Peru’nun Cusco kentindeki Sacsayhuaman Antik Kenti, birbirine harç kullanılmadan kusursuz biçimde oturtulan dev taş bloklarıyla dünyanın en büyük mühendislik gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bilim insanları, İnka ustalarının bu hassas işçiliği nasıl başardığını araştırmayı sürdürüyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sacsayhuaman, İnka İmparatorluğu’nun en önemli tören ve savunma merkezlerinden biri olarak biliniyor. 15. yüzyılda inşa edilen yapının en dikkat çekici özelliği ise bazıları 100 ila 125 ton ağırlığındaki dev taş blokların, hiçbir harç kullanılmadan birbirine neredeyse boşluk bırakmayacak şekilde yerleştirilmiş olması.
Bugün bile iki taşın arasına ince bir bıçak ya da kâğıt parçası sokmak çoğu noktada mümkün olmuyor. Bu olağanüstü taş işçiliği, yüzyıllardır mimarlar ve mühendisler tarafından inceleniyor.

Taşların geometrisi
Sacsayhuaman’ın en dikkat çekici özelliği, yalnızca kullanılan taşların büyüklüğü değil, birbirleriyle birleşme biçimleri. Duvarlarda çokgen biçimli dev bloklar kullanılmış ve taşlar harç olmadan birbirine geçirilmiş. Bazı blokların birden fazla yüzeye sahip olması, yapıdaki taşların yalnızca yan yana dizilmediğini, adeta üç boyutlu bir yapboz gibi birbirine kilitlendiğini gösteriyor.
Bu teknik aynı zamanda yapıya olağanüstü bir deprem dayanıklılığı kazandırıyor. Peru, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer aldığı için güçlü depremlerin sık görüldüğü bir bölge. Sacsayhuamán’ın duvarlarında kullanılan düzensiz çokgen taşların, sarsıntı sırasında birbirleri üzerinde çok küçük hareketler yaparak enerjiyi dağıtabildiği düşünülüyor. Taşların birbirinden tamamen ayrılmasını engelleyen bu sistem, yapının yüzyıllar boyunca ayakta kalmasına yardımcı olmuş olabilir.
Sacsayhuaman’daki bazı taşların 10 metreyi aşan uzunluğa ve yaklaşık 100 tonun üzerinde ağırlığa sahip olduğu tahmin ediliyor. Duvarların en büyük bölümleri, birbirini takip eden üç zikzaklı savunma terasından oluşuyor.

Taşların yüzeylerinde dikkat çeken düzgün kesimler ise İnka ustalarının kayaları son derece kontrollü biçimde şekillendirdiğini gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Taşların kusursuz biçimde fabrikasyon yöntemlerle kesildiğini düşünmek yerine, dönemin taş işçiliğinin uzun süren aşındırma, çekiçleme ve yüzey düzeltme teknikleriyle gerçekleştirildiği değerlendiriliyor.
Sacsayhuaman’ın inşasında kullanılan kayaların bir bölümü Cusco çevresindeki taş ocaklarından çıkarıldı. Bazı kaynakların yapı alanına birkaç kilometre uzaklıkta olduğu biliniyor.
Tekerlekli taşıma araçlarının ve büyük yük hayvanlarının bulunmadığı İnka döneminde bu taşların taşınması başlı başına büyük bir organizasyon gerektiriyordu. Araştırmacılar; halatlar, ahşap kızaklar, rampalar ve insan gücünün birlikte kullanılmış olabileceğini düşünüyor.
Buradaki asıl mühendislik başarısı yalnızca taşları hareket ettirmek değil, yüzlerce tonluk blokları doğru konuma getirip birbirine kenetlemekti.