Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
18°
Ara
Damga Manşet Haber Geçim için en az 123 bin TL lazım!

Geçim için en az 123 bin TL lazım!

Türk-İş’in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 800, yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 liraya yükseldi. DİSK-AR’ın verileri ise geçim mücadelesinin işsizlik cephesindeki boyutunu ortaya koydu: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bine ulaştı

Okunma Süresi: 5 dk

EKONOMİK TABLO; VATANDAŞI MUTSUZLUĞA SÜRÜKLÜYOR :

123 bin lira kazanmayan yoksul

Türk-İş, çalışanların geçim koşullarındaki değişimi ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının hane bütçesine etkisini izlemek amacıyla her ay düzenli olarak “Mutfak Enflasyonu” araştırması yayımlıyor. 39 yıldır sürdürülen çalışmanın Eylül 2026 sonuçları, gıda ve diğer zorunlu harcamalardaki artışın devam ettiğini gösterdi. Araştırmada hesaplanan tutarların doğrudan bir ücret olmadığı, dört kişilik bir hanenin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli toplam gelir düzeyini ifade ettiği belirtildi.

Açlık sınırı 38 bin liraya dayandı

Araştırmaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için aylık yapması gereken gıda harcaması 37 bin 800,92 liraya yükseldi. Gıda harcamalarının yanı sıra kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderlerin de dahil edildiği toplam aylık harcama tutarı ise 123 bin 130 liraya ulaştı. Böylece yoksulluk sınırı olarak hesaplanan tutar 123 bin lirayı aşmış oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti de eylül ayında 48 bin 884,82 lira olarak hesaplandı.

İşsizlik ve hayat pahalılığı birlikte değerlendirildiğinde, milyonlarca yurttaşın hem gelir elde etme hem de temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda ciddi bir baskıyla karşı karşıya olduğu görüldü.

Mutfak enflasyonu da arttı

Türk-İş’in mutfak enflasyonu göstergelerine göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda ihtiyaçları için yapması gereken asgari harcama tutarı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,10 arttı. Gıda harcamalarındaki 12 aylık değişim yüzde 35,14 olarak gerçekleşirken, yıllık ortalama artış yüzde 39,78 oldu. Ocak-Eylül dönemini kapsayan dokuz aylık artış ise yüzde 25,40 olarak kaydedildi.

TÜRKİYE'DE ŞU AN 12.6 MİLYON KİŞİ İŞSİZLER ORDUSU İÇİNDE

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Ağustos 2026 verilerini temel alarak hazırladığı İşsizliğin Görünümü Raporu'nu yayımladı. Rapor, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) dar tanımlı işsizlik oranının çalışma hayatının gerçek tablosunu yansıtmadığını; atıl işgücü, ümitsiz işsizler ve eksik istihdamın dahil edildiği geniş tanımlı işsizliğin vahim boyutlara ulaştığını ortaya koydu.

Cinsiyet eşitsizliği var 

Verilere göre, dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 7,8 seviyesinde görünse de, atıl işgücünü kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı (gerçek işsizlik) yüzde 31,0'e yükseldi. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise bir önceki aya (Temmuz 2026) göre tam 322 bin kişi artarak 12 milyon 608 bin kişi olarak hesaplandı. Geniş tanımlı kadın işsizliğinin yüzde 40,1'i bulması ise istihdamdaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Makas giderek artıyor

DİSK-AR raporu, yalnızca son dört hafta içinde aktif iş arayanları kapsayan "dar tanımlı işsizlik" verileri ile "gerçek işsizlik" arasındaki uçurumun rekor seviyede açıldığına dikkat çekiyor. Ağustos 2024'te yüzde 8,5 olan dar tanımlı işsizlik oranı, Ağustos 2026'da yüzde 7,8'e gerilemiş görünmesine karşın, aynı dönemde geniş tanımlı işsizlik yüzde 28,5'ten yüzde 31,0'e tırmandı.
Sayısal verilere bakıldığında, Ağustos 2026'da resmi işsiz sayısı 2 milyon 740 bin kişi olarak açıklanırken; iş arama umudunu kaybedenler ve eksik istihdam edilenlerin dahil edildiği geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 608 bin kişiye ulaştı. Temmuz ayında 12 milyon 286 bin olan atıl işgücüne (geniş tanımlı işsiz sayısı) sadece bir aylık sürede 322 bin kişinin daha katılması, ekonominin istihdam yaratma kapasitesindeki tıkanıklığı net bir biçimde gösterdi. Ocak 2022'de yaklaşık 11 puan olan dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark, Ağustos 2026 itibarıyla 23,2 puana kadar genişledi.

5.5 milyon kişi iş bulamıyor

Raporda "atıl işgücü" hesaplamasının alt kalemlerine dair paylaşılan detaylar, Türkiye'deki istihdam kalitesizliğini ve işgücü piyasasındaki yapısal sorunları ortaya koyuyor. İşbaşında olup da haftalık 40 saatten az çalışan ve imkânı olsa daha fazla çalışmak istediğini belirten "zamana bağlı eksik istihdam" edilenlerin sayısı 4,4 milyonu buldu. Öte yandan, çalışmak istemesine ve çalışmaya hazır olmasına rağmen iş arama ümidini yitirdiği veya çeşitli nedenlerle son dört haftada aktif iş aramadığı için resmi işsiz sayılmayan potansiyel işgücü sayısı ise 5,5 milyon kişi olarak kayıtlara geçti.

Kadın işsizliği yüzde 40,1

Kadınların işgücü piyasasında karşılaştıkları engeller eylül raporunda belirgin şekilde öne çıktı. Ağustos 2026'da dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,6 iken, kadınlarda yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Ancak asıl tablo geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü) verilerinde görüldü. Geniş tanımlı erkek işsizliği yüzde 25,4 seviyesindeyken, geniş tanımlı kadın işsizliği tam yüzde 40,1 olarak hesaplandı. Toplam 12 milyon 608 bin olan geniş tanımlı işsizin 6 milyon 73 binini kadınlar, 6 milyon 535 binini ise erkekler oluşturdu. Geniş tanımlı işsizlik oranlarında cinsiyetler arası fark 9,1 puana ulaştı.

İşsizlik maaşı alabilen az

DİSK-AR'ın İŞKUR verilerini de derleyerek hazırladığı rapora göre, işsiz kalan yurttaşların sosyal koruma ağından faydalanma oranları oldukça yetersiz kaldı. Ağustos 2026'da TÜİK'in dar tanımlı (resmi) olarak kabul ettiği 2 milyon 740 bin işsizden yalnızca 492 bin 169'u İşsizlik Sigortası Fonu'ndan ödenek almaya hak kazanabildi. Başvuru ve prim koşullarının ağırlığı nedeniyle, dar tanımlı resmi işsizlerin bile yüzde 82'si (yaklaşık 2,2 milyon kişi) işsizlik ödeneğinden yoksun kalarak hiçbir geliri olmadan yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakıldı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *