Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
23°
Ara
Damga Beyoğlu Haberleri Çebi imzası İstanbul'un tarihinde

Çebi imzası İstanbul'un tarihinde

Beyoğlu'nda bulunan ve üzerinde “Çebi” damgası taşıyan tarihi tuğlalar, İstanbul'un endüstriyel geçmişine ve Çebi ailesinin kent tarihindeki olası rolüne ışık tutuyor

Okunma Süresi: 3 dk

İstanbul'un tarihi semtlerinden Beyoğlu'nda yapılan dikkat çekici bir keşif, kentin endüstriyel mirası ile aile tarihini bir araya getirdi. Çebi Vakfı tarafından paylaşılan araştırmaya göre, Beyoğlu Evliya Çelebi Mahallesi Bedrettin Sokak'ta bulunan tarihi bir istinat duvarında üzerinde "ÇEBİ" damgası bulunan tuğlalar tespit edildi. Çebi Ailesi Soyağacı Yazarı ve Maden Mühendisi Mehmet Çebi tarafından kaleme alınan araştırmada, söz konusu tuğlaların İstanbul'un geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemindeki yapılaşma sürecine dair önemli ipuçları taşıdığı belirtildi. Araştırmaya göre, keşif ilk olarak Ceyda Çebi'nin Beyoğlu sokaklarında yaptığı gözlemler sırasında ortaya çıktı. Şaban Kaptan Camii'nin karşısında yer alan istinat duvarında görülen damgalı tuğlalar fotoğraflanarak kayıt altına alındı.

Yangın sonrası talep arttı

Araştırmada, İstanbul'un 19. yüzyıldaki büyük yangınlarının ardından ahşap yapılaşmadan kâgir yapılara geçiş süreci hatırlatıldı. Özellikle 1870 Büyük Beyoğlu Yangını sonrasında yürürlüğe konulan yapı düzenlemeleriyle birlikte taş ve tuğla kullanımının zorunlu hale geldiği, bunun da kentte büyük bir tuğla talebi yarattığı ifade edildi. Verilere göre İstanbul'da yıllık tuğla tüketimi 1896 yılında yaklaşık 13 milyon adet seviyesindeyken, 1912 yılında 30 milyon adede ulaştı. Bu talebi karşılamak amacıyla Haliç, Kağıthane, Büyükdere, Göksu, Beykoz, Feriköy ve Hasköy gibi bölgelerde çok sayıda üretim tesisi kuruldu. Araştırmada ayrıca dönemin ilk yıllarında Marsilya başta olmak üzere Avrupa'dan tuğla ve kiremit ithalatı yapıldığı, ancak zamanla yerli üretimin piyasada hâkim hale geldiği kaydedildi.

Çebi damgası dikkat çekti 

Tuğla üretiminde üretici adının veya markasının ürün üzerine damgalanmasının yaygın bir uygulama olduğuna dikkat çekilen araştırmada, Beyoğlu'nda bulunan tuğlalardaki "ÇEBİ" ibaresinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Araştırmada, dönemin büyük sanayi kuruluşlarına ait kayıtlarda doğrudan "ÇEBİ" adına rastlanmadığı belirtilirken, bunun söz konusu üretimin önemini azaltmadığı ifade edildi. Damganın, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında faaliyet göstermiş bir aile işletmesine, yerli bir girişimciye veya orta ölçekli bir tuğla imalathanesine işaret edebileceği değerlendirildi. Uzmanlara göre tuğlaların tipolojisi ve harç yapısı, yaklaşık yüz yıllık veya daha eski bir geçmişe sahip olduklarını gösteriyor.
 

Bilimsel inceleme çağrısı

Mehmet Çebi, bulgunun bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiğini belirterek arkeometrik analizler yapılmasını önerdi. Tuğlaların ölçüleri ve kil yapısının incelenmesiyle üretim bölgelerinin tespit edilebileceğini ifade eden Çebi, ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Mirası Dairesi Başkanlığı ile Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulmasının önemine dikkat çekti. Araştırmada, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki mimarlık tarihi ve restorasyon uzmanlarının da sürece dahil edilmesi gerektiği kaydedildi.

Aile arşivlerine çağrı

Çebi Vakfı, keşfin ardından aile üyelerine ve araştırmacılara çağrıda bulunarak, geçmiş dönemlere ait tapu kayıtları, ticari evraklar, fotoğraflar ve sözlü anlatımların paylaşılmasını istedi. Vakıf tarafından yapılan açıklamada, "Geçmişimizi anlamanın, geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine inşa etmenin en önemli yollarından biri olduğuna inanıyoruz. Aile büyüklerinden kalan belge ve bilgilerin paylaşılması, bu tarihsel araştırmanın daha da zenginleşmesini sağlayacaktır" denildi. Araştırmayı kaleme alan Maden Mühendisi ve Çebi Ailesi Soyağacı Yazarı Mehmet Çebi ise Beyoğlu'nda bulunan damgalı tuğlaların, Çebi ailesinin İstanbul'un fiziksel gelişiminde ve endüstriyel tarihinde oynadığı muhtemel role ilişkin önemli bir ipucu sunduğunu belirtti. Çebi, yeni belge ve bulgularla birlikte araştırmanın daha kapsamlı bir boyuta taşınabileceğini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *