Damga İmtiyaz Sahibi Mehmet Mert, YouTube kanalında yaptığı yayın ile Silivri AK Parti ve MHP’li belediye meclis üyelerini göreve davet ederek Meclis'e; Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun lüks yaşantısının, kaynaksız mal varlığı değişikliğinin açıklanması yönünde önerge verilmesini istedi.
Lüks villa oldu ultra lüks
Mert yayında Balcıoğlu'na özel sorular yönelterek; “Balcıoğlu’na önceki yayınımda Sunflower Sitesi’nden aldığı lüks evi söylemiştim. Bora Balcıoğlu, mecliste yaptığı konuşmada bunu yalanlamak yerine 10 yıldır burada oturduğunu söyledi. Fakat belediye başkanı olduktan sonra o oturduğu siteden evi satın aldığını söylemedi. Neden “Eskiden kiracıydım, şimdi satın aldım” demiyor? Belediye başkanı olduktan iki ay sonra bu evi satın aldığını yineliyorum ve ekliyorum: Tapuda da bir katakulli olmuş. Satışta evin değeri üçte biri gösterilmiş. Vergiden mi kaçırmak istediler bilemiyorum. Tadilat olayı zaten ayrı bir muamma. Günlerce sürmüş ve yurt dışından mutfak dolapları getirilmiş. Özel ahşaplar, camlar, kapılar ve havuz tadilatı ile lüks villa ultra lüks hâline getirilmiş. Ayrıca bu tadilat ücreti döviz olarak nakit ödenmiş. Neden?” dedi.
Koluna taktığı saatini mi bilmiyor?
Bora Balcıoğlu'nun kolundaki saate ilişkin de açıklama yapan Mert, “Bir insan kolunda taktığı saati ne kadara aldığını bilmez mi? Ben saatlerimin ne kadar olduğunu biliyorum çünkü hepsinin faturası duruyor. Kendisi mecliste “Arkadaşlar bakmışlar, saat sekiz bin lira” demiş. Yapma ya! Diğer saatler nerede? Seçimden sonra kolunda taktığın en az beş saati gösteririm. Buraya da fotoğraflarını koyuyorum” diye konuştu.

Bu manşetleri daha önce de atıyorduk
Bugüne kadar hep gazetecilik yaptıklarını ve daha önce de buna benzer konuları manşet yaptıklarını belirten Mehmet Mert, “Koltuktan önce son derece nazik, kibar bir beyefendiydi. Ama koltuğa oturduktan sonra en yakındakilere madik atmadı mı? Kız kardeşin seni mal konusundan şikâyet etmiyor mu? “Kasap çırağı” dedim diye alınmış. Kasap çırağı değil miydi? Öğretmen olsaydı öğretmen derdim. Bir de bu yayınların bizim kitap talebimiz olduğu için başladığını söylüyor ya; şimdi size bugüne kadar attığımız manşetleri gösteriyorum. Buyurun, hepsi burada. Ne varsa yazmışız. Biz zaten Silivri’de yapılan yalanı, yanlışı en başından beri yazıyorduk. Yeni yazmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Silivri’de başka traktör yok mu?
Silivri Belediyesi'nin traktör kiralama işlemine ilişkin de konuşan Mehmet Mert şu ifadeleri kullandı; “Bakın, daha önce kasasında durduğu kasabın sahibi Ayhan Keskin. Balcıoğlu’nun dayısı. Hayvancılıkla uğraşıyor, traktörleri falan var. Silivri Belediyesi’nin bazı işlerinin kiralamalarını alıyorlar. Silivri’de traktörü olan adam mı kalmadı? Neden akrabana veriyorsun? Ben değil, belediye başkanının bütün insanların aile yapısına saygı duyarım. Balcıoğlu’nun eşi bir belediye başkanının eşi olmasa benim haberlerimde yer almaz. Şayet o hanımefendinin yaşam tarzında anormal değişiklikler olmuşsa bunun haber olması kadar doğal bir şey olamaz. Mesela, seçimlerden hemen sonra Sera Balcıoğlu yurt dışı seyahatlerinden paylaştığı fotoğrafları sosyal medya hesaplarından neden kaldırdı? Bizde hepsi duruyor. Bütün Silivri gördü zaten. Bora Balcıoğlu’nun haberlerimize meclisten cevap vermesi çok doğru bir karar ama cevap verirken bile lafı dolandırması, gerçekleri konuşmak yerine doğruları söylememesi çok yanlış bir karar.”
Mert, atılan mesajları yayınladı
Kendisine gelen mesajları da paylaşan Mehmet Mert, “Bu olay patladıktan sonra basın danışmanı Emre Dikenova’nın bana attığı mesajlar ortada. Bizim “Bizden kitap alın” şeklinde bir talebimiz olduysa neden üç gün içinde danışmanı beni yüz kere arasın? Buyurun arama kayıtları. Buyurun mesajlar: “Olayı tatlıya bağlayalım. Sen benim ağabeyimsin. Bir yanlış anlaşılma oldu. Başkanım da böyle bu duruma gelmesini istemezdi” şeklinde atılmış mesajları var. Sizlerle bu mesajları da paylaşıyorum. Kendisine “Sen emekçisin, senlik bir durum yok. Başkanın bu yanlışı sadece meclisten özür dileyerek giderebilir” demiş miyim? Onun dışında bana “Sana program düzenleyelim Silivri’de abi” demiş mesela. Cevap vermiş miyim? Hayır. Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinden iki kişiyi ofisime göndermedi mi? İkisi de orada canlı şahit. Onlara da “Mecliste çıkıp özür dilesin” demiş miyim? Demişim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan’la telefonda iki kere görüştük. “Sizi Balcıoğlu ile bir araya getireyim. Kendisi çok üzgün” demiş mi? Aslan bakın orada, yaşıyor. Ona da özür dilesin diyerek aynı şeyleri tekrar ettim.
Yine tekrar ediyorum: Bu kadar harcamanın, şatafatın, lüksün parası nereden geliyor? Dubai’de, Kıbrıs’ta, İsviçre tatillerinin faturaları nerede? Belediye başkanı maaşıyla mı oluyor bunlar? Kaynağı ne bu paraların?” diye sordu.


