Beşiktaş Belediyesi’nin 2019 yılındaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ilişkin yapılan bir ihbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında yargılanan Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Rıza Can Özdemir 154 gün cezaevinde kaldıktan sonra beraat etti. Özdemir, beraat kararının ardından ilk kez belediye meclis toplantısına katıldı.
İdrar ve esrar kokuları
Özdemir, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan mahkumların ağır şartlarda yaşamaya mecbur bırakıldığını söyledi. Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde yaşadıklarından da örnek veren Özdemir “
Kul hakkı yiyorsunuz. Bırakın Silivri'de ki 12 metrekarelik hücreyi. Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde esrar kokularının içinde, idrar kokularının içinde 3 metrekarelik bir hücrede 24 saat bir durun; ondan sonra 'adalet karşısında yargılan gel' deyin bize. Vatan Emniyet Müdürlüğü sadece sağlık kontrolüne gittiğinde gökyüzünü görebildiğin, eşinden, ailenden, evladından haber dahi alamadığın, bir yalnızlık içinde kaldığın yer.”
İnsanlara zulüm yapmayın
Ardından Çağlayan sürecinin başladı. Burada en ağrıma giden şey biz daha sulh ceza hakiminin karşsına çıkmadan yandaş medyadan, X'ten bizim tutuklandığımız haberleri çıkıyor. Reva mı bu? Bu sistemi kimden öğrendiler bilmiyoruz. 149 gün boyunca bir hücrenin içinde kaldım. Biz bir şekilde 12 metrekare yerde tek başımızaydık. 40 kişi, 50 kişi kalan emekçilerimiz, bürokratlarımız var. Sizin döneminizde bürokratlık yapmış insanlarımız var. Yapmayın insanlara bu zulmü. İnsanlar orda 40 kişi kalınacak yerde 60 kişi kalıyorlar. Nefes alamadıkları için soğukta camları açmak zorunda kalıyorlar. Ben 12 metrekarelik rahat alanımı burada karşınızda konuştuğum için utanıyorum.”
Bebeklerin bezine baktılar
Silivri Ceza Evi'nde kendilerine uygulanan ziyaretçi sistemini eleştiren Özdemir “Biz bu ülkede bedel ödeyen Mustafa Kemal Atatürk'ün evlatlarıyız. Çok asker anısı gibi de anlatmak istemiyorum ama iki şeyi daha söyleyeceğim. Biz 12 metrekarelik yerlerde yenilebilecek insanlar değiliz. 4 yaşında çocuğum ziyarete geldiğinde onu kabine alıyorlarmış. Üstünü arıyorlarmış. 10 aylık bir bebeğin bezinin içine bakacak kadar bir acıyla karşı karşıya bırakıyorsunuz bizi.Yanlış hatırlamıyorsam Sındırgı depremi olduğunda sadece avukatla o da bir gün sonra aileme ulaşabildim. Empati yapın. Operatorler depremde kitlendiğinde kimseye ulaşılamadığında nasıl bir durumla karşı karşıya kalmıştınız.” diye konuştu.
Pınarhisar ile karıştırdılar
Özdemir konuşmasının devamında farklı bir siyasi parti ilçe başkanın ziyaretine geldiğini ve tutuklu İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun şoförü ve korumasıyla birlikte olup olmadığını, işlerini hala onların mı yaptığı sorusuna verdiği cevabı şu cümlelerle anlattı: “Dedim ki; Karıştırsdınız, orası Pınarhisar'dı. O Pınarhisar'daki büyükşehir belediye başkanlığı dönemiydi. Derin dondurucular, halıfleks kaplamalar, istedikleri kadar çalışma guruplarıyla görüşmeler... Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücrenin içinde temizliğini kendi yapıyor, odasını kendi süpürüyor. Yaşamını tek başına idame ediyor. Geleceğin cumhurbaşkanı yapmaya çalıştıkları bu.”
Kutlu bir yürüyüş yapacağız
Özdemir son olarak sözlerine umutlarının asla tükenemediğini ve korkmadıklarını ekledi: “Biz orada gecenin en karanlığını gördük. Korkuyu böyle en çok hissedecek insanlardan biriydik ama bugün korkan, bugün boyun eğen bugün yolundan dönen evlatlarının geleceğine ihanet eder. Biz evlatlarımızın geleceğine ihanet etmeyeceğiz ve Türkiye'nin cumhurbaşkanı olarak Ekrem İmamoğlu ile birlikte Çankaya'da kutlu bir yürüyüş yapacağız, Anıtkabir'e gideceğiz. Ve milyonlarla beraber 'Biz geldik Paşam' diyeceğiz, Cumhuriyet'i kurtardık diyeceğiz. En büyük hayalimiz, en büyük hedefimiz bu. Bugün göreve dönmemiz engelleniyor. Hiç önemli değil. Bizim yaşımız daha çok genç. Ben 9'No'lunun en genciydim. Mücadeleyi asla bırakmıyorsunuz ve mutlaka kazanacağız"