Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
2°
Ara
Damga Manşet Haber Türkiye'de kadın olmak zor!

Türkiye'de kadın olmak zor!

2025’te kadınlar artan şiddet ve derinleşen yoksullukla mücadele etti. 294 kadının öldürüldüğü yılda kadınlar, ucuz işçilik dayatmasına ve hayat pahalılığına karşı dayanışma ağlarıyla direniyor

Okunma Süresi: 2 dk

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2025’te 294 kadın cinayeti, 297 şüpheli kadın ölümü yaşandı. Cinayet olarak kayıtlara geçen kadın ölümlerinin 16’sının yaşandığı Ankara, Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nı en çok arayan ikinci il oldu. Ankara’nın Mamak ve Batıkent ilçelerinde peş peşe yaşanan kadın cinayetlerinin ardından ise kadınlar; adliyede, hastane önlerinde ve sokaklarda bir araya gelerek hem adalet talebini hem de şiddetsiz bir yaşam mücadelesini yükseltti.

Kadınlar güvencesiz çalışıyor

Birçok araştırma, şiddetin yoksulluk ile iç içe geçtiğini ortaya koyuyor. Artan şiddet ve cinayetlerle birlikte en derin sorunlardan biri de yoksulluk oluyor. Ankara Kent Konseyinin 2024 verilerine göre tekstil, hazır giyim, sağlık ve gıda sektörleri kadın istihdamında ortalamanın üzerinde bir tablo çiziyor. Fakat istihdama katılan kadınların oranı yüzde 20’lerde. Yoksul mahallelerde pek çok kadının özellikle son iki yılda işe başlama oranının artığını sahada gözlemleyebiliyoruz. Aile yılı ilanıyla daha çok yükseltilen “aile yaşamına uyumlu iş” sonucu kadınlar; sermayenin kâr artışının kaldıracı, ucuz, esnek ve güvencesiz çalışmanın bir numaralı mecburi gönüllüleri haline getiriliyor.

Kadınlar yoksulluk çekiyor

Kış ile artan faturalar, zamlı kiralar, okulların kış üniformalarının pahalılığı, kantin masrafı, market etiketleri kadınların günlük sohbetlerinin en önemli gündemleri oluyor. Kadınlar yoksulluk karşısında çözümlerini ortaklaştırmaya eğilimliler. İletişim gruplarında iş ilanlarının paylaşılması, uygun fiyatlı mağaza ve marketleri haber verme, gelir getirici ek işleri birbirine paslama, çocukların okul ihtiyaçları için maliyetsiz ama yaratıcı çözümleri birlikte üretme artıyor. Bu çözümlerin günlük olduğu oldukça açık. Diğer yandan, yaşam hakkı başta olmak üzere hakların korunması, bu hakların ilerletilmesi, maaş zamları, çalışma koşulları, sözleşme dönemleri gibi gündemlere dair de çalışma ve yaşam alanlarında bir araya gelmekten başka çareleri olmadığı da açık. Kadınlar bir araya gelmek ve el birliğiyle hayatı örgütlediklerinde neler yapabileceğini görmek konusunda deneyimli. Deprem sonrası kız kardeşlik köprüleri kurarak onlarca dayanışma grubu oluşurken, Ankara’da çocukların bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek hakkı için kapı kapı gezen ve bulunduğu yerlerde yerel yönetimleri de harekete geçmeye zorlayanlar, yine kadınlar oldu. Kendi deneyimlerimizden öğrenmeye ve bu deneyimleri bir adım öteye götürmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *