Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
10°
Ara
Damga Genel Cezaevleri sil baştan

Cezaevleri sil baştan

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı yeni eylem planıyla kısa süreli hapis cezalarının yerine alternatif yaptırımlar öne çıkarılırken, denetimli serbestlik yeniden şekillendirilecek

Okunma Süresi: 2 dk

Adalet Bakanlığı, yeni infaz sistemi kapsamında hapis cezasına alternatif yaptırımların artırılması ve denetimli serbestliğin yeniden yapılandırılması için bir yol haritası hazırladı. Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu'nun haberine göre, AK Parti ve MHP’nin gündeme getirdiği yeni infaz sistemi çerçevesinde Adalet Bakanlığı eylem planı hazırladı. Bu kapsamda, ceza infaz sisteminde değişikliğe gidilerek, suç-yaptırım-infaz dengesinin iyileştirilmesi yönünde adımlar atılacak.

Denetimli serbestlik azalacak

Kısa süreli hapis cezalarına alternatif yaptırımlar yaygınlaştırılacak, denetimli serbestlik uygulaması yeniden değerlendirilecek. Cezaevinden çıkanların yaklaşık yüzde 45’inin yeniden suç işlemesi nedeniyle, sistemin odağı rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma olacak. Hükümlüler, suçun niteliğine uygun yükümlülüklere tabi tutulacak; ağır hasta ve bakıma muhtaç mahkûmlar için rehabilitasyona uygun özel infaz kurumları kurulacak. AK Parti kaynakları, düzenlemenin af değil, denetimli serbestlik odaklı olacağını vurgularken, “Hapiste olan birine umut verilmesi gerekir” değerlendirmesini yaptı.

Yüzde 45'i suç işliyor

Adalet Bakanlığı ise infaz rejiminin temel amacının suçluyu topluma kazandırmak olduğunu, yüksek tekrar suç oranları nedeniyle sistemin bütüncül biçimde ele alınmasının şart olduğunu belirtti. Kaynaklar, “İnfaz rejiminde asıl amaç suçluyu topluma kazandırmak, ıslah etmektir. Ancak buna rağmen bütün dünyada cezaevinden çıktıktan sonra suç işleyenlerin yaklaşık yüzde 40’ı-45’i cezaevine geri dönüyor. Bir suç işledikten sonra suç işlemek daha da kolaylaşır. Bu eşik psikolojik bir eşik. Bu sayı Türkiye’de de yaklaşık yüzde 45’ler civarında. Korkunç bir rakam. Bu nedenle infaz rejiminin tüm sistemleri ile yeniden ele alınması gerekir. Bu sadece Adalet Bakanlığının tek başına yapabileceği bir iş değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep beraber bu olaya el atması lazım.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *