Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
5°
Ara
Damga Manşet Haber Halka kaşık vekile kepçe!

Halka kaşık vekile kepçe!

Türkiye derin bir ekonomik krizle boğuşurken, milletvekili maaşlarına yapılan yüksek oranlı zamlar kamuoyunda tepkileri daha da artırdı. Asgari ücretli, emekli, işçi ve memur artan hayat pahalılığı karşısında ayakta kalmaya çalışırken, milletvekillerinin maaş ve emeklilik gelirleri adeta “krize kapalı” bir alan olarak dikkat çekiyor

Okunma Süresi: 2 dk

TÜİK’in Aralık 2025 enflasyon verilerine göre oluşan 6 aylık yüzde 12,19’luk enflasyon farkı ve memur-emekli zammı sonrası, 2026 Ocak ayı itibarıyla milletvekili maaşı 229 bin 676 TL’den 273 bin 196 TL’ye yükseldi. Şubat ayında yapılacak yeni artışla bu rakamın daha da yukarı çıkması bekleniyor.

Asgari ücretle uçurum büyüyor

Türkiye’de net asgari ücret 28 bin 75 TL. Buna göre bir milletvekili maaşı, asgari ücretin yaklaşık 8,2 katı seviyesinde. Milyonlarca çalışan kira, gıda ve fatura giderleri altında ezilirken, bu fark “adalet” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Emekli vekile 177 bin TL

Tepkilerin odağındaki bir diğer başlık ise emekli milletvekili maaşları. 2026 itibarıyla emekli bir milletvekili 177 bin 658 TL maaş alıyor. En düşük emekli aylığının 18 bin 938 TL olduğu Türkiye’de, emekli bir vekilin maaşı en düşük emekli maaşının yaklaşık 9 katı.
Hem emekli hem de aktif milletvekili olanların aylık toplam geliri ise 450 bin TL’ye yaklaşıyor.

Avrupa’da tablo çok farklı

Avrupa ülkeleriyle yapılan karşılaştırmalar da Türkiye’deki tabloyu daha çarpıcı hale getiriyor. Milletvekili maaşlarının asgari ücrete oranı;
Yunanistan’da 5,9 kat
Birleşik Krallık’ta 4,6 kat
Fransa ve Belçika’da 4,3 kat
Hollanda’da 4,1 kat
İsveç’te 3,6 kat
İspanya’da ise sadece 2,6 kat
Türkiye’deki 8 katı aşan oran, Avrupa ortalamasının çok üzerinde.

Kendilerine var halka yok

Kamuoyunda yükselen eleştirilerin ortak noktası net: Milletvekilleri kendi maaş ve emeklilik hakları söz konusu olduğunda cömert davranırken, aynı hassasiyeti asgari ücretli, işçi, memur ve emekli için göstermiyor. Emekliye yapılan zamlar açlık sınırının altında kalırken, memur ve işçi maaşları hızla eriyor. Asgari ücret, büyükşehirlerde ortalama kira bedelinin bile gerisinde kalmış durumda.

Halktan kopukluk eleştirisi büyüyor

Öğretmen, hemşire, kamu çalışanı ve özel sektör işçileri geçim mücadelesi verirken; milletvekillerine sağlanan yüksek maaşlar, ayrıcalıklı emeklilik sistemi ve ek haklar “halktan kopukluk” eleştirilerini güçlendiriyor. Vatandaşın sorusu ise aynı: “Kriz varsa herkese, yoksa neden sadece vekile yok?” Ekonomik adaletsizliğin derinleştiği bu tabloda, milyonlarca yurttaş kaderine terk edildiğini düşünürken; milletvekili maaşlarına yapılan yüksek zamlar, sosyal adalet tartışmasını Türkiye’nin en yakıcı gündem maddelerinden biri haline getiriyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *