetecilik dönemimde yani hala gazetecilik yapıyorum da o 15 yıllık dönemde Kemal Bey'e bir sürü dosya verdim. Bir sürü dosya götürdüm. İstanbul ilçe belediyeleri ile ilgili, İstanbul ilçe örgütleri ile ilgili, yaşadığım yer Büyükçekmece Belediyesi ile ilgili. Kemal Bey bu dosyaların hiçbirine bakmadı bile. Elini tersiyle itti. Ve yine aynı şekilde bugün cezaevinde bulunan, yolsuzluktan tutuklanan, şüpheli gözüken Beşiktaş Belediye Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu döneminde de aday yapıldı. Diğer taraftan bakıyorsunuz Özgür Özel, kurutlayda orda burda önünde su olmasını engelliyor, su vermiyor falan. Ya kardeşim Kılıçdaroğlu kaybetmiş işte. Git gönlünü al, otur, saygı göster. Ne yapıyorsun sen? Adama su vermiyorsun ya. Ne yapıyorsun? Diyorsun ki buraya gelirsen senin yüzüne tükürürler. E geldi işte. Kimse yüzüne tükürmedi. Ne yapıyorsun? Twitter'dan takibi bırakıyorsun. Ne yapıyorsun? İşte bulduğun bir yerde hemen kötülüyorsun. Yapmayın bunu. Yapmayın. Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma. Ne Özgür Özer, ne Kemal Kılıçdaroğlu, ne Ekrem İmamoğlu yapmayın bunu kardeşler. Yapmayın. Siz bunları yaparsanız Recep Tayyip Erdoğan gibileri de ülkeyi yönetir. Sana kayyum atar.

Özel bireysel hareket edemiyor

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu mutlak butlan kararının ardından Silivri'de 3 saat süren görüşmeyi değerlendiren Mert “ Zaten Özgür Özer'in en büyük kusuru tek başına karar vermiyor. Kendisi olamıyor. Ya bu ekranlardan Tarkan'ın şarkısıyla kendisine seslenmiştim. Başkası olma, kendin ol. Böyle çok daha güzelsin diye. Özel'in en büyük kusuru emir komuta Ekrem İmamoğlu. Ekrem Bey şu anda cezaevinde olduğu için kendi komutasıyla Özgür Özel'i yönlendiriyor, yönetiyor. 3 saatlik görüşmede de oyunu kuran Ekrem İmamoğlu plan yapan, metin yazan, yol haritası çizen, uygulayacak Özgür Özel. Yani bu ikisinin birinin değişmesi gerekiyor. İkisi bir arada olmaz. Ya Ekrem İmamoğlu diyecek ki, "Özgür Bey, bundan sonra sana karışmıyorum. Sana güveniyorum. Ne yaparsan yap aldığın kararlara saygın var. Yolun açık olsun. Ya da Özgür Özel kamuoyunu açıklayacak. Diyecek, "Kardeşler beni buraya Ekrem İmamoğlu getirdi. Ekrem İmamoğlu'na rağmen hiçbir karar alamam, uygulayamam. O ne derse onu yaparım.”  Yani Özgür Özel bir açıklama yapıyor. Normalleşme diyor. İmamoğlu'dan talimat alıyor. Pır diye tekrar Tayyip Erdoğan'ı eleştirmeye başlıyor. Sen de bir bir duruş sergile. Bir bir şey yap. Yani biz sıradan insanlar bile ya bir bakkala gidiyorsun yani bir tatlı sakız alacaksın. O arada karar değiştiriyorsun tatsız sakız, şekersiz sakız almaya. Adam ayıp olmasın diye sakıza para verip alıyorsun. Sizler ülkeyi yönetmeye adaysınız. Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetmeye adayısınız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yöneticisiniz, genel başkanısınız. Bir karar alıyorsunuz. 5 dakika sonra aldığınız kararı uygulamıyorsunuz.

Devlet ne derse o olur 

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu yeni bir parti kurmaları halinde oy alıp almayacakları sorusunu yanıtlayan Mert; bunun büyük oranda mümkün olacağını şu sözlerle açıkladı: “ Yani şu an Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin %80 küsür 90'a yakının Özgür Özel ve İmamoğlu'nun yanında olduğu gözüküyor. Veya biz Özgür Özel İmamoğlu'nun yanında demeyelim. Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı olduğu gözüküyor. Fakat yani bu ülkede böyle büyük bir partiden ayrılıp yeni parti kuranların durumu da ortada. Hüsamettin Özkan bir ara ayrılmıştı. E Yeni Türkiye Partisi'ni kurdu gördük. İsmail Cem'le birlikte %1 oy alamadılar.  Bülent Ecevit İnönü'ye kızdı gitti DSP'yi kurdu. Bir dönem sadece bir yıl Abdullah Öcalan'ın tutuklanmasıyla bir %21 olanında oy aldı. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi %8,5 9'da kaldı. Sonra DSP silindi gitti. Yani Cumhuriyet Halk Partisi de tıpkı Milliyetçi Hareket Partisi gibi artık Türkiye'nin Devlet Partisi olmuştur kardeşim. Devlet, devlet ne derse olur. Devlet şuna karar verdi. İktidarı bir süre daha Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte götürecek. Muhalefette de Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne görev verecek. Onlar böyle bir muhalif kanadı, biri sağ kesimi biri sol kesimi kontrol altında tutacak.
Devlet görevlerine, programına devam edecek. Birkaç marjinal sol, marjinal sağ, marjinal uçuk partiler de orada kendilerince oyalanacaklar.  Herhangi bir belediyeyi kazanmasına ihtimal vermiyorum. teşkilatlanmasına, ekip kurmasına ihtimal vermiyorum. Kaldı ki böyle bir yeni kurulacak partinin genel başkanı kim olacak? Bütün bu işlerin buraya gelmesinde en büyük kusuru Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin dışlamasıyla oldu.
Adamlara su vermediler. Adamlara ekmek vermediler. Adamları rezil ettiler. O adamlar da yani kısacası Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel teşbihte hata olmaz. Özür dilerim uyuyan eşeği arslan yaptılar. Eşek uyuyordu. Gittin kışkırttın. Arslan kükrüyor şimdi. 

Başarır bir uzmandan uslup dersi almalı 

CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın  Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini ihraç edeceği yönündeki iddialara ilişkin olarak Kemal Bey Çubuk'ta sana yumruk atan inek hırsızı Osman'ı affettin de beni mi affedemiyorsun?” szölerini değerlendiren Mert şöyle devam etti: “Milletvekili olmuşsun. Kalkıyorsun böyle işte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin önünde elinde mikrofon beddua okuyorsun ya. Ya bunlar yakışıyor mu be kardeşim? Ne gereği var arkadaş? Üzgünüm ama Kemal Kılıçdaroğlu'nun etrafında da çok yanlış insanlar var. Özgür Özel'in yanında da bir tane adam gibi adam yok.  Özgür Özel mesela Ankara'ya yürüyor. Şöyle bakıyorum solundan tutan Ali Mahir sağından zorla Mansur Yavaşı tutmuş. Aman bizi bırakma hesabı. Mansur'un kolunu bırakmaya çekmeye çalışıyor. Bırakmıyorsun ya. Özgür Özel etrafına şöyle bir dön bak.  Konuşanların hepsi şu anda soruşturma geçiriyor. Yolsuzlukla suçlanıyor. Hırsızlıkla, arsızlıkla, namussuzlukla, ahlaksızlıkla suçlanıyor. Siz de kalkıyorsunuz Kemal Kılıçdaroğlu'nu beğenmiyorsunuz. Hepiniz aynısınız be kardeşim. Sen önce git Ali Mahir gözünü seveyim böyle bir bir danışmandan, bir hayat koçundan, bir ne bileyim bir uzmandan bir davranış kuralları dersi al. Konuşma dersi al. Oturma kalkma edep dersi al be kardeşim. Hiç yakışmıyor yani.

Gazetecilik mi yapıyorsunuz şantajcılık mı? 

Gazeteci Cem Küçük'ün “'Bana Kılıçdaroğlu'nu savunmayın' çıkışını şu sözlerle değerlendirdi: “Cem Küçük gibi böyle bazı gazeteci görünümlü kişiler var. Mesela Rasim Ozan Kütahyalı. Onun bir benzeri de Cem Küçük. Rasim Ozan'ın çıktı foyası ortaya. Şu an cezaevinde. Yarın öbür gün benzer şeyler Cem Küçükle ilgili olursa ben şaşırmam. Neden arkadaşlar? Bu ülkede, bu yaşamda, bu dünyada herkesin bir görevi var. Bize de gazetecilik yapma görevi verildi. Değil mi? Bu gazeteciliği yaparken Cem Küçük, Allah aşkına bir aynaya bak. Sen gazetecilik mi yapıyorsun, kelle mi koparıyorsun? Yani ona buna istediğin tweet atıyorsun, istediğin gibi yorum yapıyorsun, istediğin gibi suçluyorsun, istediğin gibi göklere çıkarıyorsun. yapma bunu. Bir de hani şey yapıyor Cem Küçük böyle A ismi bir anda göklere çıkarıyor, bir anda yerin dibine sokuyor. B ismi Ya arkadaş bilgi ver insanlara. Yine tweetleri ortada dönüyor. Cem Küçük'ün de belli tweetler için ücret aldığı falan konuşuluyor. Yarın bunlar ispat edilirse. Benim de bir sürü arkadaşım var yargıda, hukukta, bakanlıkta. E bunları niye kötü kullanıyorsun? Adam gidiyor bir bilgi alıyor, öbürüne sızdırıyor. Onu alıyor, ona sızdırıyor. İspiyonculuk mu yapıyorsunuz, gazetecilik mi yapıyorsunuz, şantajcılık mı yapıyorsunuz? Belli değil. Ya bu ülkede okuyamayacağım bir sürü gazete görünümlü yayın organı var. İzleyemeyeceğim bir sürü yayın organı var. Ciddiye alamayacağım Cem Küçük gibi de bir sürü gazeteci görünümlü kişiler var. 

Bilgi Üniversitesi'nde yaşananlar anormal 

Bilgi Üniversitesi geçtiğimiz günlerde kapatılmış ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2 gün sonra yeniden açılmıştı. Konuyu 'anormal' olarak yorumlayan Mert şunları söyledi:  Türkiye'de önüne gelen okul kuruyor, önüne gelen üniversite kuruyor, önüne gelen hastane kuruyor, önüne gelen postane kuruyor. Bu önüne gelen olduğu sürece Bilgi Üniversitesi gibi okullarda da bu tür sorunlar normal. Özel okul sahipleri, öğrencileri öğrenci gibi değil, müşteri gibi gördükleri sürece bunlar olacak. Mesela ya üniversite kapandı mı? Kapandı. 4 gün sonra niye açıyorsun Sayın Erdoğan? Kapatmasaydın madem kapanmayacaktı ya madem kapanmasına gerek yoktu. O dün insanlara niye işkence yapıldı? Öğrenciler huzursuz oldu. Gözyaşları döktü. Öğretmenler huzursuz oldu. Ya bu böyle saçma sapan bir şey. Umarım buradan bir eee ders alınarak özel üniversitelerin tamamı kamulaştırılmaya doğru gider. Bakın devlete rağmen bu okullarda bir sürü rezalet dönüyor. Hastanelerde bir sürü rezalet dönüyor. Geçmişte biliyorsunuz yeni doğan bebek çetesi ile alakalı bir sürü hastane kapatıldı, devredildi falan. Okullarda da aynı ya devlet karar verecek ya tamamen kontrolü eline alacak. Asla müsaade etmeyecek dönen dolaplara, ticari faaliyetlere falan. Yani üniversite kurmayı daha da zorlaştıracak. Yeni okul açmayı zorlaştıracak. Eğitim çok önemli bir şey arkadaşlar. Eğitim bizim hayatımızın üç damarı varsa bir numarası eğitimdir. İki ise bir eğitimdir. Belki de bir numara eğitimdir. Yani eğitim sen eğitimi bu kadar gevşetirsen önüne gelene kolej açma, okul açma, üniversite açma yetkisi hakkı verirsen e bunlar normal. Eee kapatılmak istediği istenildiği de yanlıştı. Madem kapatıldı, devam etseydi Cumhurbaşkanı kararıyla açılması da yanlıştı. Bu tür yanlışların bir daha olmaması için o zaman lütfen  devlet kurumlarımızın, devlet kademelerimizin daha sağlıklı, daha makul kararlar almasını sağlayalım.

 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *