DAMGA ÖZEL HABER
Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2026-2027 sezonu PGL gruplarını 30 Eylül akşamı açıklaması, özellikle İstanbul’daki kulüpler arasında soru işaretlerine neden oldu. TFF’nin resmi açıklamasına göre lig 12 grupta oynanacak, fikstür çekimi 5 Ekim’de yapılacak ve sezon 17-18 Ekim tarihlerinde başlayacak. Ancak İstanbul’da bulunan kulüplerin grup dağılımı konusunda ciddi itirazları var.
İstanbul'dan Trakya'ya 4 takım
Kulüplerin aktardığı bilgilere göre İstanbul’daki 14 takımın 12’si İstanbul grubunda kalırken, Küçükçekmece İdman Yurdu, Küçükçekmece Spor, Levent Spor ve Göktürk Kemerburgaz Spor Trakya grubuna dahil edildi. Özellikle bu dört takımın neden İstanbul grubundan ayrıldığı konusunda kulüplere açık ve ayrıntılı bir açıklama yapılmadığı belirtiliyor. Nedeni basit, Trakya ligi daha zayıf. İstanbul takımları bu ligde çok kolay şampiyon olur. Kura çekilip çekilmediği, hangi kriterlerin esas alındığı ve grupların hangi yöntemle oluşturulduğu soruları kulüp yöneticilerinin gündeminde. En dikkat çekici noktalardan biri ise Göktürk Kemerburgaz Spor’un bu sezon ilk kez bu seviyeye yükselmesine rağmen Trakya grubuna gönderilmesi oldu.
Bu dağılımı kim nasıl yaptı?
Bazı kulüp başkanları ve yöneticileri, grupların belirlenme yönteminin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını istiyor. Kulüpler arasında, “Acaba bazı takımlara özel bir uygulama mı yapıldı?” şeklinde şüpheler dile getirilirken, bazı yöneticiler yaşananların “danışıklı dövüş” veya “ahbap-çavuş ilişkisi” şüphesi doğurduğunu ifade ediyor. Bu iddiaların doğruluğunun ortaya konulabilmesi için ise TFF’nin grupları hangi kriterlerle belirlediğini açıklaması bekleniyor.
Amatör müyüz profesyonel mi?
Kulüplerin bir diğer önemli itirazı ise PGL’nin statüsüyle ilgili. TFF, BAL’ın adını Profesyonelliğe Geçiş Ligi olarak değiştirdi. Ancak kulüp yöneticileri, “Profesyonelliğe geçiş” adı verilen bu ligde kendilerine profesyonel liglerdeki anlayışın gösterilmediğini savunuyor. TFF’nin resmi duyurusuna göre PGL’ye katılan kulüplerden 250 bin TL katılım bedeli, ayrıca 750 bin TL teminat bedeli isteniyor. Katılım bedeli sezon sonunda iade edilmiyor. (TFF) Kulüplerin sorusu ise net:
“Profesyonelsek neden profesyonel muamelesi görmüyoruz? Amatörsek neden bu kadar yüksek katılım bedelleri ödüyoruz?”
Şampiyon oluyorsun ama çıkamıyorsun
Kulüplerin eleştirdiği bir başka konu da üst lige yükselme sistemi. PGL’de grup şampiyonluğunun ardından üst lige çıkışın doğrudan gerçekleşmemesi, amatör kulüpler tarafından adaletsiz bulunduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Kulüp yöneticileri, profesyonel liglerde uygulanan yükselme sistemleriyle amatör futbol arasındaki farkın giderilmesini ve grubunu şampiyon tamamlayan takımın emeğinin daha güçlü biçimde karşılık bulmasını istiyor. TFF’nin 2026 faaliyet raporunda da önceki BAL sezonundan bazı takımların play-off finalleri sonucunda 3. Lig’e yükseldiği görülüyor.
Amatöre haksızlık
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce kulüp, binlerce futbolcu, teknik adam ve yönetici amatör futbolun yükünü omuzluyor. Kulüplerin büyük bölümü tesis, ulaşım, saha, malzeme ve ekonomik sorunlarla mücadele ederken; yöneticiler kendi imkânlarıyla takımlarını ayakta tutmaya çalışıyor. Bu nedenle amatör kulüpler, TFF’nin kendilerine yalnızca katılım bedeli ve teminat isteyen bir kurum olarak değil, Türk futbolunun tabanını geliştiren bir paydaş olarak yaklaşmasını istiyor. Çünkü gerçek şu; Süper Lig'in yıldızı da milli takımın futbolcusu da amatörden çıktı. Amatör futbol güçlü değilse Türk futbolunun altyapısı da güçlü olamaz. Kulüpler şimdi TFF’ye şu çağrıyı yapıyor: “Bizi sadece para ödeyen kulüpler olarak görmeyin. Türk futbolunun temel taşı olduğumuzu hatırlayın. Bize üvey evlat değil, Türk futbolunun geleceği olarak bakın.”
GÖZLER ŞİMDİ TFF’DE
Grupların belirlenme yöntemine ilişkin tartışmaların büyümemesi için TFF’nin hangi kriterleri uyguladığını, İstanbul’daki takımların neden farklı gruplara dağıtıldığını ve PGL’nin yükselme sisteminin gerekçelerini kamuoyuna açıklaması bekleniyor. Futbolun zirvesinde yaşanan tartışmalar kadar, Türk futbolunun tabanında yaşanan bu sorunlar da artık görmezden gelinemeyecek noktaya geldi. Çünkü Türk futbolunun geleceği, sadece büyük statlarda değil; amatör sahalarda yazılıyor.