Geçtiğimiz günlerde bir genç, yayınladığı veda videosunda sanal kumar nedeniyle kanser hastası annesi ve gazi babasına ait 5 evi sattığını, elde ettiği tüm parayı sanal bahis sitelerinde kaybettiğini anlattı. Video kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Genç, yaşadığı utanç, çaresizlik ve çıkmazdan söz ettikten sonra intihar ederek yaşamına son verdi. Olay kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, Sedat Peker’in devreye girerek ailenin banka borçlarını kapattığı ve aileye yeniden ev aldığı öğrenildi. Ancak yapılan yardımlar, geri dönmeyen bir canın ve yıkılan bir ailenin acısını dindirmeye yetmedi. Bu olaydan kısa süre sonra bir başka genç, yine sanal kumar batağına saplandığını anlattığı bir video paylaştı. Yaklaşık 2 milyon liraya yakın borcu olduğunu söyleyen genç; eşinin evi terk ettiğini, maaşına haciz geldiğini, psikolojik olarak çöktüğünü ifade ederek intihar edeceğini dile getirdi. Sosyal medyada yayılan bu görüntüler, sanal kumarın bireyleri nasıl sistematik bir şekilde yalnızlığa ve umutsuzluğa sürüklediğini bir kez daha ortaya koydu.
Psikolojik bir çöküş
Uzmanlara göre sanal kumarın tehlikesi, klasik kumardan çok daha derin. Telefon ve bilgisayar aracılığıyla 7/24 erişilebilir olması, özellikle gençleri ve dar gelirli kesimleri hedef alması, kaybın “gerçeklik duygusunu” silikleştirmesi bağımlılığı hızlandırıyor. Bir tıkla girilen bahis siteleri, kısa sürede borç sarmalına, aile içi çatışmalara ve geri dönüşü olmayan psikolojik çöküşlere yol açıyor.
Çocukları etkiliyor
Sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar, sanal kumarın artık bireysel bir tercih olarak görülemeyeceğini vurguluyor. Ortada bir halk sağlığı sorunu olduğu kadar, ciddi bir toplumsal güvenlik problemi bulunuyor. Çünkü bu bağımlılık sadece kumar oynayanı değil; anne-babayı, eşi, çocukları ve hatta gelecek nesilleri de etkiliyor.
Yasaklanması lazım
Kamuoyunda giderek yükselen ortak talep ise net: Sanal kumar tamamen kaldırılmalı ve kökten yasaklanmalı. Mevcut erişim engellerinin yetersiz olduğu, yasadışı sitelerin farklı yollarla faaliyetlerini sürdürdüğü belirtiliyor. Uzmanlar, yalnızca yasakların değil; eş zamanlı olarak güçlü denetim mekanizmalarının, rehabilitasyon merkezlerinin ve ücretsiz psikolojik destek hatlarının hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
İntihara sürüklüyor
Her yeni intihar vakası, her dağılan aile ve her borç batağına sürüklenen genç, bu meselenin ertelenemez olduğunu gösteriyor. Türkiye, sanal kumarın söndürdüğü ocakları konuşmak yerine, yeni acılar yaşanmadan bu dijital bataklığı tamamen kurutmak zorunda. Aksi halde kaybedilen yalnızca paralar değil; umutlar, aileler ve insan hayatları olmaya devam edecek.