HABER:
SERHAT ÖZTÜRK
Özellikle KPSS’ye hazırlanarak yıllarca atama bekleyen gençlerin bulunduğu bir dönemde, siyasi bağlantılarla gerçekleştirildiği öne sürülen memur atamalarının tepki çektiğini belirten Tuncer, belediyede oluşan tabloyu “imtiyaz düzeni” olarak yorumladı. Tuncer açıklamasında, bazı isimlerin istisnai kadro yöntemiyle önce özel kalem pozisyonlarına getirildiğini, ardından memuriyet statüsü kazandırılarak üst görevlere taşındığını iddia etti. Bu sürecin hukuki dayanak taşısa bile etik açıdan ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade eden Tuncer, “Kamuda fırsat eşitliği ortadan kalkıyor” dedi. İlçe sakinlerinin en çok tepki gösterdiği noktalardan biri ise ekonomik kriz ortamında belediyeye yeni maaş yükleri bindirildiği iddiası oldu. Vatandaşlar, “Gençler yıllarca sınava hazırlanıyor, mülakat bekliyor, atanamıyor. Bazıları ise siyasi referanslarla kısa yoldan kadro sahibi oluyor” yorumlarıyla duruma tepki gösteriyor.
Emek hiçe sayılıyor
Tuncer’in sert çıkışında şu ifadeler dikkat çekti: “Beykoz Belediyesi’nde oluşan yapı artık kamu hizmetinden çok belli çevrelere ayrıcalık sağlayan bir sisteme dönüşmüş durumda. KPSS mağdurlarının emeği hiçe sayılıyor.” İddiaların ardından gözler yeniden Beykoz Belediyesi yönetimine çevrilirken, kamuoyunda belediyeden şeffaf ve detaylı bir açıklama beklentisi oluştu. Özellikle son dönemde yapılan istisnai kadro atamalarının sayısı, gerekçesi ve süreçlerinin açıklanması gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor. Öte yandan hukukçular, istisnai kadro uygulamasının mevzuatta yer aldığını ancak bu yöntemin “sürekli ve siyasi yakınlık temelinde” kullanılmasının kamu vicdanında tartışma yaratabileceğini belirtiyor.
