Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı az bulutlu
4°
Ara
Damga Genel Yer Zeytinburnu gündem Suriye!

Yer Zeytinburnu gündem Suriye!

Zeytinburnu Belediye Meclisi'nin son toplantısında Kuzey Doğu Suriye (Rojava) gerilimi yaşandı. CHP'li Abdülcebbar Barış, AK Parti'nin barıştan yana samimi olmadığını belirterek, “Devlet gereğini yapar diyorsunuz ne yapacaksınız; Kürtleri mi yok edeceksiniz?” diye sordu. Bu sözler tansiyonu yükseltti AK Partili Muhammet Kaynar, “Türkiye’de ne zaman Kürtler katledilmiş?” yanıtını verdi

Okunma Süresi: 5 dk

HABER: SELVİ SARITAÇ 

 

Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin Şubat ayı ilk oturumu, Kuzeydoğu Suriye’de (Rojava) yaşanan gelişmeler nedeniyle tartışmalara sahne oldu. CHP, AK Parti ve MHP gruplarının farklı değerlendirmeleri, mecliste uzun süren polemiklere neden oldu. Kent uzlaşısı ile CHP’den meclis üyesi seçilen Abdülcebbar Barış, yaşanan trajedilere dikkat çekerek, “İnsan biraz elini vicdanına koyar; biraz merhamet, biraz insanlık… Her şeye rağmen barış bu topraklara gelecek” ifadelerini kullandı.



Saç direniş sembolü oldu
Yine kent uzlaşısı ile CHP’den seçilen Gülşen Kal Uzunyayla, Rojava’da yürütülen dışlayıcı politikaların bölgedeki gerilimi artırdığını söyledi. Kal Uzunyayla, bu süreçte kadınlara yönelen şiddeti de gündeme getirerek şunları söyledi: “Bir kadın savaşçının saçının kesilip ganimet gibi sergilenmesi, açıkça bir savaş suçudur. Kadınların saçlarını örmesi, şiddetsiz ve onurlu bir duruşun ifadesidir. Ancak bugün cezalandırılanlar, suçu işleyenler değil; direnişi sembolize eden kadınlardır.” Kal Uzunyayla, kadınların susturulmaya çalışıldığını belirterek, “Kontrol edilemeyen kadın susturulmak istenir” dedi.



Barış yurttaşlıkla sağlanabilir
CHP’li Kal Uzunyayla, konuşmasının devamında barış sürecinin siyasi çıkarlar gözetilmeden yürütülmesi gerektiğini vurguladı: “Barış; inkârla, nefret diliyle ya da zorla dayatılan çözümlerle değil, eşit yurttaşlıkla, diyalogla ve hukuka saygıyla mümkündür. Biz, Suriye’de barışçı ve kapsayıcı bir politika, Türkiye’de ise adil ve yasal güvencelerle yürütülen bir barış süreci istiyoruz.” Kal Uzunyayla son olarak, “Savaş değil barış, inkâr değil eşitlik, düşmanlık değil birlikte yaşam istiyoruz. IŞİD karanlığına karşı Rojava bir direniş, bir aydınlıktır. Buradan tekrar direnişi selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kürtler şerefli insanlardır
CHP’li üyelerin açıklamalarına yanıt veren MHP’li Meclis Üyesi Reşat Ok, 14 yaşındaki çocukların eline silah verilmesini eleştirerek, öncelikle bunun sorgulanması gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’a “haydut” diyerek tepki gösteren Ok, terör örgütlerinin Türkiye’nin mücadelesini manipüle ettiğini söyledi. “Türkiye’nin mücadelesi Kürtlerle değil, terör örgütleriyledir. Ne yazık ki bazı çevreler bu örgütleri Kürtlerin temsilcisi gibi göstermeye çalışıyor. Bu hem Kürt kardeşlerimize hem de milletimize hakarettir.” Ok, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru savunma hakkını kullandığını belirterek, “Terör örgütlerinin Kürtlerle bir ilgisi yoktur. 14-15 yaşındaki çocukların bile silahlandırıldığı bu karanlığı sorgulamak gerekir” dedi.

Romantize etmeyin
AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Kaynar da tartışmalara dâhil olarak, YPG’nin de tıpkı IŞİD gibi bir terör örgütü olduğunu söyledi. Kaynar, “Terör örgütlerini romantize etmek ya da masumlaştırmaya çalışmak kimseye fayda sağlamaz” diyerek, bu tür açıklamaların ABD merkezli algı operasyonlarına destek olduğunu savundu. “Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin eşit vatandaşlarıdır. Kimse onları belli bir örgütle ilişkilendiremez. Suriye’de yaşanan olaylar Kürtlere karşı değil, terörle mücadele kapsamında değerlendirilmelidir.” Kaynar, Türkiye’nin sabırlı ve güçlü bir devlet geleneğine sahip olduğunu belirterek, “Devletimiz gerektiği yerde gerekeni yapar. Provokatif yaklaşımlara gelmez ama milli güvenliği tehdit eden hiçbir oluşuma da tolerans göstermez” dedi.

Barış dille başlar dille biter
Tartışmaların sonunda söz alan CHP’li Abdülcebbar Barış, yaptığı konuşmayla dikkat çekti. “Orada katliamlar yaşanıyor, çocuklar ölüyor, insanlar donuyor” diyen Barış, şu ifadeleri kullandı: “İnsan biraz elini vicdanına koyar; biraz merhametle, biraz insanlıkla… Dün Filistin için kendini yırtanlar, bugün Kürt çocukları Müslüman değil mi? Bu ülkenin, bu Ortadoğu coğrafyasının insanları değil mi?” “Barış dille başlar, dille biter. Eğer içimizde merhamet yoksa barışı sadece lafta söyleriz” ifadeleriyle konuşmasını sürdüren Barış, şunları söyledi: “Evet, savaş kötüdür. Savaşı kim başlatıyorsa Allah belasını versin, bu ayrı bir konu. Ama orada bir trajedi yaşanıyorsa ve burada hâlâ ‘Suriye Devleti gereğini yapmıştır’, ‘Türkiye Devleti gereğini yapar’ deniliyorsa; ne yapacaksın Muhammet Bey? Kürtleri yine yok mu edeceksin? Bana onu söyler misin? Gereğini zaten fazlasıyla yaptınız. Bu mecliste de söyledim, İBB’de de söyledim, evimde de, sokakta da söylüyorum. Barışı kim bu topraklara getiriyorsa onun elini öperim. Ama siz sınavda kaldınız. Neden kaldınız biliyor musunuz? Barışın bir tarafı iktidardır, güç sizsiniz. Elinizde imkânlar var. Bu topraklara barış gelmesi için imkân sormanız gerekirken, sizin medya diliniz ve politik önderlerinizin kullandığı dil zehirden daha kötüydü. Bunu yapmayın. Barış dille başlar, dille biter. Eğer dilimizde gerçekten barış yoksa, ‘barış’ diyoruz ama bir Kürt çocuğu ölünce içten içe seviniliyorsa, bu vicdansızlıktır, bu ikiyüzlülüktür. Bu ikiyüzlülüğü bırakalım” dedi.

Kürtler bir yere mi saldırdı?
Konuşmasıanı sürdüren CHP'li Barış, “Ben gurur duyarak söylüyorum; Filistinli çocuklar için ağladım, Türk çocukları için de ağlarım. 1989’da İzmir’de askerdim. Bulgaristan’a gönüllü gidecek ilk tugayda ben vardım, çünkü orada bir haksızlık vardı. Evet, karşılıklı hatalar olmuş olabilir ama ortada bir trajedi var. Hangi Kürt gidip Arap mahallelerine saldırdı? Bana onu söyler misiniz? Kim kime saldırdı? İki Kürt mahallesine saldırıldı, Kobani’ye saldırıldı. Peki Kürtler gidip başka bir şehre saldırdı mı? Bilmiyorsunuz. Sonra burada ahkâm kesiyoruz. Bu ülkeye barış size rağmen gelecek. Kafanızdaki düşmanlığa rağmen gelecek. Biz kardeşliği sonuna kadar savunacağız. Bu topraklara barış gelecek ve siz de tanık olacaksınız. Ben buna inanıyorum ve bunun için mücadele etmeye devam edeceğim” diye konuştu. 

 

Devlete hakaret edemezsiniz
Abdülcebbar Barış’ın açıklamalarına yanıt veren AK Partili Muhammet Kaynar, bu sözlerin suçluluk psikolojisiyle yapılan bir üslup olduğunu iddia ederek şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyesi olarak, ne hazindir ki devletimize ve milletimize yönelik ağır ithamlarda bulunuluyor. Türkiye’de ne zaman Kürtler katledilmiş? Böyle bir ifade kullanma hakkını nereden alıyor? Bu nasıl bir üsluptur? Bu üslup, devleti kurduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir meclis üyesine yakışır mı?” Kaynar, Türkiye’nin birliğini tehdit eden her girişime karşı hukukun içinde mücadele edildiğini belirterek, “Bu ülkenin bayrağı altında yaşamak isteyen herkesin hakkı korunur. Kim bölmeye kalkarsa, devlet gereğini yapar” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *